04/05/2026
4 MAYIS: BİR TARİH DEĞİL,
HAKİKATİN KIRILMA ANI
DERSİM’LE YÜZLEŞMEDEN YOL YÜRÜNMEZ
4 Mayıs
Devlet arşivlerine bir “karar” olarak geçti.
Ama bizim hafızamızda; yakılan ocakların, sürülen ailelerin, suskun bırakılan dillerin ve dara çekilen bir halkın başlangıcıdır.
Dersim Tertelesi bir güvenlik meselesi değildi.
Bir “isyan bastırma” hiç değildi.
Bu, bir halkın inancıyla, kimliğiyle, hafızasıyla hedef alınmasının adıdır.
Bu yüzden biz, bu günü sadece anmıyoruz.
Hatırlatıyoruz.
İsmini koyuyoruz.
Hakikati saklayanlara karşı yeniden söylüyoruz:
Bu bir soykırımdır.
Bu soykırımın en ağır simgelerinden biri, darağacına yürürken bile yolundan dönmeyen
Seyit Rıza’dır.
Onun şahsında;
Alişer’i, Zarife’yi, Yusufanlıları, Demenanlıları, Haydaranlıları…
Dara çekilenleri, kurşuna dizilenleri, mağaralarda yakılanları…
Sürgün yollarında kaybolan çocukları…
İsmi kayda geçmeyen, mezarı dahi olmayan tüm canlarımızı anıyoruz.
Seyit Rıza’nın o tarihsel sözleri hâlâ bu topraklarda yankılanıyor:
“Ben sizin yalanlarınızla baş edemedim, bu bana dert oldu.
Ama ben de sizin önünüzde diz çökmedim, bu da size dert olsun.”
Bu söz, sadece bir direnişin değil; bir hakikatin ifadesidir.
Çünkü Dersim’de diz çökmeyen sadece bir insan değildi, bir inançtı.
Bir yoldu.
Bir hakikat arayışıydı.
Bugün hâlâ bu soykırımı farklı isimlerle anlatmaya çalışanlar,
Bugün hâlâ Dersim’i bir “dosya” gibi kapatmak isteyenler bilmelidir ki:
Dersim kapanmadı.
Dersim konuşulmadı.
Dersimle yüzleşilmedi.
Ve yüzleşilmeden, bu topraklarda gerçek bir barış kurulamaz.
Biz Türkiye Alevi Federasyonu olarak bir kez daha açıkça ifade ediyoruz:
Dersim Tertelesi bir soykırımdır.
Bu katliamın sorumluluğu tarihseldir ve inkâr edilemez.
Bu ülkenin demokratikleşmesi, bu hakikatle yüzleşmekten geçer.
Helalleşme adı altında sunulan yüzeysel yaklaşımlar gerçeği örtmez.
Bizim talebimiz açıktır:
Hakikat açıklanacak, arşivler açılacak, adalet yerini bulacak.
Çünkü bizim yolumuzda;
Unutmak yoktur.
Rızasızlık vardır.
Hakikat vardır.
Bugün,
Dersim’de yitirdiğimiz tüm canları,
Seyit Rıza’yı ve yol arkadaşlarını,
İnancı için dara yürüyenleri,
Kimliği için sürgün edilenleri,
Adı bilinmeyen ama acısı yüreğimizde olan herkesi…
Aşk ile, rızalık ile, hakikat ile anıyoruz.
Türkiye Alevi Federasyonu