06/06/2026
Ahlâkı Dar Kalıplardan Çıkarıp Bir Hayat Tarzı Hâline Getirmeliyiz
Bugün yaşanan ahlâk krizinin en önemli sebeplerinden biri, ahlâk kavramının daraltılması ve içinin boşaltılmasıdır. Ahlâk denildiğinde çoğu zaman sadece zühd, iffet veya belirli bazı davranışlar akla gelmektedir.
Hatta iffet dahi çoğu zaman yalnızca kadın üzerinden değerlendirilmektedir. Oysa ahlâk, hayatın belli bir alanına sıkıştırılabilecek bir kavram değildir.
Nebevî anlayışta ahlâk; doğruluktan adalete, emanetten merhamete, cesaretten tevazuya, liyakatten sabra kadar hayatın bütün alanlarını kuşatan bir çatı kavramdır.
Bu sebeple ahlâkı sadece kişisel dindarlığa veya belirli davranış kalıplarına indirgemek doğru değildir.
Ahlâk; insanın Rabbine, kendisine, ailesine, topluma ve bütün mahlûkata karşı duruşunu belirleyen bir hayat tarzıdır.
Ahlâk krizini aşmanın yolu da ahlâkı dar kalıplardan kurtarıp yeniden hayatın merkezine yerleştirmekten geçmektedir.