Beyciler mh. Merkez Camii

Beyciler mh. Merkez Camii sayfamız ;Silivri Beyciler Köyü Merkez Camimizi tanıtmak, güncel veya özel etkinlik paylaşımı yapmak ve tarihde saklı anılar sunmak amacıyla kurulmuştur.

12/10/2024

Anne dedim,
Eskiden ne çok kar yağardı,
yağmur az yağardı,şimdi kar yok;
bir yağmur yağıyor, her tarafı sel alıyor..

O da dedi ki :
Evladım,dilini sakınan yok..
Büyüğünü, küçüğünü bilen yok..
Ar yok,namus yok..
Cemaatle namaz kılan yok..
Anaya Babaya çemkiren çok..

Bunu kar değil, sel temizler...!!

Cahit Zarifoğlu.

16/07/2024

Bugün Hz.ADEM Aleyhisselam'ın Tevbesinin Kabul Edildiği Gün: YA RABBİ! Bizimde Tevbelerimizi Kabul Eyle.!
Bugün Hz.NUH Aleyhisselam'ın Gemisinin Tufandan Kurtulduğu Gün: Ya RABBİ! Bizide Tufanlardan, Afetlerden, Görünür Görünmez Belalardan Muhafaza Eyle.!
Bugün Hz.İBRAHİM Aleyhisselam'ın Nemrut'un Ateşinden Kurtulduğu Gün: YA RABBİ! Bizide Cehennem Ateşinden Muhafaza Eyle.!
Bugün Hz.YUSUF Aleyhisselam'ın Kuyudan Çıkarıldığı Gün: YA RABBİ! Bizide Nefisimizin Karanlık Kuyusuna Düşmekten Muhafaza Eyle.!
Bugün Hz.YAKUP Aleyhisselam'ın Ağlamaktan Kör Olan Gözlerinin Açıldığı Gün: YA RABBİ! Bizimde Kör Olan Kalp Gözlerimizi Aç.! Karanlıklarda Kalmaktan Muhafaza Eyle.!
Bugün Hz.Musa Aleyhisselam'ın Kavmini Firavun'un Şerrinden Kurtarıp Kızıldenizi Geçtigi Gün: YA RABBİ! Bizide Zamane Firavunlarının Şerrinden Koru, Zalimlerin Zulmünden Muhafaza Eyle.!
Bugün Yunus Aleyhisselam'ın Balığın Karnından Kurtulduğu Gün: YA RABBİ! Bizi de Yutan Dünya Denen Balığın Karnından Kurtar, Bugünün Derdine Düşüp, Ahireti Unutmaktan Muhafaza Eyle.!
Bugün Hz.EYÜP Aleyhisselam'ın Hastalığından Şifa, Dertlerine Deva Bulduğu Gün: YA RABBİ! Bizimde Hastalıklarımıza Şifa, Dertlerimize Deva Ver, İsyana Düşmekten Muhafaza Eyle.!
Bugün Aşure:
Bugün Duaların Kabul Edildiği Günlerden Bir Gün Ya RABBİ Hakkımızda Hayırlı Olacak Dualarımızı Kabul Eyle.
Yüce RABBİM Aşure Gününün Hürmetine Dualarınıza İcabet Buyursun 🤲
ALLAH'IN ﷻ Selamı Rahmeti Bereketi, Peygamber Efendimiz Hz MUHAMMEDİN ﷺ Şefaati Üzerinize Olsun.
Hayırlı Huzurlu Mutlu Sabahlar Arkadaşlar. AşureGününüzMübarekOlsun.
Aşure Kerbela MahıMuharrem

02/11/2023

*Soru*:Yüz elli bin TL'ye bir arsa satın aldım. Daha sonra arsanın yüz bin TL'den fazla etmeyeceğini birkaç yerden öğrendim. Çok aldanmışım. Dinimize göre bu akdi bozabilir miyim?
*Cevap*:Akit geçerli olmakla birlikte eğer bir alışverişte gabn-ı fahiş denilen aşırı aldatma varsa dinen bu akdi fesh etme hakkınız vardır. Aldatmak günahtır. Böyle bir akdi bozmak caizdir.
Halk arasında yiyecek ve içecek olarak devamlı tüketilen ekmek, tuz, zeytin vb. mallarda; piyasa değerinden en fazla %5, menkul mallarda; araba, buz dolabı, mobilya vb. piyasa değerinden en fazla %10, gayr-i menkul mallarda; tarla, ev vb. piyasa değerinden en fazla %20 fazlasına satış yapılabilir. Bunun üzeri ise gabn-ı fahiş sayılır.
Selam ve Hürmetlerimle
Dr. Hasan ÇINAR
Ankara Müftüsü

17/03/2022

Peygamber Efendimiz (s.a.s.) bizlere şöyle buyurmuştur:
"Şaban ayının yarısı (Beraet gecesi) gelince: gecesini namazla, gündüzünü oruçla geçiriniz. Cenab-ı Allah o gece güneşin batmasıyla dünya göğüne iner ve şöyle der: Benden af dileyen yok mu; onu affedeyim. Rızık isteyen yok mu; rızık vereyim. Şifaa dileyen yok mu; şifa vereyim. "
"Allah Teala Şaban'ın onbeşinci geresi (Beraet gecesi) tecelli eder ve ana-babaya asi olanlarla Allah'a ortak koşanlar dışında bütün kullarını bağışlar.
BERAATİMİZ KURTULUŞUMUZA VESİLE OLSUN.
BERAT KANDİLİMİZ MÜBAREK OLSUN.🤲🏻🌹🌹

17/03/2022

*Soru*:Beraat Kandilini nasıl geçirelim?
*Cevap*:Gecesini ihya etmek, gündüzünü oruçlu geçirmek müstehabdır. Şaban ayının 14’ünü 15’ine bağlayan gecesini; dualar ile,varsa kaza namazları kılarak, Kur’an-ı Kerim, tefsir, hadis-i şerifler ve ilm-i hal okuyarak geçirmek doğru olur. ( İlm-i Hal bilgisi her bir mü’ minin bilmesi gereken farz-ı ayn ilimdir.)Ayrıca ölüm hak, ölüm gerçek ve hep tanıdıklarımız ölüyor ve biz de öleceğiz, onun için ( Ramazan ayına da hazırlık olsun ) tövbe ve istiğfar edelim. Bir daha geriye dönmemek üzere günahlarımıza pişmanlık duyup, terk etmeye karar verelim.Çevremizle özellikle akrabalarımızla helalleşelim. Borç ve kul hakkı bırakmayalım. Çünkü Allah (cc) ahirette hesap soracaktır.
Kandil gecelerinin evvelinde değil, doğrusu gecesini takip eden gününde oruç tutmak müstehabdır.
Selam ve Hürmetlerimle
Dr. Hasan ÇINAR

27/10/2021

Anladım ki,
Bazı insanlar zamanla sadece "yaşlanırken" bazıları ise "ihtiyar" oluyor. Evet, ruhsal bir olgunlaşma olan ihtiyarlık, sadece bedene dair bir gelişme olan yaşlılıktan çok daha farklıdır.
Yaşlanan insanın bedeniyle birlikte düşünceleri de eskir ve toplumun dışında kalır. Ancak ihtiyarın iradesi hala yerindedir ve topluma yön vermeye devam eder. Farabi, ihtiyarın iradesini "nefsani duygulardan değil de düşünce ve tecrübeden doğan irade" olarak tanımlar.
Yaşlı, sürekli hizmet bekler ve çok konuşur; ihtiyar ise hizmetten geri kalmaz, az ve öz konuşur. Yaşlıyı dinlemek kişiyi yorar; ihtiyarın ise sadece sözleri değil bakışı bile tesir eder.
Yaşlı, geçmişte yaşadığı hikayeleri kendini rahatlatmak için anlatır; ihtiyar ise hikaye değil, tecrübelerini paylaşarak dinleyenlere hikmet ve ufuk verir.
Kısacası yaşlılarımız imtihan, ihtiyarlarımız hazinedir. Toplumda yaşlılar çok, ihtiyarlar azdır.
Her ikisinin de kıymetini bilmek lazım.
Nurettin KÜÇÜK

14/08/2021

Annesi oğluna “hadi oğlum sofra hazır gel yemeğini soğutma” dedi. Torunu ninesine “nineciğim sen de gelsene beraber yiyelim” dedi. “Evladım evin erkeği gelmeden sofraya oturulmaz, biraz daha sabredelim isterseniz, babanız gelsin hep birlikte afiyetle yeriz” dedi ninesi torununa. Annesi çocuğun ninesine dönerek “Anneciğim bunlar eski moda kurallar, acıkan sofraya otursun yesin, babası da gelince yer, ne var bunda” dedi. Nine, “Kızım nasıl insanların edebi, hayası ve iffeti varsa evlerin de iffeti, edebi olur” dedi. Torunu söze girerek “nineciğim evlerin hayası, iffeti nasıl olur biraz anlatır mısın?” dedi.

Nine derin bir ah çektikten sonra şunları söyledi: “Biz küçük birer çocukken anne ve babalarımızın karşısında edepli oturur, onlar odada iken ayaklarımızı uzatmaz, onların karşısında sakız çiğnemez, sözlerine cevap yetiştirmeye çalışmazdık. Büyüklerimiz odaya girdiğinde hemen toparlanır, onlara baş köşeye oturmaları için yer verirdik. Sofraya babamız gelir besmele çeker ve haydi buyrun dedikten sonra yemeğe başlardık. Yemeğin sonunda her gün sırayla bir kardeşimiz yemek duası yapardı. Ailece yenen yemek kadar zevkli bir şey yoktur evladım unutma, bu sofranın edebidir” dedi. Torunu: “Bu kadar baskı sizi nasıl depresyona sokmadı nineciğim?” diye sordu.

Nine sözlerine şöyle devam etti: “Evladım bizim zamanımızda depresyon nedir bilmezdik, herkes birbirini sever, sayardı. Bir derdimiz olduğunda anlatacak büyüğümüz, eşimiz, dostumuz, akrabamız vardı çevremizde. Sevgi olunca depresyon olmaz. Yemekler lezzetli ve doğal, uykular dinlendirici idi. Ben depresyonu burada duydum, şehirde duydum. Artık hiçbir şeye saygı kalmadı. Bak evlere bile saygı yok. Görüyor musun, akşam olmuş ama kimse evinin perdesini örtmemiş, evlerin içi görünüyor ama kimse utanmıyor. Biz eskiden daha hava kararmadan kalın perdeleri çeker, ondan sonra evin lambalarını açardık. Perde kapalı olsa da üzerimizi odada değiştirmeden önce ışıkları kapatır bir de yere çömelirdik, gölgemiz dışarıdan görünmesin diye. Evin edebi önce perdelerin çekilmesinden belli olur” dedi.

Bu arada evin gelini mahcup bir biçimde mırıldanarak “haklısın anne” dedi ve perdeleri çekti.

Nine devam etti dert yanmaya ve eski güzel günleri anlatmaya: “Evlerin etrafında kocaman duvarlar olurdu ama yine de kimse avluya çamaşırlarını ulu orta asmazdı. Ev halkından bile haya ederlerdi. Bir keresinde ben daha henüz 12-13 yaşındayken içliğimi öndeki ipe asmıştım annem beni fena azarladı: -Kızım baban bugün avluya çıktı ve senin içliğin asılıydı, utancımdan yerin dibine geçtim. Bir daha ulu orta içliklerini asma en arkadaki ipe as, üstüne de uzun bir tülbent ört, altında ne olduğu görünmesin- dedi. Evladım iffet ve edebi insandan alırsan hayvandan ne farkı kalır. Ama bugün öyle mi? Geçenlerde bir balkona çıkayım dedim. Bir baktım karşıdaki komşu bütün iç çamaşırlarını uluorta ipe asmış. Ben utancımdan hemen geri odaya girdim. Bugün yemekleri herkes sokakta yiyor ama kimse kul hakkı, göz hakkı nedir umursamıyor. Eve alınanları herkes görüyor, olan var olmayan var, başkalarının nefsi çeker, bereket olmaz evladım.”

Torun “nineciğim lütfen devam eder misin çok etkileyici anlattıkların” dedi. Nine: “evladım unutma evin edebi de vardır. Ev içinde yaşananlar başka insanlara anlatılmaz, yenilip içilenler başkalarına söylenmez, arada tartışma, sürtüşme de olsa başkalarıyla paylaşılmaz. Bunlar evin iffetidir. Böylece problemler kolayca çözülür, tartışmalar büyümeden kapanır. Torun: “Nineciğim şimdi sosyal medya var, insanlar yediklerini, içtiklerini, nereye gittiklerini, neleri aldıklarını orada paylaşıp binlerce kişiye gösteriyorlar” dedi. Nine: “Bunlar çok ayıp evladım, insan yediğini, içtiğini anlatır mı? Ne demiş büyüklerimiz, yediğin içtiğin sana kalsın bana bildiğini anlat. Yani bana ibretlik bir durum varsa söyle de ders alayım demektir bu. Diğeri tecessüs denilen gereksiz meraktır oğlum, insanı yorar, vesveseye sürükler” dedi.

Gelin daha fazla dayanamadı ve muhabbete ortak oldu: “Çok haklısın anneciğim, ama maalesef daha ileri durumlar var. Mesela kadınlar veya erkekler eşleriyle en mahrem hallerini ve yakın temastaki resimlerini paylaşıyorlar ve bir de bunların beğenilmesini bekliyorlar” dedi. Nine: “Evladım bunlar kıyamet alametleri herhalde. Biz beylerimizle yan yana yürümekten ar ederdik, dul kalanlar var, hiç evlenemeyenler var, bunlar iç geçirmesin diye. Onların yaralarını deşmeyelim, gönüllerini incitmeyelim diye. Şimdi kavga da sevgi de sokakta. Ne hallere geldik. Mahremiyet olmazsa samimiyet de olmaz. Büyüklere saygı olmazsa bereket de olmaz. Şimdi karı koca çalışıyor yine de borçtan kurtaramıyorlar kendilerini, çünkü dede nine evde yok. Unutma kızım! Evin iffeti perdedir, sevginin iffeti gizliliktir, bedenin iffeti tesettürdür, utanma ve haya imandandır” dedi. Gelin: “Haklısın annecim, biz haya ve iffetimizden uzaklaştıkça bunalıma ve buhrana gidiyoruz” dedi. Torun da kaşığı elinden bırakarak “ben babamın gelmesini bekliyorum” dedi. Nine bu güzel ve anlayışlı torunu ile kızını görünce Rabbine şükretti.

16/01/2021

Bildiklerimizin Onda Biriyle Amel Ediyor Muyuz?

Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

Sizler alimlerin çok hatiplerin az olduğu bir zamanda yaşıyorsunuz. Her kim bu zamanda bildiğinin onda birini terk ederse haktan sapmış - veya helak- olur dedi. İnsanlar öyle bir zaman görecek ki, alimleri az, hatipleri çok olacak. O zaman geldiğinde bildiğinin onda birini yapan kurtulur.

Tirmizî 2267 numaralı hadis.

Eğer bu kadarıyla da amel etmiyorsak vay halimize! İnsanları akın akın Allah'ın dininden alıkoyan o kadar etken varken yine de elinden geldiği kadarıyla imanını koruyan ve İslam'ını koruyanlara müjdeler olsun!

Murat Padak

30/12/2020

Prof. Dr. Osman Müftüoğludan Mevlânâ, Yunus Emre, ve bir bilgeden aldığı kısa notlarla 100 maddelik Hayat Anayasası.

İLK 10
YAVAŞ YE HIZLI YÜRÜ
1- Az ve öz ye. Yükte hafif, pahada ağır şeyler tüket.
2- Yaşın ilerledikçe lokmalarını azalt, adımlarını çoğalt.
3- Yavaş ye, hızlı yürü.
4- Zeytinyağı ve tereyağına öncelik ver.
5- Yoğurt, yumurta ve balıktan vazgeçme.
6- Kahveyi değil çayı sev, ikisini de kararında tüket.
7- Bakliyat, sebze ve meyveyi ihmal etme.
8- Yeşillikleri ve baharatı ciddiye al.
9- Maydanoz, kekik, nane, fesleğen, tere, roka ve benzerlerini sofrandan eksik etme.
10- Tarçın, zerdeçal, rezene ve kırmızı biberi masanda tut.

İKİNCİ 10
YEMEKTE SU İÇME
1- Şekerden, undan, tuzdan ve kızarmış yağdan uzak dur.
2- Güvenli ve mineral zengini su iç.
3- Yemekte su içme.
4- Suyu oturarak ve ılık iç.
5- Suyuna portakal veya limon dilimleri, rendelenmiş turunçgil kabuğu ekle.
6- Kahvaltıyı atlama.
7- Akşamları az ve erken saatte ye.
8- İki öğünle beslenmeyi dene.
9- Sofradan biraz aç kalk.
10- Damak çatlatayım derken damarlarını çatlatma.

ÜÇÜNCÜ 10
BEL ÇEVRENİ İYİ GÖZLEMLE
1- Geleneksel gıdalar ve mutfaktan pek ayrılma.
2- Ev yemeklerini tercih et.
3- Sofranı kalabalık tut, masanı (ailen ve dostlarınla) büyüt.
4- 40’lı yaşlardan sonra et değil ot (bitkisel) ağırlıklı beslen, aslan değil kuzu ol.
5- 40’lı yaşlardan sonra her 10 yılda bir tabağını yüzde 5 küçült.
6- Duygusal açlığını besinlerle giderme.
7- Kilonu ve bel çevreni iyi izle.
8- Doğal, tam ve yerel besinleri tercih et.
9- Sabah egzersizlerini ihmal etme.
10- Her gün mutlaka yürü.

DÖRDÜNCÜ 10
AYAKTA KAL HAYATTA KAL
1- Her gün paslanmamak için 5 bin, kilo almamak için 7 bin 500, sağlıklı yaşlanmak için 10 bin adım atmaya çalış.
2- 30 dakikadan fazla oturma.
3- “Ayakta kal, hayatta kal” mottosunu asla unutma.
4- Mümkünse her gün 15-20 dakika güneşlen.
5- Uykundan taviz verme.
6- Erken yat, erken kalk.
7- Duasız, dileksiz ve şükürsüz yatağa girme.
8- Güne neşeli başlamaya gayret et.
9- Stresten uzak dur.
10- İşe evini, eve işini götürme.

BEŞİNCİ 10
EŞİNİ, İŞİNİ, AİLENİ ÇOK SEV
1- Hazdan kopma, keyfi bırakma ama ikisine de tutku derecesinde bağlanma.
2- Kendinle ve hayatla dalga geçmeyi bil.
3- Yüzünden gülümsemeyi, ağzından kahkahayı eksik etme.
4- Gamlı, kederli olma, “Neşeli ol ki genç kalasın” mottosunu her sabah tekrarla.
5- Kendini, işini, eşini ve aileni çok sev.
6- Aileni, ilişkilerini sağlam ve büyük tut.
7- Eşine, işine, doğaya aşk ile sarıl.
8- Eğlenceli biri ol, eğlenmeyi asla bırakma.
9- Arkadaşsız, dostsuz, komşusuz kalma.
10- Evlen, mümkünse çocuk sahibi ol.

ALTINCI 10
İLAÇLARDAN UZAK DUR!
1- Tedbiri elden bırakma, emniyet kemeri tak, kask kullan.
2- Sağlık kontrollerini ihmal etme.
3- Gereksiz ilaç kullanma.
4- Manevi şifaya zaman ayır.
5- Sıkıntılarını paylaşabileceğin insanlarla dost, arkadaş ol.
6- Doğaya dokun; rüzgârı yüzünde, güneşi teninde hisset.
7- Yaşlanmaktan korkma, yaşlılıkla kavga etme.
8- Mutlak sonu kabullen.
9- Genetik mirasını öğren, ona göre tedbir al.
10- Sadece sevince değil kedere de ortak ol.

YEDİNCİ 10
İNCİNME İNCİTME
1- Müzikten kopma.
2- Ruh ve bedenini birbirinden ayırma; beden un, ruh su; oluşan hamur ise sensin.
3- Kendine yetmeye çalış.
4- İnsaflı, hoşgörülü, gani ruhlu biri ol.
5- İncinme, incitme.
6- İhtiraslı olma.
7 Az konuş, çok dinle; anlatan değil, dinleyen ol.
8- ‘Hayır’ı ‘Evet’le eşitlemeye çalış.
9- Unutmayı ve barışmayı bil.
10- Dertleşmekten çekinme ama mızmızlanma.

SEKİZİNCİ 10
DURMA, DÜŞME ÜŞÜTME
1- Öfke, kin ve küskünlük yükünü taşıma.
2- “Az çoktur”u benimse ve her bakımdan hafifle.
3- Evrendeki her şey ve herkese saygılı ol, değerini bil.
4- Geleceği görmek için geçmişe bak.
5- Yaşın elliyi geçmişse “Durma”, “Düşme”, “Üşütme” üçlüsünü unutma.
6- Huzurun en etkili ilaç olduğunu aklından çıkarma.
7- Ruhuna fazla ışık tutma ama onunla sohbeti de unutma.
8- Eşyaya bağlanma, eksilmekten korkma.
9- Yaşlanmayı kabuğu soyup ruha inmek olarak kabul et.
10- Aşırılıktan uzak düzgün bir yaşamın olsun.

DOKUZUNCU 10
ELEŞTİRİDE KISKANÇ ÖVGÜDE CÖMERT OL
1- Tartışma, tartışsan bile uzatma ve abartma.
2- Bugünü, bu anı, şimdiyi yaşa.
3- Düne pişmanlıkla, yarına kaygıyla yaklaşma.
4- Geçmişi geçmişte bırak, geleceğe umutla bak.
5- Eleştiride kıskanç, övgüde cömert ol.
6- Tevazuyu bırakma ama övgüyü kabullen.
7- Hoş sohbet biri ol.
8- Sıradan ve sade kal.
9- Kıskanma!
10- Manevi zenginliğini çoğalt.

ONUNCU 10
‘BU DA GEÇER’ DEMESİNİ BİL
1- Gerektiğinde işi oluruna bırak. “Bu da geçer” de.
2- Evinden, köyünden, kentinden ve ülkenden kopma.
3- Mahcup, çekingen ve kararsız olma.
4- Oku, yaz, gez, dolaş, izle, yeni şeyler öğrenmeyi asla bırakma.
5- Sadelik ve sıradanlığa yönel.
6- Az sadakat bekle, çok sadakat göster.
7- Bedenini iyi dinle, verdiği sinyalleri ciddiye al.
8- Toksik olan her şeyden uzak dur.
9- Modern tıbba inan ama geleneksel tıbbı pas geçme.
10- Zamanın ve sabrın en iyi ilaç olduğunu unutma.

Kalın sağlıcakla.”
Ha birde son olarak, pişman ol ama pişman ölme!
(Alıntıdır)

20/12/2020

BAKTIĞI HALDE GÖREBİLENE BİR AĞAÇTAN 10 DERS
BİR AĞAÇTAN ON DERS
Bir ağacın gölgesinde adam felsefe kitabı okuyordu. Sorular üstüne sorular adamın kafasını karıştırmıştı. Başını kaldırıp ağaca baktı.
—Keşke ağaç olsaydım, hiç düşünmeden yaşasaydım dedi.
Birden ağaç dile geldi:
—Ben düşünmüyorum belki ama düşünen insanlara o kadar çok ders verebilirim ki, dedi.
Adam heyecanla:
—Seni dinlemek isterim, dedi.
Ağaç konuşmaya başladı:
—At o felsefe kitabını elinden, şimdi bana bak ve beni dinle
sana on tane hayat dersi vereceğim, dedi.
Adam heyecanlanarak:
—Tamam dedi.
Ağaç:
—Dinle o zaman, dedi ve hayat dersini sıralamaya başladı:
1- Ağaç yaş iken eğilir yada doğrulur. Her şeyin bir zamanı vardır. Hayat öğrenme sürecidir ama zamanlaması çok önemlidir. Siz de bilirsiniz ki “yaşlı köpeğe yeni oyunlar öğretilmez.” “Yaşlı kurda yol öğretilmez.”
2- Düşen ağaca balta vuran çok olur. Onun için hayatta düşmemeye dikkat etmek gerek; güçlüyken gölgene sığınanlar düşerken baltayı alıp sana koşarlar.
3- Bizi yok etmeye çalışan baltanın sapı bizdendir. Her zaman dış düşmandan korkmayın. İç düşman daha tehlikelidir. Sizin gibi görünüp size hainlik edecek insanlara dikkat edin. Dişi kıran, pirince en çok benzeyen beyaz taştır.
4- “Ulu çamlar fırtınalı diyarlarda yetişir” (Cemil Meriç) İnsanı geliştiren mükemmelleştiren zorluklardır. Büyük adamlar büyük engellerle karşılaşıp onu aştıkları için büyük adam olurlar. Büyük devletler büyük badireleri atlatarak büyük devlet olurlar. Uçurtma rüzgâra karşı durduğu için yükselir. Engelleri fırsat bilmelisiniz.
5- Bir ağacın kökü ne kadar derinse boyu o kadar yükseğe çıkar. Kökleri zayıf olan büyüklüğü taşıyamaz. Onun için kökünüze sahip çıkmalısınız. Kökünü unutan yada yok sayan bir ağaç ayakta kalabilir mi? Bir ağaç gücünü gövdesinden değil kökünden alır. Sizin de tarihiniz olmazsa nasıl geleceğiniz olacak? Tarihinizi yok sayar ya da unutursanız nasıl geleceği inşa edebilirsiniz?
6- Ağaç yapraklarıyla gürler. Bir insan da ailesiyle, sosyal çevresiyle güzel olur; onlarla tamamlanır. Onlarla varlığını hissettirir. Onun için sosyal ilişkileriniz önemlidir.
7- Hiçbir ağaç acaba bahar gelecek mi, çiçek açacak mıyım diye düşünmez. Kök, gövde ve dallar görevini sessizce ve sabırlıca yaparlar. Siz de baharın gelmesini bekliyorsanız görevinizi şamata yapmadan sessizce, hakkıyla ve sabırla yapmalısınız.
8- Meyveli ağacı taşlarlar. Bilgili, becerikli, başarılı insanlara haset eden çok olur. Bir işe yaramayan, niteliksiz, silik insanlar kimsenin umurunda olmazlar. Onun için başarılı insanlar atılacak taşlara mukavemet edemezlerse başarılarını sürdüremezler.
9- Her ağaç kendi toprağında büyür. Ağaç ancak uygun toprağı
bulması halinde gelişmesini sürdürür. İnsan yetenekleri de öyledir; ağaç tohumu gibidir. Uygun zemin bulursa gelişir, yoksa çürür gider.
10- Beşikten mezara kadar ağaca muhtaçsınız. Çocukken beşikte, ölünce tabutta bizimle berabersiniz. Bize hep odun gözüyle bakmayın. Biraz da ibret gözüyle bakın. Sözü şöyle bitireyim, insanların kulağına küpe olsun. “Her şey bir ağacı sevmekle başlar.” Bundan sonra bir ağacın yanından geçerken durun ve şarkımızı dinleyin.
Adam ağaca tekrar baktı, “Aslında odun olan bu ağaç değil
benmişim meğerse” diye geçirdi içinden.

Address

Gökyüzü Caddesi Beyciler Mah
Silivri
34594

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Beyciler mh. Merkez Camii posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share