Tuhfe İlim Merkezi

Directions Website

Tuhfe İlim Merkezi TUHFE, Kars il merkezinde üniversite öğrencilerine Medrese usulünde İslâmî İlimlerin okutulduğu herhangi bir kâr amacı gütmeyen ilim ve fikir merkezidir.

06/10/2026

Camide Buna Dikkat Et!
Resûlullah ﷺ haber veriyor: Bir kimse evinde güzelce abdest alır, Allah’ın farzlarından birini eda etmek için camiye doğru yürürse, attığı adımlardan biri günahını siler, diğeri derecesini yükseltir. Camiye gelip namazını kıldıktan sonra da bu ikram devam eder. Namaz kıldığı yerde bulunduğu müddetçe melekler onun için: “Allah’ım onu bağışla, Allah’ım ona merhamet et, tövbesini kabul et.” diye dua ederler; yeter ki orada kimseye eziyet etmesin ve abdestini bozmasın.

04/10/2026

Hayırlı Bir İş Yapmaya Niyet Etmişsiniz Hemen Yapın.
Erteledikçe şeytan ve nefis sizi onu yapmaktan alıkoyacaktır.

03/10/2026

EFENDİMİZ’İN (S.A.V.) ÂHİR ZAMANDA HABER VERDİĞİ FİTNELER

Resûlullah ﷺ şöyle buyurmuştur:

«بَادِرُوا بِالْأَعْمَالِ فِتَنًا كَقِطَعِ اللَّيْلِ الْمُظْلِمِ، يُصْبِحُ الرَّجُلُ مُؤْمِنًا وَيُمْسِي كَافِرًا، أَوْ يُمْسِي مُؤْمِنًا وَيُصْبِحُ كَافِرًا، يَبِيعُ دِينَهُ بِعَرَضٍ مِنَ الدُّنْيَا»

“Karanlık gecenin parçaları gibi gelecek fitnelerden önce salih amellerde acele edin. Kişi sabah mümin olduğu hâlde akşama kâfir, akşam mümin olduğu hâlde sabaha kâfir olur; dünya menfaatinden bir şey karşılığında dinini satar.”
(Müslim, Îmân, 186)

Efendimiz ﷺ, insanın hak ile bâtılı ayırt etmekte zorlanacağı karanlık fitne dönemlerine karşı ümmetini uyarmış; bu zamanlara hazırlığın yolunu da imanı salih amellerle güçlendirmek olarak göstermiştir.

01/10/2026

GÜNAHIN İLACI ALLAH’A DÖNMEKTİR

İbn Atâullah el-İskenderî şöyle der:

وَرُبَّمَا قَضَى عَلَيْكَ بِالذَّنْبِ، فَكَانَ سَبَبًا فِي الْوُصُولِ.

“Allah bazen senin hakkında bir günah takdir eder de o günah, kendisine ulaşmana vesile olur.”

Günahın kendisi insanı Allah’a yaklaştırmaz. Fakat günahın ardından gelen pişmanlık, mahcubiyet, gözyaşı ve samimi bir tövbe, kulun yeniden Rabbine yönelmesine vesile olabilir.

İnsan günah işlediğinde şeytan ona: “Artık Allah’ın huzuruna çıkamazsın!” der. Hâlbuki günahın çaresi Allah’tan uzaklaşmak değil, daha büyük bir ihtiyaçla Allah’a dönmektir.

29/09/2026

En Faziletli Sadaka Hangisidir?
​Bir gün bir sahabi, Peygamber Efendimiz’e (s.a.v.) gelerek şöyle bir soru sordu:
“Ey Allah’ın Resûlü! Hangi sadakanın sevabı daha büyüktür?”
​Allah Resûlü (s.a.v.) şöyle buyurdu:
​“Sağlıklı olduğun, mala düşkünlük gösterdiğin, fakirlikten korkup zengin olmayı umduğun halde verdiğin sadakadır. (Hayatını) can boğaza gelip de ‘Filana şu kadar, falan kimseye bu kadar’ diyeceğin anaya kadar erteleme; zira o zaman zaten o mal varislerden filanın olmuştur.” (Buhârî, Zekât 11; Müslim, Zekât 92)

27/09/2026

Tevekkülsüz Tedbir Felaketin Olur!
Kendi aklına ve gücüne güvenip her şeyi kontrol etmeye çalışmak seni korumaz, tüketir.
Açıklama:
تَدْبِيرُكَ تَدْمِيرُكَ
(Tedbîruke Tedmîruke)
İbn Ataullah el-İskenderî’nin işaret ettiği gibi; Allah’ı ve takdiri hesaba katmadan, tamamen kendi aklına, gücüne ve planlarına sığınarak aldığın tedbir senin yıkımın olur.
Çabalamak senin görevin, sonucu üstlenmek ise teslimiyetin gereğidir. Elinden geleni yap, gerisini O’na bırak ve zihnini kaygıdan rahatlat.

“Sana kavuşmayı kaçıranın nasibi pişmanlıktır;sen kimin gayesi olursan, yüce himmetler onu yükseltir.”Bu, 16 beyitten ol...
27/09/2026

“Sana kavuşmayı kaçıranın nasibi pişmanlıktır;
sen kimin gayesi olursan, yüce himmetler onu yükseltir.”
Bu, 16 beyitten oluşan şiirin ilk beytidir. Şiir, hicrî VIII. asrın sonları ile IX. asrın başlarında yaşayan Şâzelî şeyhi, mutasavvıf ve şair Şeyh Ali b. Muhammed Vefâ’ya (759–807) nispet edilmektedir.
Şair, Resûlullah’a ﷺ duyduğu derin muhabbeti dile getirir. Ona yakınlıktan mahrum kalmanın sonu pişmanlık; onu sevmeyi ve ona tâbi olmayı hayatının en büyük gayesi hâline getirmenin neticesi ise mânevî yükseliştir. Buradaki “vuslat”, yalnızca bedenen kavuşmayı değil, sünnetine uyarak Resûlullah’a ﷺ mânen yakınlaşmayı da ifade eder.

26/09/2026

Hz. Âdem ile Hz. Havvâ’nın Bize Öğrettiği: Rabbine Dön!

Hz. Âdem ile Hz. Havvâ hata ettiklerinde Rablerinden kaçmadılar; mazeret üretmeden kusurlarını kabul edip O’na yöneldiler:

قَالَا رَبَّنَا ظَلَمْنَا أَنْفُسَنَا وَاِنْ لَمْ تَغْفِرْ لَنَا وَتَرْحَمْنَا لَنَكُونَنَّ مِنَ الْخَاسِر۪ينَ

“Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen mutlaka hüsrana uğrayanlardan oluruz.”
(A‘râf, 7/23)

İnsanı kurtaran, hiç hata etmemesi değil; hatasını fark ettiğinde kibirlenmeden Rabbine dönmesidir. Günah işlediğinde Allah’tan uzaklaşma; Hz. Âdem ile Hz. Havvâ gibi kusurunu itiraf et, bağışlanma dile ve yeniden Rabbine yönel.

24/09/2026

Seni daha anne karnındayken yalnız bırakmayan Rabbin, dünyaya geldiğinde hiçbir şeye gücün yetmezken rızkını başucunda hazır eden Rabbin, büyüdüğünde seni yalnız bırakır mı?

Sen O’nu tanımıyorken O seni biliyor, koruyor ve rızıklandırıyordu. Şimdi O’nu tanıdıktan sonra niçin O’ndan kaçıyorsun?

Gaflete düştün diye başka kapılarda dolaşma. Günah işledin diye Allah’tan uzaklaşma. Gafletinle de O’na dön, günahınla da O’na dön, aczinle de O’na dön.

Yûnus aleyhisselâm karanlıkların içinde yine O’na döndü:

لَا إِلٰهَ إِلَّا أَنْتَ سُبْحَانَكَ إِنِّي كُنْتُ مِنَ الظَّالِمِينَ

Âdem aleyhisselâm hata ettiğinde yine O’nun kapısına geldi:

رَبَّنَا ظَلَمْنَا أَنْفُسَنَا وَإِنْ لَمْ تَغْفِرْ لَنَا وَتَرْحَمْنَا لَنَكُونَنَّ مِنَ الْخَاسِرِينَ

Çünkü kulun hatasından sonraki sığınağı da Allah’tır. O’ndan kaçılacak başka bir yer değil; yine O’na kaçılır.

فَفِرُّوا إِلَى اللَّهِ
“Öyleyse Allah’a kaçın.” (Zâriyât 51/50)

22/09/2026

Bir günahkârdan şöyle bir söz duymuştum:

“Hocam, çok ibadet ettim, çok taatte bulundum ve bunlardan lezzet aldım. Fakat hiçbirinde tövbe ederken aldığım lezzeti alamadım. Bir günah işlemiştim; Allah’a yalvarıyor, yakarıyor, af diliyordum. O anda öyle bir hâl yaşadım ki o lezzeti başka hiçbir şeyde bulamadım.”

İşte İbn Atâullah el-İskenderî’nin şu hikmeti tam da burada anlam kazanıyor:

رُبَّ مَعْصِيَةٍ أَوْرَثَتْ ذُلًّا وَافْتِقَارًا خَيْرٌ مِنْ طَاعَةٍ أَوْرَثَتْ عِزًّا وَاسْتِكْبَارًا

“Nice günah vardır ki zillet ve Allah’a muhtaçlık hissi doğurur; nice ibadet de vardır ki insanda kendini beğenme ve kibir meydana getirir.”

Mesele günahın hayırlı olması değildir. Mesele, günahın ardından kulun Rabbine nasıl döndüğüdür.

Bazen bir ibadet insanı kendine hayran bırakır; bir günah ise insanın ne kadar aciz ve Allah’a ne kadar muhtaç olduğunu gösterir. İnsan ibadetiyle kendini görmeye başlarken, tövbesiyle Rabbini görmeye başlayabilir.

Öyleyse mesele yalnızca ne yaptığımız değil, yaptıklarımızın kalbimizde ne bıraktığıdır: İbadet bizi kibre değil kulluğa; hata ise ümitsizliğe değil tövbeye götürmelidir.

Address

Şehitlik Mahallesi Ahmet Arslan Caddesi No. 9 ,/Merkez-Kars
Kars

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Tuhfe İlim Merkezi posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Shortcuts

Share