Tarihi Ortaköy Camii

Tarihi Ortaköy Camii 1831'de inşa edilmiştir. 1924 mübadelesiyle camiye çevrilmiştir. Uzun yıllar bakımsız kalan cami restore edilerek 2012'de tekrar ibadete açılmıştır.
(1)

Tarihi Ortaköy Camii, İstanbul ili Silivri ilçesi Ortaköy Merkez Mahallesinde bulunmaktadır. Ne zaman inşa edildiği net olarak bilinmemekle birlikte camide bulunan kitabelerden 1796-1831 yılları aralığında bölgede yaşayan Rumlar tarafından Aziz Dimitrios Kilisesi olarak inşa edildiği anlaşılmaktadır. Yaklaşık 90 yıl kilise olarak faaliyet gösteren yapı, 1924 yılındaki mübadele ile Rumeliden gelen

Türklerin Ortaköy’e yerleşmesiyle ortaya çıkan cami ihtiyacı nedeniyle camiye çevrilmiştir. Üzerine eklenen ahşap bir minare ile yeni camii yapılıncaya kadar yaklaşık 40 küsur yıl cami olarak kullanılan yapı, daha sonra karakol ve okul gibi çeşitli amaçlarla kullanılmıştır. Sonraları kendi kaderine bırakılan cami, bakımsızlıktan kısmen yıkılmıştır.

2008 yılında Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu kararıyla caminin restore edilerek tekrar faaliyete geçirilmesine karar verilmiştir. İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından başlatılan restorasyon çalışmaları 2012 yılında tamamlanmış ve cami Ramazan ayında yeniden ibadete açılmıştır. Taş kullanılarak inşa edilen cami dikdörtgen bir plana sahiptir. Ana giriş kapısı da dâhil olmak üzere dört kapısı bulunmaktadır. Günümüzde sadece son cemaat yerine açılan ana kapı aktif olarak kullanılmaktadır. Çatı kısmı ve üst mahfel ise ahşaptandır. Dışarıdan kurşunla kaplanmış olan çatı içerideki on sütunla taşınmaktadır. Restorasyonla birlikte camiye taştan bir minare de eklenmiştir.

Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu:“Allah dünyayı sevdiğine ve sevmediğine, güzel ahlâkı ise sadece sevdiklerine verir. Allah ki...
24/05/2026

Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu:
“Allah dünyayı sevdiğine ve sevmediğine, güzel ahlâkı ise sadece sevdiklerine verir. Allah kime güzel ahlâk verdiyse onu sevmiş demektir.”
(Beyhakî, Şuabu’l-Îmân, 7/366)

24/05/2026

🌹🌹🌹 Allahümme Salli ve Sellim Alâ Seyyidina Muhammedin ve Alâ Âli Seyyidina Muhammed 🌹🌹🌹

BU  DUÂYI DENEYİN VE TESİRİNİ ALLAH'IN İZNİYLE GÖRÜN.
24/05/2026

BU DUÂYI DENEYİN VE TESİRİNİ ALLAH'IN İZNİYLE GÖRÜN.

Allah'ın selâmı rahmeti bereketi affı mağfireti hidayeti sevgisi muhabbeti üzerinize olsun değerli dostlar. Hayırlı saba...
24/05/2026

Allah'ın selâmı rahmeti bereketi affı mağfireti hidayeti sevgisi muhabbeti üzerinize olsun değerli dostlar. Hayırlı sabahlar günahsız günler duâsıyla..

Uyutup uyandıran kullarına bir fırsat daha veren Allah'a yarattıklarının zerreleri adedince, yerle gök arasını dolduracak kadar,
Dağlar taşlar zerreleri adedince,
Arş’ın Kürsün ağırlığınca hamdü senalar olsun..

Elhamdü lillâhi Kable Külli Ehad,
Velhamdülillahi Ba’de Külli Ehad,
Elhamdülillâhi alâ Külli Hâl.

Bir o kadarda Efendimiz sallâllâhu aleyhi ve selleme evladına ezvacına ve de güzel ashâbına salât ve selâm olsun..

Allahümme Salli Ala Seyyidina Muhammed'in Ve Âlâ Ali Seyyidina Muhammed Bi Adedi ilmike Ve Bi Adedi Ma'lumatike..

Zatın bizlerden râzı, Rasûlün haberdar olsun Allah'ım..

Niyet ettik gün boyu gerek dünyevî gerek ahiret işlerimizi Senin rızân için yapmaya niyetimizi bize kolaylaştır Allah'ım..
Dünyalık işlerimizi de sevap kefemize yerleştir Rabbim..
Amin Allâhümme Amin...

Kendine hayrı olmayanın,Başkalarına da hayrı dokunmaz...Kendine hayrı olup olmadığını merak eden,Beş vakit namaza verdiğ...
24/05/2026

Kendine hayrı olmayanın,
Başkalarına da hayrı dokunmaz...

Kendine hayrı olup olmadığını merak eden,
Beş vakit namaza verdiği öneme baksın...

İnsanın iyilik yapmasına en layık,
En öncelikli kişi kendisidir...

Kendine iyilik yapmak isteyen kişi,
Öncelikle namazlarını kılsın...

Zira kişinin kendisine yapabileceği,
En büyük iyilik namaz kılmaktır...

📍 Kurban ibadettir; et ticareti değildir.📍 Vekâlet ve hisse meselesi kesimden önce netleşmelidir.📍 Bir hisse yalnız bir ...
23/05/2026

📍 Kurban ibadettir; et ticareti değildir.
📍 Vekâlet ve hisse meselesi kesimden önce netleşmelidir.
📍 Bir hisse yalnız bir kişi içindir; kesimsiz bağış kurban sayılmaz.
⭕ DİN İŞLERİ YÜKSEK KURULU’NDAN KURBAN
İBADETİYLE İLGİLİ AÇIKLAMA ❗
Yaklaşan Kurban Bayramı münasebetiyle, kurban ibadetinin usulüne uygun olarak yerine getirilebilmesi için dikkat edilecek hususlara ve bu bağlamda doğru bilinen bazı yanlışlara dair aşağıdaki açıklamanın yapılması uygun görülmüştür:

Kurban dinî bir terim olarak, Yüce Allah’a yakınlık sağlamak ve O’nun rızasına ermek için ibadet maksadıyla, belirli şartları taşıyan hayvanı usulüne uygun olarak kesmeyi ve bu amaçla kesilen hayvanı ifade eder.
Kurban, İslam dinindeki başlıca ibadetlerden biri olup İslam ümmetinin şiarlarındandır. Kurbanın, bayram günlerinde kesilen “udhiyye kurbanı” ve hac ya da umre yapanların Harem bölgesinde kestikleri “hedy kurbanı” gibi çeşitleri bulunmaktadır.

Peygamberimiz (s.a.s.), meşru kılınmasından itibaren vefat edinceye kadar her yıl udhiyye kurbanı kesmiş (Tirmizi, “Edâhi”, 11) ve kurban bayramında Allah katında en sevimli ibadetin kurban kesmek olduğunu, kurbanın kesilir kesilmez Allah katında makbul olacağını ve kurban edilen hayvanın boynuzu, tırnağı da dâhil olmak üzere her bir parçasının kişinin hayır hanesine yazılacağını ifade ederek bu ibadeti tavsiye etmiştir (Tirmizi, “Edâhi”, 1; İbn Mace, “Edâhi”, 2-3).

Kurban ibadetinin özü Hakk’a yakın olmaktır. Gücü yeten müminler, ilahi rızayı kazanmak gayesiyle kurbanlarını keserek hem Cenab-ı Hakk’a yakınlaşmakta, hem de maddi durumlarının yetersiz olması sebebiyle kurban kesemeyenlere yardımda bulunmaktadırlar.

Kurban kesmenin temel amacı, et ihtiyacını gidermek değil, rıza-i ilahiye ulaşmaktır. Bir âyet-i kerîme’de “Onların ne etleri Allah’a ulaşır ne de kanları; O’na ulaşacak olan sadece sizin takvânızdır” (Hac, 22/37.) buyrularak et ve kanların Allah’a ulaşamayacağı, asıl olanın ihlas ve takva olduğu açıkça ifade edilmektedir.

Kurban kesimi bir ibadet olduğuna göre bu konuda uyulması gereken bazı kurallar da söz konusudur. Bunlara uyulmadığı takdirde ibadet; bazı durumlarda geçersiz, bazı durumlarda ise eksik olabilmektedir. Bunun dışında toplumumuzda kurban ile ilgili doğru bilinen bazı yanlışlar da söz konusudur. Gerek uyulması gereken hususları gerekse doğru bilinen yanlışları vurgulamak ibadetin sıhhati açısından önem arz etmektedir.

📌 Kurbanlık Hayvanın Nitelikleri

1. Kurban olarak ancak koyun, keçi, sığır, manda ve deve kesilebilir. Bunların dışındaki hayvanlar kurban olarak kesilemezler.

2. Kurbanlık hayvanlarda kameri yıl esasına göre, devenin 5; sığır ve mandanın 2; koyun ve keçinin ise 1 yaşını doldurması şarttır. Bu yaşları tamamlamayan bir hayvan kurban olmaz. Fakat sadece koyun cinsi için bir istisna söz konusudur. Buna göre 6 ayını tamamlayan koyun, bir yaşını doldurmuş gibi gösterişli/iri olması halinde kurban edilebilir.

3. Koyun veya keçi sadece bir kişi adına kurban edilir. Deve, sığır ve manda ise bir kişiden yedi kişiye kadar ortak olarak kurban edilebilir. Bu durumda her bir kişinin hissesi yedide birden aşağıya düşmemelidir.

4. Kurban edilecek hayvan sağlıklı ve organları tam olmalıdır. Hayvandan beklenen maksadı tümüyle yok eden veya değerini azaltan kusurlar, hayvanın kurban olmasına engel teşkil eder.

5. Belirgin derecede hasta, yürüyemeyecek derecede zayıf veya topal, bir ya da iki gözü kör, boynuzlarının biri veya ikisi kökünden kırık, kulaklarının veya memelerinin yarısı kesik, dişlerinin tamamı veya çoğu dökük hayvanlardan kurban olmaz.

6. Hayvanın doğuştan boynuzsuz olması, boynuzunun bir kısmının kırık olması, bir kulağının delik veya yırtılmış olması, hafif hasta ve hafif topal olması kurban edilmesine engel değildir.

7. Etinden ya da hizmetinden yararlanmak amacıyla kısırlaştırılmış/iğdiş edilmiş hayvanlar kurban olarak kesilebilir.

📌 Vekâletle Kurban Organizasyonlarında Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

1. Vekâletle kurban kestirmek isteyen kişinin, kesene vekâlet vermesi gerekir. Eğer kurban ibadetinin yerine getirilmesi hususunda bir kurum aracı kılınıyorsa bu durumda kurbanın satın alınması, kesilmesi ve dağıtılması gibi hususlarda kapsamlı bir vekâlet verilmelidir. Aracı kişi ve kuruluşlar, vekâlet şartlarının dışına çıkmamalı, kurbanlarla ilgili olarak, sahiplerinin bilgisi ve rızası dışında iş ve işlemlerde bulunmamalıdırlar.

2. Hayvan, kurban niyetiyle ve vekâlet veren kişi adına kesilmelidir. Ortakların tamamının niyeti ibadet olmalıdır.

3. Kurbanlıklar, mutlaka kurban kesim günleri içerisinde kesilmelidir. Udhiyye kurbanının kesim zamanı, bayram günü bayram namazı kılındıktan sonra başlayıp bayramın üçüncü günü güneş batıncaya kadar devam eder. Şâfiî mezhebine göre ise bayramın dördüncü günü güneş batıncaya kadar da kurban kesilebilir.

4. Kesim gerçekleştirilirken hem kurbanlık hayvanın hem de kesimi gerçekleştirenlerin zarar görmemesi için gerekli tedbirlerin alınması ve çevre temizliği gibi hususlara azami derecede dikkat edilmesi gerekir. Bunun yanı sıra bıçak bileme vb. hazırlıklar hayvanın gözü önünde yapılmamalı, kesim işleminin diğer hayvanların göreceği şekilde gerçekleştirilmemesine de özen gösterilmelidir.

5. Hayvan kesim ücretleri veya organizasyon giderleri, kesilen kurbanlık hayvanların etleri, derileri veya sakatatından karşılanmamalı, bunlar ayrıca ödenmelidir.

6. Hissedarlar belirlenmeden hayvanların topluca kesilmesi caiz değildir. Henüz kesim yapılmadan her bir hissedar, kurban edilecek bir büyükbaş hayvanın en az yedide bir hissesine kaydedilerek belirlenmeli ve hayvan, belirlenen hissedarlar adına vekâleten kesilmelidir. Bunun aksine örneğin, altı kişi adına kesilen bir büyükbaş hayvana, kesimden sonra yedinci kişi dâhil edilemez.

7. Kurban ibadetinin en temel maksatlarından biri de ihtiyaç sahiplerine kurban etlerini ulaştırarak onların kurban bayramı sevincine iştirak etmelerini sağlamaktır. Bu doğrultuda kurban organizasyonu yapan kuruluşların kurban etlerini satma cihetine gitmeden, bayram günlerinde et olarak ihtiyaç sahiplerine ulaştırma gayreti içerisinde olmaları gerekir.

8. Kurban kesim organizasyonu yapan kuruluşların, kapasitelerini önceden belirleyerek kesip dağıtabilecekleri miktarda kurban vekâleti almaları gerekir. Kapasitelerinin üzerinde vekâlet alıp kurban etlerini daha baştan satıma konu etmeleri caiz değildir.

9. Ticari kuruluşlar, kurban organizasyonu kapsamında et satımını çağrıştıran uygulamalardan uzak durmalıdır. Et satımı ile kurban ibadeti birbirinden farklı şeylerdir. Dolayısıyla kurban kesimine aracılık eden ticari kuruluşlar, belli kiloda et miktarının kurban sahiplerine verilmesini taahhüt etmemelidirler. Bunun yerine tahmini bir kilo aralığı belirleyerek, bu kilo aralığında bir hayvanı kişi adına vekâleten kesebilirler. Bu durumda çıkan et ne ise hisse sahibine teslim edilmesi gerekir.

10.Hissedarların etlerinden eksiltme yoluna gidilerek veya tahmini kilodan fazla gelen etler toplanarak yeni bir hisse oluşturulmamalı ya da bu etler başkalarına satılmamalıdır.

11.Kuruluşlar, vekâletlerini aldıkları kişiler adına kestikleri kurban etlerinin tamamını ya hissedarlara ya da vekâlet şartlarına uygun olarak onların izin verdiği yerlere ulaştırmalıdır.

12.Kurban etlerinin sahiplerine verilmesi üzerine anlaşma yapıldıysa, etlerin karıştırılmaması ve her hissedara kendi kurbanının etinin verilmesi gerekir. Çünkü bu hisseler, vekâlet verenlerin mülkiyetinde olduğundan yapılacak her türlü tasarruf onların izni ve onayına bağlıdır.

13.Hissedarlar, kurban hissesinin tamamına sahip olmalı, kuruluşlar fazla hisse toplayabilmek için hisse fiyatını düşük ilan ederek kendi kaynaklarından ilave ücret ödememelidirler.

📌 Kurban İbadetiyle İlgili Doğru Bilinen Bazı Yanlışlar:

1. Kurban ibadetinin yerine getirilmesi için, gerekli şartları taşıyan bir hayvanın usulüne uygun olarak kesilmesi şarttır. Kesim gerçekleşmeksizin yalnızca bağışta bulunmak veya sadaka vermek kurban ibadeti yerine geçmez. Bu bağlamda “Kesimsiz kurban bağışı” vb. adlar altında yapılan bağışların hiçbir dini dayanağı bulunmamakta olup söz konusu bağışlar kurban sayılmaz. Dolayısıyla toplumumuzdaki kurban anlayışını zedeleyecek bu tür uygulamalara itibar edilmemelidir.

2. Bir kurban hissesi yalnızca bir kişi içindir. İmkânı olmayan birden fazla kişinin, tek kişilik bir hisseye ortak olabileceği anlayışı dinen doğru değildir. Bu itibarla küçükbaş bir hayvana birden fazla kişinin ortak olması ya da büyükbaş bir kurbanlığa yediden fazla kişinin hissedar olması caiz değildir. Aynı hisseye birden fazla kişinin ortak olması halinde kurban ibadeti yerine getirilmiş olmaz. Bu bağlamda vekâletle kurban kesen kuruluşlar kendi adlarına değil, sadece vekâlet veren kimseler adına kurban kesebilirler.

3. İnsanların bir araya gelerek topluca Hz. Peygamber adına bir kurban hissesine girmeleri şeklinde bir uygulama dinimizde mevcut değildir. Dolayısıyla dinî duyguların istismarına yönelik bu tür uygulamalardan uzak durulmalıdır.

4. Dinimizde kabir kurbanı veya ölü kurbanı adıyla bir kurban türü bulunmamaktadır. Ölenin vasiyeti yoksa onun adına udhiyye kurbanı kesilmesi gerekmez.

5. Kurban kanının, alna veya araba tekerleği gibi eşyalara sürülmesi inancı doğru değildir.

6. Evli olmayan kimselerin -gerekli mali imkâna sahip olsalar da- kurban kesemeyecekleri anlayışı yanlıştır.

7. Kurban kesim işlemini kadınların yapamayacağı anlayışı doğru değildir. Kesme becerisine sahip olan kişi, erkek olsun kadın olsun, kurban kesimini gerçekleştirebilir.

8. Büyükbaş bir kurbanlığın hissedar sayısının mutlaka 3, 5, 7 gibi tekli sayılarda olması gerektiği anlayışı doğru değildir. Bir büyükbaş hayvana yedi kişi ortak olabildiği gibi altı kişi de ortak olabilir. Önemli olan her birinin hissesinin yedide birden az olmamasıdır.

9. Kurbanlık hayvanın gerekli yaşını tamamladığı halde henüz kapak atmamış (sığır cinsi hayvanlarda ön kesici süt dişlerinin dökülüp kalıcı ön kesici dişleri çıkmamış) ise kurban edilemeyeceği şeklindeki anlayış doğru değildir. Yaşının tam olarak tespit edilemediği durumlarda ise kapak atmak gibi alametlere itibar edilebilir.

10.Kurban etlerinin mutlaka yedi fakire dağıtılması gerektiği şeklindeki anlayış doğru değildir. Kişi udhiyye kurbanını kestikten sonra bunun bir kısmını ihtiyaç sahiplerine, bir kısmını akraba ve komşularına verdikten sonra geriye kalan kısmını kendi evi için kullanabilir. Bu hüküm adak olmayan udhiyye kurbanlarıyla ilgilidir. Vekâletle kurban kesen kuruluşların da udhiyye kurbanlarının etlerini söz verdikleri yerlerin dışına dağıtmamaları, vekâlete aykırı davranmamaları gerekir.

11.Kurbanlık hayvana ortak olanların bazılarının adak veya akika niyetiyle kurbana iştirak etmesinin kurbana engel olduğu şeklindeki anlayış hatalıdır. Ortakların her birinin niyetinin Allah rızası için kurban kesmek olması, kurbanın geçerli olması için yeterlidir.

Bolu İl Müftülüğü

Hayırlı Bayramlar

🤲🕋🤲Ey gönül...Dünya bir gölgedir,peşinden koştukça uzar gider.Asıl vuslat,Rabbini tanımakla,O'na yakın olmakla mümkündür...
23/05/2026

🤲🕋🤲
Ey gönül...
Dünya bir gölgedir,
peşinden koştukça uzar gider.
Asıl vuslat,Rabbini tanımakla,
O'na yakın olmakla mümkündür.
Nefsini ne kadar terbiye edersen,
kalbin o kadar aydınlanır.
Çünkü karanlık,ancak zikir ve teslimiyetle ışığa döner.

Allah'ım...
Kalbimizi sana yönelenlerden,
senden uzaklaştıran her şeyden
muhafaza eyle.🤲🕋🤲

Bir adam, içki içerken son nefesini verdi. Aynı vakitlerde, haram bir ilişkinin yükünü taşıdığını öğrenen bir kadın da h...
23/05/2026

Bir adam, içki içerken son nefesini verdi. Aynı vakitlerde, haram bir ilişkinin yükünü taşıdığını öğrenen bir kadın da hayatına kıydı.
İki cenaze, aynı caminin sessizliğinde buluştu..

Orada bulunanlardan biri,
İmam Ebu Hanife’ye sordu:
Bunların akıbeti nedir, cennet mi, cehennem mi?

Oysa dil, azap ayetlerini sıralayabilirdi, hüküm vermek kolaydı. Evet, içki büyük bir günahtı, nefse kıymak ise ilahî tehdidin gölgesinde ağır bir cürüm..

Fakat Ebu Hanife, insanın kader defterini okumaya yetkili olmadığını, cennetle cehennemin anahtarının kulun elinde bulunmadığını biliyordu.
Kendini hükmün değil, teslimiyetin makamında tuttu. Ve şöyle dedi:

“Onlar hakkında, İbrâhim aleyhisselam’ın sözüyle konuşurum:

Bismillâhirrahmânirrahim
“Artık kim bana uyarsa o bendendir, kim de bana karşı gelirse, şüphesiz Sen çok bağışlayan, çok merhamet edensin.” (İbrâhîm Sûresi 36).
**
Onlar hakkında, İsa aleyhisselam’ın sözüyle konuşurum:

“Eğer onları cezalandırırsan, şüphesiz onlar senin kullarındır, eğer onları bağışlarsan, şüphesiz sen mutlak güç sahibisin, hüküm ve hikmet sahibisin.” (Maide 118).
**
Onlar hakkında, Nûh aleyhisselam’ın sözüyle konuşurum:

"Onların hesabı ancak Rabbime aittir. Düşünseydiniz bunu anlardınız." (Şuara Sûresi 113).

Böylece hükmü sahibine iade etti, insan olmanın hududunda durdu. Ne bir kader mühürledi, ne de rahmet kapısını kapattı..

Zira bugün insanın en ağır imtihanı, başkalarının sonunu yargılamak oldu, diliyle cennet dağıtan, kalemiyle cehennem yazan nice insan..

Oysa bu, Kur’an’ın ruhuna uzak, kulluğun edebine yabancı bir yüktür, cehalet, bazen en süslü dindarlık kisvesine bürünür.
İnsan fiili eleştirebilir, fakat akıbeti Allah’a bırakmalıdır.
Çünkü hükmün sahibi O’dur.
Cennet de O’nun, cehennem de.
Ve O' kullarına herkesten daha merhametli olandır..

Rabbim bize rahmetiyle muamele etsin ve bizlere hidayet nasip etsin. Amin Allâhümme Amin

♦️Hasan Basri Hazretleri buyurmuş ki;  “Ya Rabbi! Cehennemi hakettiğimi biliyorum ama gidersem şeytan sevinecek... Sen b...
23/05/2026

♦️Hasan Basri Hazretleri buyurmuş ki; “Ya Rabbi! Cehennemi hakettiğimi biliyorum ama gidersem şeytan sevinecek... Sen beni affet.”
♦️Başka bir Allah dostu demiş ki; “Ya Rabbi! Günah işlemek bana yakışmıyor ama affetmek sana çok yakışıyor.”
♦️Bir diğer Allah dostu da şöyle demiş: “Ya Rabbi! Senin benden başka affedecek kulların çok ama benim senden başka gidecek hiçbir yerim yok.”
♦️Ya Rabbi! 🤲 Bizleri affet ve iki cihan saadeti nasip eyle
Amin 🤲

23/05/2026
SEN ÖLÜMSÜZ DEĞİLSİN.NEDİR BU GAFLET HALİ? ALLAH'A DÖN VE NAMAZINI KILMAYA BAŞLA.
23/05/2026

SEN ÖLÜMSÜZ DEĞİLSİN.NEDİR BU GAFLET HALİ? ALLAH'A DÖN VE NAMAZINI KILMAYA BAŞLA.

Address

Güney Caddesi, Cami Sokak, Ortaköy Mahallesi
Silivri
34570

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Tarihi Ortaköy Camii posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share

Category