Veysel Karani, Siirt

Directions Contact the place of worship

Veysel Karani, Siirt Sükut bürünmüşse dillere ;
__Yara derindir.. Yara derinse ;
__ALLAH kerimdir VEYSEL KARANİ’NİN HAYATI

Hz. Doğum yeri Yemen`in Karen Köyüdür. Amir-i Karenî`dir. Hz.
(282)

Veysel Karani`nin 555-560 yılları arasında doğduğu tahmin edilmektedir. Babasının ismi Amir`dir. Kendisinin asıl
ismi Üveys b. Dört yaşında iken babası vefat eder. O, annesinden başka
kimsesi bulunmadığından bin bir güçlükle; herhangi bir tahsil görmeden, semavi
dinlere ve kitaplara ait herhangi bir bilgisi olmadan, büyür. Fakat doğuştan kendisinde tek
tanrı inancı mevcuttur. Onun bu hislerini fark eden insanlar onunla alay ederler. Kendisini
anlayan ve dinleyen tek insan ise annesi idi. Çalışıp annesine bakabilecek çağa
gelen genç Üveys, kendisiyle alay eden, kendisini anlamayan insanlardan uzaklaşmak ve
kendi iç dünyasıyla baş başa kalabilmek için deve çobanlığı yapmaya başlar. Artık Hz. Veysel Karani’nin ufku öyle geniş, aydınlık, gönlü öyle duyarlıdır ki, her an bir
kurtarıcının haberini beklemektedir. Ve beklediği haber çok geçmeden kendisine ulaşır. Bu, Allah`ın son Peygamberi Hz. Muhammed’in zuhur ettiği ve insanları hak dine davet
ettiği müjdesidir. Veysel Karani bu haberi duyunca hiç kimsenin irşat ve teşviki
olmadan Müslüman olur, İslâm`a ve Hz. Muhammed`e gönülden bağlanır. Veysel Karani ile ilgili tartışmalı konulardan biri de şahadet yeri ve tarihidir. Yaptığımız çalışmada iki farklı şahadet rivayetine rastladık. Bu rivayetlerden en fazla

1 Tabiin: Hz. Muhammed devrinde yaşayıp, Müslüman olup, onu görme şerefine erişemeyenlere verilen isim. rağbet görenine göre, Hazreti Muhammed’i dünya gözüyle görme şerefine erişemeyen
Veysel Karani, hadislerde adı sıkça zikredildiği için Müslümanlar arasında tanınmaktaydı. Ali’nin halifeliği sırasında iki Müslüman grup arasında çıkan Sıffin Savaşı’nın
hazırlıkları esnasında Hz. Ali tarafından, kendi safında savaşa katılması ricasıyla
Medine’ye davet edilir. Memnuniyetle bu davete icap eden Hz. Veysel Karani hemen
Medine’ye hareket eder, daha sonra da Hz. Ali’nin yanında Sıffin Savaşı’na katılır. Sıffin
Savaşı esnasında Veysel Karani de yaralanarak, Hicret’in 37. senesinde (Miladi 657)
Şevval ayının 18. günü Fırat Nehri kenarında savaş meydanında şehit olur
Diğer bir kaynakta da benzer bir bilgiye rastlıyoruz. Nuru-l Ebsar isimli kitapta,
Sıffin Savaşında şehit düşenlerin isimlerine yer verilmiş, Ömer b. Yaser, Huzeyme Bin
Sabıtı-l Ensârî Züşahadeteyn gibi dönemin tanınmış isimleri zikredildikten sonra “Zahidütt
Tabiin Uveysü-l Karani” ismine de yer verilmiştir ( Es Saban, b.t.y.: 114). Diğer bir rivayeti de 30 seneyi aşkın bir süre ziyaret beldesine yakın bir köy olan
Siirt ili, Baykan ilçesi Kox(Tütenocak) köyünde imam olan Mehmet Cesim’den
öğreniyoruz. Mehmet Cesim, Kamusu-l A’lam” adlı eserde Hz. Ömer, onun askerleri ve
sahabeler Ahlat’a yöneldiklerinde Veysel Karani’nin de onlarla birlikte olduğunun, Bitlis
yakınlarında hastalanıp şehit düştüğünün ve daha sonra düz bir alana gömüldüğünün
nakledildiğini dile getirmektedir. O düzlük alanın Batman’ın Kozluk ilçesine bağlı Sıcan
(Güllüce) Köyüne yakın olduğu tahmin edilmektedir. Bu bilgiden anlaşıldığına göre
zamanın en bilinen yerleşim yeri bu köydür. Buna göre cenazenin getirildiği gün Perşembe
olabilir. O zamandan itibaren insanlar Perşembe günleri burayı ziyaret etmeye başlarlar

Bin aydan daha hayırlı olan KADİR GECENİZ mübarek olsun..!!
01/07/2016

Bin aydan daha hayırlı olan KADİR GECENİZ mübarek olsun..!!

Ramazan ayında kalpler imanla, eller gökyüzünde duayla huzurla geçmeli. Hoşgeldin ey Şehri Ramazan.!!
06/06/2016

Ramazan ayında kalpler imanla, eller gökyüzünde duayla huzurla geçmeli. Hoşgeldin ey Şehri Ramazan.!!

Hazreti Muhammed Berat Kandili'nde şöyle dua ederdi;“Allah’ım! Azabından affına, gazabından rızana sığınıyorum, senden y...
21/05/2016

Hazreti Muhammed Berat Kandili'nde şöyle dua ederdi;

“Allah’ım! Azabından affına, gazabından rızana sığınıyorum, senden yine sana ilticâ ediyorum. Senin şanın yücedir. Sana yaptığım senayı, senin kendine yaptığın senaya denk bulmuyorum. Sana layık bir surette hamd etmekten acizim”

HAYIRLI KANDİLLER..

ANNE HAKKIYemen ülkesinin Karan köyünde Üveys adlı bir genç yaşardı. Deve çobanlığı yapan, çok yoksul bir gençti. Yaşlı ...
08/05/2016

ANNE HAKKI

Yemen ülkesinin Karan köyünde Üveys adlı bir genç yaşardı. Deve çobanlığı yapan, çok yoksul bir gençti. Yaşlı anasından başka kimsesi yoktu. Yoksul olmasına yoksuldu ama, dağ gibi bir imanı vardı. Peygamberimizi görmeden Müslüman olmuştu.

Üveys putlara tapmıyordu. Sürekli çöllerde dolaşıyor, Allah'a ibadet etmekle vakit geçiriyordu. Karan köyünde Üveys ve annesinden başka herkes putlara tapıyordu. Üveys onlarla mücadele ediyor, bıkmadan insanlara İslâm'ı anlatıyordu.

Böylece yıllar geçti. Üveys orta yaşlı bir adam oldu. Annesi ise çok yaşlandı. Üveys'in dindarlığı gittikçe arttı. Sonunda Allah'ın büyük velilerinden oldu. Ünü her tarafa yayıldı. Herkes onu Üveys el-Karanî diye çağırmaya başladı.

Ancak ne yazık ki Üveys mutlu değildi. Çünkü Peygamberimizden çok uzak bir yerde yaşıyordu. Hâlbuki Peygamberimizi görmek, onunla konuşmak istiyordu. Peygamberimizi çok özlemişti. Ama yaşlı annesini bırakıp Medine'ye Peygamberimizin yanına gidemiyordu. Çünkü yaşlı annesine bakacak kimse yoktu.

Üveys bir gün dayanamadı. Yaşlı annesinin önünde diz çöktü:

*- Anneciğim! diye konuştu. Artık dayanacak gücüm kalmadı. Peygamber efendimizi görmek istiyorum. Lütfen izin ver!

Üveysin annesi duygusal bir sesle:

- Oğlum, diye karşılık verdi. Bu yaşlı, hasta anneni kime bırakıp gideceksin?

- Çabuk gider gelirim. Fazla vaktimi almaz.

Üveys'in annesi hüzünle gülümsedi. Sonra:

- Benim melek evlâdım! diye sözlerini sürdürdü. Peygamber aşkı senin aklını başından almış. Burası ile Medine arasında millerce yol var. Haftalar sürer senin yolculuğun. Ayrıca yayan gitmen lâzım. Ne bineceğin bir deven var, ne de bir atın. O sıcak çöllerde aç, susuz ve bineksiz nasıl günlerce yolculuk yaparsın?

Üveys kararlılıkla:

- Peygamber efendimizi bir kere bile olsa görmek için her türlü sıkıntıya hazırım! dedi. Yeter ki sen izin ver...

Üveys'in annesi çaresizlik içinde:

- Pekâlâ git oğlum, diye konuştu. Madem çok istiyorsun, git... Ancak bir şartım var.

Üveys sevinçle annesinin elini öptü. Gülerek:

- Her şartın başım üstüne! dedi. Şartın ne?

- Medine'ye gidince doğruca Peygamberimizin evine varacaksın. Kapıyı çalacaksın. Eğer Peygamberimiz evde değilse, hemen geri döneceksin. Beklemek yok. Anlaştık mı?

- Anlaştık.

- Söz veriyor musun?

- Evet.

Üveys hazırlığını yaptı ve yola koyuldu. Günlerce ve haftalarca çölde yolculuk yaptı. Yorulmak nedir bilmedi. Aç kaldı, susuz kaldı, terledi ve k*m fırtınalarına yakalandı. Ama bunların hiçbirine aldırmadı.

Sonunda bir sabah Medine şehrine vardı. Peygamberimizin evini sora sora buldu. Kapısını heyecanla çaldı. Kapıyı Peygamberimizin hanımı açtı. Üveys heyecanla:

- Resulullah evde mi? diye soru.

Validemiz merakla bu garip adama baktı. Yavaşça:

- Sen kimsin? diyerek soruya soru ile cevap verdi.

- Adım Üveys el-Karanî... Deve çobanıyım. Resulullah'ı görmeye

geldim.

- Yabancısın o hâlde.

- Evet. Yemen'den geldim.

Validemiz hayretle Üveys'e baktı. Şaşkın bir ses tonuyla:

- Yemen'den ta buraya kadar sadece Peygamberi görmeye geldin, öyle mi? diye mırıldandı.

Üveys, mahzunca başını salladı. Kalbi heyecandan yerinden fırlayacakmış gibi atıyordu. Biraz sonra sevgili efendisini görecekti çünkü. Canından çok sevdiği Peygamberini görecekti. Yıllardır bu günün özlemiyle yaşamıştı.

- Peygamberimiz Medine dışında, onu görmek istiyorsan, beklemelisin!

Üveys'in yüzü sapsarı kesildi. Titrek bir sesle:

- Resulullah evde değil mi? diye sordu.

- Hayır.

Dünya Üveys'in başına yıkılmıştı âdeta. Kocaman adam hüngür hüngür ağlamaya başladı.

- Niye ağlıyorsun?

Üveys üzgün bir sesle:

- Anneme söz verdim, diye konuştu. Resulullah'ı evde bulamazsam, hemen geri döneceğimi söyledim ona.

Daha sonra Üveys:

- Resulullah'a selâmımı söyleyin lütfen! diye yalvardı. Buluşmamız ahirete kaldı artık! İnşallah Allah cennette bizi buluşturur.

Üveys ağlayarak Medine'den ayrıldı. Peygamberi görmeyi çok istemesine rağmen, annesine verdiği sözü tuttu. Çünkü o anne hakkının İslâm'da ne kadar kutsal olduğunu biliyordu. Annesini üzdüğü zaman, Allah'ı da üzmüş olacağının farkındaydı. Üveys, bunu hiçbir zaman yapmazdı. O gerçek bir Müslümandı...

HAYIRLI KANDİLLER..!!
03/05/2016

HAYIRLI KANDİLLER..!!

Bugün ki cuma namazından bir kare
15/04/2016

Bugün ki cuma namazından bir kare

TÜM MÜSLÜMAN ALEMİNİN KANDİLİ MÜBAREK OLSUN.
07/04/2016

TÜM MÜSLÜMAN ALEMİNİN KANDİLİ MÜBAREK OLSUN.

Allahın rahmeti herkesin üstünde olsun
01/01/2016

Allahın rahmeti herkesin üstünde olsun

Bütün Müslüman Aleminin Ramazan Bayramı Kutlu Olsun
16/07/2015

Bütün Müslüman Aleminin Ramazan Bayramı Kutlu Olsun

Ramazan ayının son cuma gününde cuma namazı öncesi bir kare
10/07/2015

Ramazan ayının son cuma gününde cuma namazı öncesi bir kare

Address

Ziyaret Beldesi
Siirt
56460

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Veysel Karani, Siirt posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Place Of Worship

Send a message to Veysel Karani, Siirt:

Shortcuts

Share

Category