11/07/2024
Türkiye Örneği
Fetullah Gülen isimli şahıs, etrafında insan toplamaya şahsi donanımları yeterli olmadığı için Bediüzzaman Said Nursi tarafından Kuran Tefsiri olarak yazılan Risale-i Nur Külliyatı'nı kullanarak cemaatleşmeye başlamıştır. Türkiye'nin gidişatını, batılı ülkelerin menfaatleri doğrultusunda şekillendirmek için, görünürde ülkenin menfaatine çalışan bir ferdi gibi hareket etmiş, dindar insanların uzak kaldığı eğitim alanına girerek ümmetin akıllı, zeki çocuklarını bünyesine katmış, Işık Evleri adı altında gençleri 24 saat kontrol altında tutarak zihin ve gönül dünyalarını etkisi altına almış, takiyyeyi en büyük prensip kabul ederek "Takiyye, şakirdin abdestidir." demiş ve askeri okullara, üniversitelere, devlet okullarına, dershanelere, hastanelere, futbol kulüplerine, iş adamları derneklerine, sendikalarına, siyasete sızarak, bulundukları yerlerde kontrolü ele geçirmek için ömürlerini harcayan bir cemaat oluşturmuştur. Gençleri, İmanın ve İslamın hakikatlerinden uzaklaştırmak için, ilk zamanlarda kullandığı Risaleleri, Kuran-ı Kerimi ve Tefsirlerini okumayan, sadece Fetullah Gülen'in kitaplarının okunduğu bir gençlik oluşturmuştur.
Aynı, Asrı Saadet gibi mümtaz bir dönemde yaşadığı halde bundan nasibi olmayan Abdullah bin Ubey b. Selül, 1900'lü yıllarda Hindistan'daki Mirza Gulam Ahmed, 1910'lardan sonra Arabistan'daki Lawrence, 1990'larda Irak'ta faaliyet gösteren Muhammed Kesnizani, 1999'larda Pakistan'daki Tahiru'l Kâdiri gibi yaşadığı ülkenin halkına, değerlerine, tarihinine ve dinine ihanet ederek, batılı efendilerine hizmet etmek için bir ömrü zayi etmiş, Ümmeti Muhammed'in birliğine, beraberliğine, kardeşliğine zarar vermiş fakat maksadına erişemeden 15 Temmuz 2016 tarihinde ihaneti ortaya çıkmış ve faaliyetlerini küfrün kucağından yürütmeye devam etmektedir.
Bilinmelidir ki, Hak ile batıl arasındaki savaş kıyamete kadar devam edecektir. Bize düşen vazife, Kuran ve Sünnet ölçüsünü aşan kim olursa olsun o şahıs ve gruplardan uzak durmak, Efendimiz (sav)'in açtığı kutlu yolda yürümektir. İstikametimizi bozmadan ve tarihi ihanetleri de aklımızdan çıkartmadan, müminlerin arasına sokulmak istenen fitnelerden, tefrikalardan uzak durmaktır. Bu tarz örgütlenmelerin en büyük alametlerinden birisinin de toplumları özellikle de gençleri camilerden uzak tutmak olduğunun bilinmesi gerekir. Zira camilerden uzak kalan, cami cemaati arasına girmekten imtina eden insanlar, bu tarz yapıların tuzağına düşmeye ve maşası olmaya elverişli hale gelirler.
Haftanın Vaazı.. 12.07.2024 tarihli Ümmet Bilincini Zedeleyen İfsat Hareketleri konulu Haftanın Vaazı sitemize yüklenmiştir.