Hacı Yakup Kıran Camii

Hacı Yakup Kıran Camii Contact information, map and directions, contact form, opening hours, services, ratings, photos, videos and announcements from Hacı Yakup Kıran Camii, Religious organisation, kıran Mahallesi, Sakarya.

Hayırlı Cumalar...
23/07/2021

Hayırlı Cumalar...

20/07/2021
Başkan Erbaş: İstiyoruz ki gençlerimiz iyiyi kötüden ayırt edebilen olsunDiyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, "İs...
02/07/2021

Başkan Erbaş: İstiyoruz ki gençlerimiz iyiyi kötüden ayırt edebilen olsun

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, "İstiyoruz ki, gençlerimiz çevreye karşı koruma duygusuyla yaklaşabilen örnek bir nesil olsun." dedi.

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, kişisel sosyal medya hesaplarından bir video mesaj paylaştı.

Gençlerin çevreye duyarlı örnek bir nesil olmasını istediğini belirten Başkan Erbaş, şunları kaydetti:

"İstiyoruz ki, gençlerimiz can taşıyan bütün varlıklara karşı merhamet hissiyle, çevreye karşı koruma duygusuyla yaklaşabilen örnek bir nesil olsun."

Kaynak: https://www.diyanethaber.com.tr/ali-erbas/baskan-erbas-istiyoruz-ki-genclerimiz-iyiyi-kotuden-ayirt-edebilen-h16995.html

Hacı Yakup Kıran Camii ve Kuran Kursu Yaptırma Ve Yaşatma Derneği;
11/06/2021

Hacı Yakup Kıran Camii ve Kuran Kursu Yaptırma Ve Yaşatma Derneği;

TRT - Diyanet iş birliği ile Çocuk kanalı kurulacakTürkiye Radyo Televizyon Kurumu (TRT) ve Diyanet İşleri Başkanlığı ar...
11/06/2021

TRT - Diyanet iş birliği ile Çocuk kanalı kurulacak
Türkiye Radyo Televizyon Kurumu (TRT) ve Diyanet İşleri Başkanlığı arasında “Çocuk Kanalı Protokolü” imzalandı.

TRT Genel Müdürlüğü ve Diyanet İşleri Başkanlığı iş birliğinde yayın hayatına başlayacak olan “TRT Diyanet Çocuk Kanalı” için protokol imza töreni düzenlendi.

Diyanet İşleri Başkanlığı Konferans Salonunda gerçekleştirilen imza törenine Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, TRT Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü İbrahim Eren ile iki kurumdan üst düzey yöneticiler katıldı.

Törende konuşan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, TRT Genel Müdürlüğü ve Diyanet İşleri Başkanlığı işbirliğinde TRT Diyanet Çocuk Televizyonun kurulmasıyla çok hayırlı ve güzel bir faaliyetin temellerinin atıldığını belirtti.

Diyanet İşleri Başkanlığı ve TRT Genel Müdürlüğü arasındaki işbirliğinin çok eski zamanlara dayandığının altına çizen Başkan Erbaş, “1980’li yıllardan itibaren Diyanet İşleri Başkanlığı TRT’de Diyanet Saati programları yaparak bu işbirliğini başlatmıştı. 2012 yılında ise TRT Diyanet Televizyonun kuruluşuyla birlikte bu işbirliği en üst seviyelere çıktı. 2018 yılından itibaren yayın hayatına Diyanet Televizyonu olarak devam etsek de TRT’nin birikiminden hep istifade etmeye hep devam ettik. Bu vesileyle TRT Genel Müdürümüz İbrahim Eren’e teşekkür ediyorum.” dedi.

- Kur’an ve sünnet çizgisinde doğru dini bilgiye dayanan yapımlarla, çocuklarımızı yetiştirmemiz gerekiyor
Başkan Erbaş, çocukların milli ve manevi değerlerle desteklenmesinin önemine dikkat çekerek, “Çocuklarımıza kendi değerlerimizi tanıtamadık. Çocuklarımızı tercüme çizgi filmlerle ve filmlerle beslemeye çalıştık. Hâlbuki çocuklarımızı kendi milli değerlerimizle beslememiz gerekiyor. Kendi yapımlarımızla desteklememiz gerekiyor.” ifadelerini kaydetti.

İnsan karakterinin yedi yaşına kadar oluştuğunun altını çizen Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, “7 yaşına kadar oluşacak bu kadar karakter yapısında Diyanet İşleri Başkanlığımızın ve TRT Genel Müdürlüğünün katkısı olması gerekiyor. Bunu en güzel nasıl yapacağız. Yanlışlardan ayıklanmış, Kur’an ve sünnet çizgisinde doğru dini bilgiye dayanan yapımlarla, programlarla çocuklarımızı yetiştirmemiz gerekiyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Prof. Dr. Erbaş, Diyanet İşleri Başkanlığı ve TRT Genel Müdürlüğünün doğru dini bilgiye dayalı programlar yapmaktan taviz vermediğini belirterek, “Diyanet İşleri Başkanlığımızın danışmanlığıyla, katkılarıyla ve TRT Genel Müdürlüğünün işin başında olması, milli bir bakışla ve yerli bir duruşla sahiplenmesiyle çok güzel bir kanalın hayata geçirilmesi milletimiz ve İslam âlemi için büyük bir müjde ve mutluluktur.” dedi.

Necm Suresinin 39. ve 40. ayet-i kerimelerine işaret eden Başkan Erbaş, sözlerini şöyle tamamladı:

“İnsana ancak ve ancak çalıştığının karşılığı vardır. Ve o çalıştığının karşılığını görecektir.” diye Rabbimiz bizleri müjdeliyor. Bizler de samimi bir niyetle gayret edeceğiz ve Rabbimiz de bunun nimetlerini çocuklarımız üzerinden milletimize gösterecektir.”

- İslam dinini bilen çocuklar yetiştirilmesinde TRT katkı sunacak
TRT Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü İbrahim Eren ise; TRT ailesi olarak şahsım ve kurumum adına böyle bir büyük projede bizlere güvendiğiniz inandığınız için sizlere şükranlarımı sunuyorum. Bu süreçte bizlere inanan bu projenin başlaması için çaba sarf eden ilgili başkan yardımcılarımıza ve genel müdürlerimize ayrıca teşekkür ediyorum. Diyanet İşleri Başkanlığımızın çocuklarımızın eğitimi için böyle bir projeye ihtiyaç duyması ve TRT Çocuk kanalının Türkiye’de en çok izlenen çocuk kanalı olarak tecrübeye sahip olması inşallah çocuklarımızın sizlerin gösterdiği editöryel çizgide bizlerin hazırlayacağı çizgi filmlerle geleceğe dair daha sağlam, umutla bakan ve aynı zamanda geçmişini bilen, İslam dinini bilen çocuklar yetiştirilmesinde TRT olarak böyle bir katkıda bulunacağımızdan çok mutlu olduğumu ifade etmek istiyorum. İnşallah, bizde TRT ailesi olarak söz vermiş olalım. Bugüne kadar ki bilgi, birikim ve TRT’nin tecrübelerinin hepsini en üst düzeyde bu projeye tüm arkadaşlarımızla birlikte dört elle sarılarak aktaracağımıza söz vermiş olalım.” şeklinde konuştu.

Konuşmaların ardından Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş ve TRT Genel Müdürü İbrahim Eren tarafından “TRT Diyanet Çocuk Kanalı Protokolü” imzalandı.

KAYNAK: DİYANET HABER

TDV 29 Mayıs Okulları Türkiye’yi temsil edecekTürkiye Diyanet Vakfı 29 Mayıs Okulları, 14 ülke ve 37 eyaletin katılacağı...
11/06/2021

TDV 29 Mayıs Okulları Türkiye’yi temsil edecek
Türkiye Diyanet Vakfı 29 Mayıs Okulları, 14 ülke ve 37 eyaletin katılacağı Uluslararası Gelecek Problemleri Çözme Programı (FSPI) Yarışması’nda Türkiye’yi temsil edecek.

Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) 29 Mayıs Okulları Etimesgut Kampüsü, 14 ülke ve 37 eyaletin katılacağı Uluslararası Gelecek Problemleri Çözme Programı (FSPI) Yarışması’nda Türkiye’yi temsil edecek.

29 Mayıs Okulları Etimesgut Kampüs Müdürü Leyla Erdoğan, 28 yıllık eğitim tecrübesiyle Ankara’nın saygın eğitim kurumları arasında yer alan TDV 29 Mayıs Okulları öğrencilerinin ulusal ve uluslararası yarışmalarda Türkiye’yi başarıyla temsil ettiğini söyledi.

Öğrencilerin ulusal ve uluslararası sınavlarda başarılı olabilmeleri için onları en iyi akademik bilgi ile donatmaya gayret ettiklerini ve bunun meyvelerini de aldıklarını dile getiren Erdoğan, “Gençlerin araştırma becerilerini geliştirmeyi amaçlayan Uluslararası Gelecek Problemleri Çözme Programı (FPSPI) Yarışması Türkiye Ulusal Finalleri’nde ortaokul öğrencilerinden oluşan Screen Friends takımının Scenario Writing kategorisinde aldıkları Türkiye ikinciliğinin ardından CmPS kategorisi junior seviyesinde Türkiye şampiyonu oldu. Bu başarıyla okulumuz uluslararası alanda dünya finalinde CmPS kategorisi Junior seviyesinde ülkemizi temsil etme hakkı kazandı. 14 ülke 37 eyaletten 250 binden fazla öğrencinin katılımı ile 7 Haziran’da gerçekleştirilecek yarışmada inşallah ülkemizi 15 öğrencimizle temsil edeceğiz” diye konuştu.

Öğrencilerin girdiği ulusal ve uluslararası her yarışmada başarı elde ettiğini ve bunun da kendilerini onurlandırdığını ifade eden Erdoğan, öğrencilerin problem çözme becerilerini geliştirmeye yönelik Kanada merkezli online olarak 5-6 Mayıs tarihlerinde düzenlenen Uluslararası Caribou Matematik Yarışması'nda 29 Mayıs Okulları 5. sınıf öğrencisi Mert Yurtseven’in tüm soruları doğru cevaplayarak dünya şampiyonu olduğunu vurguladı.

Yurtseven’in dünyanın çeşitli ülkelerinden matematiğe gönül veren yüzlerce öğrencinin katıldığı online sınavda tüm rakiplerini geride bırakma başarısı gösterdiğini ifade eden Erdoğan, “Yılda altı defa 2, 3-4, 5-6, 7-8, 9-10, 11-12. sınıf kategorilerinde düzenlenen yarışma; İngilizce, Fransızca, Çince ve Farsça gibi dillerde yürütülüyor. Türkiye’ de yarışmaya katılmak isteyen okullar ve öğrenciler yarışmaya bu dillerden uygun olanı seçerek katılabiliyor. Bizde katıldığımız bu yarışmada dünya birincisi olduk” şeklinde konuştu.

“Multidisipliner Eğitim Modeli”ni geliştiren 29 Mayıs Okullarının TÜBİTAK VE STEM olimpiyatlarından da başarılar elde ettiğini kaydeden Erdoğan, şöyle devam etti:

“TÜBİTAK tarafından bu yıl 15'incisi düzenlenen Ortaokul Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması‘nda 29 Mayıs Okulları 5. Sınıf öğrencisi Zümra Zengin ‘Uçucu Yağlarla Uçsun Yağlar’ projesiyle kimya dalında finallere katılım hakkı kazandı. 15-16 tarihlerinde gerçekleştirilecek bölge finallerinde de inşallah güzel bir derece elde edeceğimize inanıyorum. 20 Şubat’ta düzenlenen Uluslararası Online STEM Olimpiyatları’nda ise 6. sınıf öğrencimiz Beyza Karataş Matematik kategorisinde birinci, 5. sınıf öğrencilerimiz Zümra Zengin yedinci ve Zeynep Topal'da sekizinci oldular. Öğrencilerimiz final sınavında ülkemizi temsil edecekler.”

Erdoğan, öğrencileri bir yandan sosyal olarak hayata hazırlarken bir yanda da bilgi ve becerilerini geliştirmeye yönelik projeler geliştirdiklerini vurguladı.

KAYNAK: DİYANET HABER

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş: Dünyayı iyilik değiştirecekDiyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Türkiye Diyanet Vak...
11/06/2021

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş: Dünyayı iyilik değiştirecek
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) merkezinde gerçekleşen “2021 Yılı Vekaletle Kurban Tanıtım Toplantısı”nda konuştu.

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) merkezinde gerçekleşen “2021 Yılı Vekaletle Kurban Tanıtım Toplantısı”nda konuştu.

Bizim medeniyetimiz, merhamet medeniyetidir

Tanıtım toplantısında konuşan Prof. Dr. Ali Erbaş, “Bizim medeniyetimiz, bilgi, hikmet ve marifet yurdunda doğup iman ve güzel ahlakla neşvünema bulan bir merhamet medeniyetidir. Bu medeniyet Rahman ve Rahim olan Allah’ın yeryüzüne hayat ve nizam veren ölçüleriyle inşa edilmiştir. Bu medeniyet inancı kavi, ruhu diri tutan değerler manzumesidir. Nitekim ibadetlerin en büyük hikmetlerinden biri de bu boyutudur.” dedi.

Kurban ibadetinin, Allah’a yaklaşma ve iyiye, güzele, hakikate ulaşma arayışı olduğunu ifade eden Prof. Erbaş, “Sevgi, vefa, sadakat ve fedakârlığın simgesidir. Yaratan’a karşı ihsan şuurunu, yaratılanlara paylaşma ahlâkını pekiştiren önemli bir nimettir. Bizlere sahip olduğumuz imkânları, inandığımız değerler uğruna feda edebilme erdemi ve iradesi kazandıran büyük bir ibadettir.” ifadelerini kullandı.

Başkan Erbaş, insanlığın pek çok sorun ve sıkıntılarla karşı karşıya kaldığı günlerde Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfı’nın dünyanın ihtiyaç duyulan her yerine, dil, din, ırk, mezhep, meşrep, farkı gözetmeksizin yardım elini uzattığının altını çizerek, “Sosyal yardımlardan eğitime, camilerin inşasından gönüllerin ihyasına kadar birçok alanda iyilik çalışmaları yapmaktadır. Müslüman azınlıkların, savaşlara, işgallere, afetlere maruz kalanların, yoksulların, kimsesizlerin, yetimlerin ve çaresizlerin yardımına koşmaktadır.” şeklinde konuştu.

Dünyayı İyilik Değiştirecek

Erbaş, Türkiye Diyanet Vakfının kurulduğun günden bugüne kadar, “Dünyayı İyilik Değiştirecek” inancıyla, Türk milletinin hayır köprüsü olarak nice güzel hizmetlere vesile olduğunu, Türkiye’de, İslam coğrafyasında ve tüm yeryüzünde iyiliğin sembolü bir kuruluş haline geldiğini ifade etti.

Vekâletle kurban kesim organizasyonundan söz eden Başkan Erbaş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Diyanet İşleri Başkanlığımızın Türkiye Diyanet Vakfımız ile beraber yaptığı en önemli hizmetlerden biri de, yaklaşık 30 yıldır aralıksız bir şekilde gerçekleştirdiği Vekâletle Kurban Kesim Organizasyonudur. Bu doğrultuda vakfımız; milletimizin kurban vekâletlerini, dinimizin esaslarına uygun olarak büyük bir hassasiyetle yerine getirmektedir. Son derece şeffaf bir şekilde sürdürülen organizasyonda kurban kesimleri, vekâlet sahiplerinin isimleri tek tek okunarak bizzat Diyanet İşleri Başkanlığımızda görev yapan hocalarımız ve vakfımızın gönüllüleri nezaretinde yapılmaktadır.

Geçtiğimiz yıl Türkiye Diyanet Vakfına emanet edilen 557.311 hisse kurban; yurt içinde il ve ilçeler olmak üzere 430 kesim noktasında; yurt dışında ise 74 ülkenin 308 bölgesinde kesilerek ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmıştır.”

Kurbanını Paylaş, Kardeşinle Yakınlaş

Vekâletle Kurban Kesim Organizasyonu kapsamında ülkemizdeki ihtiyaç sahiplerine ve dünyadaki mazlum, mağdur ve muhtaçlara emanetlerin büyük bir titizlikle ulaştırılacağını ifade eden Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, “Daha çok mazlum ve muhtaç kardeşimizin yüzünü güldürmek ve onların bayram sevincine katkı sunmak için “Kurbanını Paylaş, Kardeşinle Yakınlaş” temasıyla büyük bir heyecan ve özveri ile gayret edilecektir.” dedi.

Prof. Erbaş, insanlığın yarısının sefalet içinde ve önemli bir kısmı da açlık sınırı altında bir hayata mahkûm edildiğini ve bütün dünyanın zor bir süreçten geçtiğini belirterek, “Başta Müslüman coğrafyalar olmak üzere neredeyse dünyanın her yerinde savunmasız insanlar, işgallerin, savaşların, terör olaylarının, zulümlerin, yoksulluk ve umutsuzluğun girdabında varlık mücadelesi vermektedir. Bu bağlamda yaşanan sorunlar, sıkıntılar ve acılar karşısında elbette her birimizin sorumluluğu vardır. Dolayısıyla adalet ve merhamet medeniyetinin mensupları olarak bizlere daha fazla görev düşmektedir. Müslümanlar olarak birlik ve beraberlik içerisinde daha çok emek ve gayret göstererek dayanışma ve yardımlaşma mekanizmalarımızı daha fazla güçlendirmemiz gerekmektedir.” şeklinde konuştu.

Afrika’dan Orta Asya’ya, Balkanlar’dan Kafkasya’ya, Uzak Doğudan Latin Amerika’ya kadar uzanan tüm gönül coğrafyamıza aziz milletimizin iyilik eli ulaştırılacaktır.

Yurtiçinde ve yurtdışında birçok yerde Türkiye Diyanet Vakfı tarafından kurban kesim ve dağıtımlarının gerçekleştirileceğini belirten Başkan Erbaş, “Yaşanan zorlu süreçler nedeniyle sıkıntıya düşen kardeşlerimiz başta olmak üzere, insanların yokluk ve yoksulluk içinde kaldığı Afrika’dan Orta Asya’ya, Balkanlar’dan Kafkasya’ya, Uzak Doğudan Latin Amerika’ya kadar uzanan tüm gönül coğrafyamıza aziz milletimizin iyilik eli ulaştırılacaktır.” ifadelerini kullandı.

Erbaş, Türkiye’nin en ücra köşelerinden dünyanın en uzak ülkelerine kadar her yerde kendini insanlığın hizmetine adamış görevli ve gönüllülerle birlikte tüm hazırlıklara devam edildiğinin altını çizerek, “Bağış aşamasından, kesilen kurbanların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasına kadar tüm süreçte, ülkemizdeki ve yurt dışındaki din görevlisi hocalarımız ve yardımcı kuruluşlardaki çalışanlar olmak üzere binlerce kişilik bir ekiple bu organizasyon gerçekleştirilmektedir. Zira Başkanlığımızın ve vakfımızın özverili insan kaynağıyla sahip olduğu hizmet potansiyeli ve bu konuda taşıdığı hassasiyet, Vakfımıza emanet edilen kurban vekâletlerinde her yıl düzenli bir artış yaşanmasına sebep olmaktadır.” dedi.

Hedef, 20 milyondan fazla ihtiyaç sahibine Türkiye’nin iyilik elinin ulaştırılması

20 milyondan fazla ihtiyaç sahibine Türkiye’nin iyilik elinin ulaştırmayı hedeflediklerini vurgulayan Erbaş, “Milletimizin destek ve teveccühüyle geçen yıl aldığımız bağış rakamlarının üzerine çıkarak 20 milyondan fazla ihtiyaç sahibine Türkiye’nin iyilik elinin ulaştırılması hedeflenmektedir. Vekâlet yoluyla kurban çalışmalarımız kapsamında Türkiye’de 81 il 922 ilçede, yurt dışında ise 100 civarında ülke 280 bölgede mazlum ve muhtaç kardeşlerimize halkımızın yardım elini ulaştıracağız inşallah.” diye konuştu.

Başkan Erbaş, Vekâletle kurban hizmetinin, Türkiye’de müftülükler, yurt dışında ise büyükelçilikler, müşavirlikler, ataşelikler, koordinatörlükler ve ilgili ülkelerdeki dini idareler ve yerel kuruluşlarla işbirliği içerisinde yürütüldüğünü belirtti.

Yurtiçi 1.125 TL, Yurt dışı ise 925 TL

Türkiye Diyanet Vakfınca 2021 yılı vekâlet yoluyla kurban kesim bedellerinin, yurt içinde 1125 TL, yurt dışında ise 925 TL olarak belirlendiğini açıklayan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, “Vatandaşlarımız, www.tdv.org ve bagis.tdv.org adreslerinden çevrimiçi bağış yapabileceklerdir. Mobil bağış uygulamamız üzerinden de kurban vekâletlerini verebileceklerdir.”

Erbaş, Türkiye Diyanet Vakfı vekâletle kurban organizasyonuna isteyenlerin il ve ilçe müftülükleri, din görevlileri, TDV ve PTT şubeleri ve bankalar aracılığıyla da katılım sağlayabileceklerini ve vatandaşların 0 312 416 90 00 numaralı telefondan arayarak kurban vekâleti hakkında detaylı bilgi alabileceklerini belirtti.

Her şehirde stantlar kurulacak

81 ilde, şehirlerin önemli noktalarına kurban bağış stantlarının kurulacağını da açıklayan Prof. Erbaş, “1003 şubemiz aracılığıyla il ve ilçelerde merkezi noktalara kurulacak ve vatandaşlarımızın kolaylıkla ulaşabileceği stantlarda hem bağış yapılabilecek hem de kurban hizmetleri hakkında bilgi alınabilecektir.” ifadelerini kullandı.

2021 Yılı Vekaletle Kurban Tanıtım Toplantısında konuşan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş sözlerini şu şekilde tamamladı:

“Kurbanlarını, bağışlarını ve dualarını, yeryüzündeki mazlum ve muhtaçlarla paylaşan vatandaşlarımıza en kalbî şükranlarımı sunuyorum. Yaptığımız iyiliklerin, aziz vatanımızda birlik ve bütünlüğümüzün, samimiyet ve kardeşliğimizin güçlenmesine vesile olmasını; dünyada da iyilik elimizin ulaştığı her noktaya barış, bereket, esenlik ve merhamet taşımasını temenni ediyorum.

Yaratıcımıza ve can taşıyan her varlığa bizleri yakınlaştıran Kurban ibadetimizin kalplerimize huzur, hanelerimize bereket, ailemize, ülkemize ve İslâm âlemine hayırlar getirerek insanlığın hidayet ve barışına vesile olmasını Cenâb-ı Hak’tan niyaz ediyorum.”

KAYNAK: DİYANET HABER

Hafız Olmak İstiyorum Çünkü…"Hafız olmak istiyorum çünkü…Çünkü çok güzel hocam."- Nasıl yani çok güzel?"Hocam düşünseniz...
03/06/2021

Hafız Olmak İstiyorum Çünkü…

"Hafız olmak istiyorum çünkü…

Çünkü çok güzel hocam."

- Nasıl yani çok güzel?

"Hocam düşünsenize Allah kelamını yükleniyorum hem hafızama hem kalbime! Bu hissi yaşamak harika!"

Yukarıdaki üç cümle yetmişti gözümüzün bir anda uzaklara dalıp ortamın sessizleşmesine. Tabii bu cümleleri kuranın gözlerindeki ışıltı ve yüreğinin, sesine yansıyan heyecanı da bu sessizlikte etkiliydi. 15-16 yaşlarında bir kızımızın heyecandan sesi titreyerek kurduğu bu cümleler "Asımın nesli…" diyerek nitelediğimiz ve bazen de özlem duyduğumuz gençliğe ne kadar uygundu.

Bir taraftan örgün eğitime devam ederken diğer taraftan “Ben hafız olmak istiyorum” diyerek kurslarımızın misafiri olan 5. sınıftaki evlatlarımızın;

"Hocam kolay yerden soracaksınız değil mi? Hepsini bilip hemen hafızlığa başlamak istiyorum." niyazları, sözünü ettiğimiz genç neslin bilinç ve şuur vadeden ayak seslerini duymamızı sağlıyordu.

Bazen Kur’an kurslarımızın koridorlarında, etrafımı saran öğrencilerimizden işittiğim bazen de görevli olduğum "Hafızlık Takip Komisyonu"nda benimle birlikte diğer hocalarımızın da işittiği bu minvaldeki cümleler mesleğimizi icra etmeye çalışırken, bizlerin tefekkürünü artıran eylemlerdir. Öncelikle fert olarak düşünür insan, acaba nedir Allah kelamını bu kadar ezberlenebilir kılan? Okuduğu her kitabı ezberine alamazken kişi, nedir aynı insanı hafızı kelam yapan?

İlk hafız Hz. Muhammed’in (s.a.s) "Hafız olup da Kur’an okuyan kişi meleklerle beraberdir." (Müslim, Salatü’l-Müsafirin, 244; Ebû Dâvûd, Vitr, 14)

"İçinde Kur’an’dan hiçbir şey bulunmayan kişi harap ev gibidir." (Tirmizî, Fedailü’l-Kur’an 18) ifadeleri mi?

Peki… Çok özel bir tercih yaparak evladının hafız olmasını isteyen ebeveynler nasıl bir müjdeye ereceklerdir?

"Kim Kur’an’ı okur ve onunla gereği gibi amel ederse, kıyamet günü anne ve babasına ışığı güneş aydınlığından daha parlak bir taç giydirilir ve yine onun anne ve babasına değeri dünyalara değişilmez iki elbise giydirilir. Onlar: Bunlar bize niçin giydirildi? diye sorduklarında; kendilerine: Çocuğunuzun Kur’an ezberlemesi ve öğrenmesinden dolayı diye cevap verilir." (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 3/440) müjdesi bunlardan sadece birisidir!

İlk emri "Oku" olan Kerim kitabımızın muhatabı olarak hafızlara ve aslında hepimize düşen görev "Lafzın Hâmili Mananın Âmili" olabilmektir. Nitekim adaleti, merhameti, dürüstlüğü, güven ve sabrı kuşanırken aynı zamanda zulme karşı mücadeleyi bilen gençler yetiştirmenin, bu özelliklere sahip gençler olmanın yollarından biri Allah kelamını hem zihinlere hem kalplere nakşetmektir. Evet, en önemlisi okuduğu Kur’an-ı anlayıp içselleştirmek ve böylece ahlakını Kur’an ile süslemektir. "Yürüyen Kur’an" ifadesini "Yaşayan ve Yaşatan Kur’an" kavramıyla birleştirmektir…

Öyleyse tercihini hafız annesi ya da hafız babası olmaktan yana kullanmak isteyenler için evlatlarını, ülkemizin birçok noktasında bulunan ve hafız yetiştiren Kur’an kurslarımıza yönlendirme vaktidir.

Öyleyse "Ben de hafız olmak istiyorum" diyen evlatlarımızın, kayıtların başladığı şu günlerde, ebeveynleriyle birlikte gelip müftülüklerimizi/Kur’an kurslarımızı ziyaret etme vaktidir.

Son olarak öğrencilerimizin bir taraftan hafızlığını yaparken diğer taraftan okuluna örgün eğitimle devam edip bu eğitimi bir de sosyal kültürel birçok faaliyetle destekleyebileceği "Örgün Eğitimle Birlikte Hafızlık" projemizin detaylarını da ülkemiz genelindeki il/ilçe müftülüklerimizden/Kur’an kurslarımızdan alabileceğinizi hatırlatmayı kendime görev addediyorum.

Kaynak: https://www.diyanethaber.com.tr/hafiz-olmak-istiyorum-cunku-makale,488.html

Başkan Erbaş: Her zaman Allah’ın rızasını taşıyacak gençler yetiştirmeliyiz29 Mayıs Okulları Etimesgut Kampüsü’nü ziyare...
03/06/2021

Başkan Erbaş: Her zaman Allah’ın rızasını taşıyacak gençler yetiştirmeliyiz

29 Mayıs Okulları Etimesgut Kampüsü’nü ziyaret eden Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, “Gençlerimizi, Fatih gibi, Allah yolunda gayret edecek ve ülkesine hizmet ederken zihninin bir köşesinde her zaman Allah’ın rızasını taşıyacak gençler olarak yetiştirmeliyiz.” dedi

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Ankara’da Türkiye Diyanet Vakfı bünyesinde bulunan 29 Mayıs Okulları Etimesgut Kampüsü’nü ziyaret etti.

Okul binasında incelemelerde bulunan Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, sınıflarda bulunan öğrencilere başarılar diledi.

Okulun konferans salonunda yaptığı konuşmada ilmin önemine vurgu yapan Başkan Erbaş, “‘29 Mayıs’ kavramından fetih mesajını, İstanbul’un fethinin mesajını alıyoruz. İstanbul’un fethi, çağ kapatıp yeni bir çağ açan bir dönemi bize hatırlatıyor. İlim çağı, irfan çağı, adalet çağı, merhamet çağı.” dedi.

Fatih Sultan Mehmet’in yazdığı şiirlerden birisinde niyetinin Allah yolunda çalışmak olduğunu ifade ettiğine dikkati çeken Başkan Erbaş, “Gençlerimizin her birini Fatih gibi, Allah yolunda gayret edecek, kendisini yetiştirecek ve ülkesine hizmet ederken zihninin bir köşesinde her zaman Allah rızasını taşıyacak gençler olarak yetiştirmeliyiz” ifadelerini kullandı.

Başkan Erbaş, millete ve ülkeye faydalı öğrenciler yetiştirme noktasında anaokulundan üniversiteye kadar her yaş grubunda ve birçok alanda eğitim veren 29 Mayıs Okullarının yanında olduklarını söyledi.

“Medeniyetimizin temeli ilme dayanıyor”
Medeniyetimizin temelinin ilme dayandığını ve ilk inen ayetin ‘Oku.’ olduğunu hatırlatan Başkan Erbaş, şunları söyledi:

“El-Harezmi Algoritmayı bulmasaydı, İbnü'l-Heysem Matematikle uğraşmasaydı, sıfırı Müslümanlar bulmasaydı Batının aydınlanması belki de çok gecikecekti. Batılı insaflı bilim adamları bunu söylüyor. Müslümanlar ilim tarihine bu şekilde katkı sağlamışlardır.
İnşallah bizler de geçmişteki ilmi zenginliklerimizi yeniden yakalayarak dünyaya yeni buluşlar hediye etmek için çocuklarımızı, gençlerimizi yetiştirmeye çalışacağız. Bu okullarımızda ve tüm okullarımızda bu heyecanı oluşturmalıyız. Cenab-ı Hak yar, yardımcımız olsun.”

“Biz insanoğlu olarak en iyiyi yakalamak için yaratılmış varlıklarız"
“O Allah, hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır.” ayet-i kerimesini hatırlatan Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, “Biz insanoğlu olarak en iyiyi yakalamak için yaratılmış varlıklarız. Velilerimizle, öğretmenlerimizle, öğrencilerimizle, TDV ile el birliği içerisinde okullarımızda en iyi eğitimi vermeye, en iyi mezunu yetiştirmeye çalışacağız. Netice itibariyle amaç, Allah rızasını kazanmaktır. Bu dünyada Allah’ın rızasını kazanmak için varız. En iyi işi de o rızayı kazanmak için yerine getireceğiz.” şeklinde konuştu.

“Her öğretmen, her muallim, Peygamber Efendimizin varisidir."
Başkan Erbaş, Hazreti Peygamberin ‘Ben muallim olarak gönderildim.’ buyurduğunu ifade ederek, “Her öğretmen, her muallim, Peygamber Efendimizin varisidir. Rabbim yar, yardımcımız olsun. Oklumuzun bu hale gelmesinde emeği geçen herkesten Allah razı olsun. Öğrencilerimize başarılar diliyorum. Sınavlarda tüm öğrencilerimizin başarılı olmasını Rabbimden niyaz ediyorum.” diye konuştu.

Başkan Erbaş, konuşmasının ardından ulusal ve uluslararası yarışmalarda dereceye giren öğrencilerden ‘Üstün Başarılı Hafız Öğrenci Muhammed Emin Karaca’ya, ‘Caribou Matematik Yarışmasında Dünya Birincisi olan Mert Yurtseven’e, ‘STEM Olimpiyatları’nda Matematik Kategorisinde Türkiye Şampiyonu olan Beyza Nur Karataş’a, ‘Uluslararası Gelecek Problemleri Çözme Programı’nda Geleceğe Dair Senaryo Çalışması ile SCW Kategorisinde yarışan ve FPS Türkiye ikincisi olan Gülşah Kılıç’a, ‘Uluslararası Gelecek Problemleri Çözme Programı’nda CmPS Kategorisi-Junior Seviyesinde Haziran ayında dünya finallerine katılacak olan FPS Türkiye Şampiyonu Screen Friend Takımı’na plaket ve hediye takdim etti.

Okul yöneticileri ve öğretmenlerin de hazır bulunduğu ziyaretin sonunda Başkan Erbaş, öğrencilerle hatıra fotoğrafı çektirdi.

KAYNAK: DİYANET HABER

Kudüs Bize Ne Söyler?Surlarında tarih, özünde iman ve tevhit barındıran Kudüs, bugün acılarına bakmaya gözlerimizin, der...
21/05/2021

Kudüs Bize Ne Söyler?

Surlarında tarih, özünde iman ve tevhit barındıran Kudüs, bugün acılarına bakmaya gözlerimizin, dertlerini dinlemeye yüreklerimizin dayanamadığı, sokaklarında ve caddelerinde yetimlerin, öksüzlerin ve çaresizlerin dolaştığı, anaların ağlaştığı, hüzünlü bir şehirdir. Yaşadığı hicranın, söylediği ağıtların insanlığı utandırmaya yetmediği, uluslararası hukuk ve insan hakları diyenlerin, seslerini çıkarmaya dahi cesaret edemediği yalnız bir şehirdir Kudüs. Seher vakitlerine kadar yıllarca ölüm nöbeti beklenen, gençlerinin tek sevdası mabet ve mihrap olan, anaların tek korkusunun evlat, babaların tek sığınağının ise sadece dua olduğu garipler şehridir Kudüs. Bütün zıtları ve uçları kendinde toplayan, asırlarca zalimi ve mazlumu en çok olan hüzün yurdudur. İnsanlığın Hak ve adaletle, ümmetin ise vahdet ile sınandığı bir imtihan şehridir. Adı her bir inanç için barışın şehri olarak söylense de zalimlerin elinde olduğu tüm zamanlarda savaşın şehri olarak harim-i ismeti çiğnenen Nebiler mirası mukaddes bir mekândır.

Kudüs, teknolojinin akıllı şehirler inşa ettiği modern dünyaya inat kadim tarihi ve özünde barındırdığı yüce değerleri ile sevdası yüreklerde hep canlı ve taze kalabilmiş müstesna bir beldedir. Bugün rahatın ve mutluluğun konfor ve ihtişamda bulunduğu anlayışına inat, çağları aşan sedası ile gerçek sekinetin, şehrin bağrında taşıdığı ilahi ve ulvi hakikatlere sadakat ve samimiyette olduğunu haykırır. Kudüs, tarihin her döneminde kendisine tutkun kederli ve hüzünlü yüreklere umut olarak ve kendisini yakıp yıkan zalimlere korku salarak başka bir dünyanın mümkün olduğunu konuşan Peygamberler şehridir. Tüm istilalarına rağmen asil duruşu ile mümini özüne çağıran bir davet şehridir.

Şehirlerin dili olmasa da söyledikleri vardır. Mekke ve Medine ne söylüyorsa Kudüs de onu söylüyordur. İlk kıblemiz ne kadar emniyette ise Kâbe de o kadar emin konuşur. Mescidi Aksanın çocukları ne kadar özgürse Medine’nin çocukları da o kadar özgürdür. Müslümanlar vahye ne kadar bağlı ise Kâbe ve Mescid-i Aksa da o kadar hürdür. Mekke, Medine ve Kudüs sakinleri değişse de tutku ve arzuların esiri olmuş insanları Hakk’a, hakikate ve güzel ahlaka çağırmakla memur kılınmış, kaderleri değişmeyen şehirlerdir. Kaderleri aynı olan bu şehirler; ben güvende isem Müslümanlar güvende, müslümanlar güvende ise insanlık güvendedir, der. Vahyin şehri Kudüs, nidaları ile asıl olanın dünyevileşmek değil uhrevileşmek, nesneleşmek değil özne olmak olduğunu bildirir. Kudüs, bize şehirler kuracak ve şehirler kurtaracak Fatihlerin ancak Allah’a teslim olmuş yürekler olduğunu söyler.

Bugün Kudüs, kadim tarihinde olduğu gibi bir kez daha bağrında barındırdığı çaresiz ve kimsesizlerin yaşadıklarına insanları şahit tutarak tüm dünyayı imanın ve vicdanın eleğinden geçiriyor. Uzun tarihi boyunca iki kere yok edilip, yirmi üç defa işgal edilip elli iki kere saldırıya uğrasa da hala ayakta olduğunu, tevhidin yurdu olmaya devam ettiğini tevazusu ile haykırarak, insanlığı hakkı ve hukuku savunmada birliğe çağırır ve yanlış tarafta olmamaya davet eder. Kendisine sahip çıkmayanların inandığı değerler ve hakikatler ile barışık olamayacağını, kaybedilmiş en büyük savaşın kendi surları ve sınırları içerisinde değil sevdalısı olduklarını söyleyenlerin yüreklerini kuşatan tutkuları ve arzuları olduğunu haykırır.

Kudüs, bugün bize Hz Davud’u hatırlatır. Haklı isen ve inanıyorsan sapanındaki taşın bir gün mutlaka tanklara galip geleceğini söyler. Kudüs sokaklarında iffet abidesi Hz. Meryem’i, mabet sevdalısı Hz. Zekeriya’yı konuşur. Mihrapta babasına müjdelenen Hz Yahya’nın kim olduğunu düşündürür. Adeta Hz Yahya’nın bedelini ödediği bir hayat üzerinden “ İnandığınız değerler uğruna verilecek başınız yoksa hiçbir kıymetiniz yoktur.” der. Bereketli şehir Kudüs, kavmini esaretten kurtardıktan sonra “Mukaddes beldeye girin.” ilahi fermanına muhatap olduklarında “Sen ve Rabbin gidin, savaşın. Biz burada bekliyoruz.” diyerek inandığı tüm gerçeklere sırtını dönen ve ruhlarını bir türlü esaretten kurtaramayan bir kavmi hatırlatır. Beytü’l-Makdis’i inşa eden, saltanat sahibi Hz Süleyman’ı ve saltanata esir olmayan şükrünü anlatır. Bununla beraber onun yolunu takip etiklerini söyleyenlerin gücü ve otoriteyi ele geçirdiklerinde mukaddes beldede nasıl bir fitne ve fesadın alevini yakacaklarının haberini verir.

Kudüs kendinden önceki iki semavi dinin kutsalı iken neden son ilahi din İslam’ın da kutsalı kılınmıştır? Kudüs İslam’ın neden ilk kıblesi olmuş ve niçin Miraç hadisesi Kudüs’te gerçekleşmiştir? Çünkü Mescidi Aksanın kıble olması kendisinden önceki tevhit mirasına sahip çıkacak yegâne dinin İslam olduğunun, tevhidin son halkası İslam’ın sahip olmadığı bir Kudüs’ün acı ve çile çekmeye devam edeceğinin, insanlığın geleceğinin ancak onun eliyle tesisinin mümkün olacağının âleme ilanıdır. Nitekim tarihin şahitliği ile Müslümanların hâkim olduğu tüm zamanlarda Kudüs, ismiyle müsemma bir barış şehri olmuştur. Miraç ise Allah Rasulü’nün şahsında, kul ile Allah arasında kopmaz bir bağın olduğunu, maddi alem ile mana aleminin birbirine bağlı bulunduğunu ve dünyada yaşanan hiçbir hüznün, zalimlerin yaptığı hiçbir işkencenin ve uyguladıkları hiçbir terörün ebedi olmadığını haber verir.

Kudüs aynı zamanda Müslümanların elinde olduğu tarihlerde uğruna sekiz haçlı seferi düzenleyen Hristiyanların bugün neden Kudüs ile ilgili tüm iddialarından vazgeçtiklerini tefekkür etmemizi ister. Adeta dünyevileşenlerin istikamet ve geleceklerini kaybedeceklerini söyler. İbn-i Haldun “Coğrafya kaderdir.” der. Kudüs ise, bizlere kaderin içerisinde başka bir kaderin olduğunu söyler. Bu kader, coğrafyasında yaşananlara duyarsız, tepkisiz ve ilgisiz kalanların herkes gibi aynı akıbeti paylaşacakları gerçeğidir. Kısacası Kudüs kendi kaderinin sınırlarını aşan bir hakikat olduğunu ve bunun İslami ve insani bir değer taşıdığını söyler. Buna sahip çıkanların hâkim, çıkmayanların ise mahkûm olacağını belirtir. Özetle selâm şehri Kudüs, masumların kanı, gözyaşı ve çığlıkları ile bizleri kendisine yani özümüze sahip çıkmaya çağırır.

Kaynak: https://www.diyanethaber.com.tr/kudus-bize-ne-soyler-makale,482.html

Address

Kıran Mahallesi
Sakarya
0216

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Hacı Yakup Kıran Camii posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share