Ebediyet Yolcusu

Ebediyet Yolcusu https://www.facebook.com/edebiyet.yolcusu https://www.facebook.com/edebiyet.yolcusu
dostlarınızı da bu güzelliğe davet eder misiniz ?

11/04/2025

BİLİNÇ ALTI TEMİZLİĞİ (!)

Son yıllarda dinî düşüncemiz ve yaşantımız için ciddi ölçüde sıkıntılı gördüğüm bir meseleden söz edeceğim. Söyleyeceğim şeyler, belki benim takipçilerim içinde de mevcut olan ve bu işlerle uğraşan kimseleri memnun etmeyebilir ancak hakkın hatırı âlîdir, kimsenin hatırı ile değişilmez.

Sizler de mutlaka görmüşsünüzdür (görmemek ne mümkün!), gerek sosyal medyada gerekse başka platformlarda hemen her vesile ile karşımıza “kuantum”, “çakra açma”, “bilinç altı temizliği”, “meditasyon”, “yoga”, “reiki”, “ruhsal enerji” gibi kavramlar çıkıyor. Bu işle uğraşan “kuantumcular”, “enerjiciler”, “meditasyoncular” çeşitli vesilelerle gündeme geliyor.

Bunlar insanların ruhsal sorunlarını çözümleme yolunda onlara rehberlik edeceklerini, geçmişin ağır yüklerinden kurtulacaklarını, ruhlarını yaşam enerjisi ile dolduracaklarını, insanlarla ve tabiatla uyumlu hale getireceklerini vaad ederek çeşitli eğitimler, seminerler, online kurslar düzenliyorlar. Gözlemleyebildiğim kadarıyla muhafazakâr çevrelerde de bu tarz faaliyetlere ilgi duyan, katılan, dahası bizzat bunları koordine eden bir hayli kesim var.

Ben kendi adıma bu tür faaliyetlerde iki yönden sıkıntı olduğunu düşünüyorum:

Bunların ilki şu: Söz konusu kavramların büyük bir kısmı eski uzak doğu inançlarının (Budizm, Hinduizm, Konfüçyüsçülük, Taoizm) yeni bir formata sokularak çağdaş hale getirilmiş formları olmanın ötesine gitmiyor. Konuya ilişkin yapılan araştırma ve yayınların neredeyse tamamı, bu kavramların uzak doğu inançları ile bir şekilde bağlantısı olduğunu söylüyor. Bu uzak doğu inançları ise temeli vahye dayalı olmayan, insan ürünü olan bir takım inançlar.

Nitekim Din İşleri Yüksek Kurulu, yoga yapmanın hükmüne ilişkin sorulan bir soruya şu şekilde cevap vermiştir:

“Yoga, Hinduizm ve Budizm’de kişiye birtakım ilâhî bilgiler ve yetenekler kazandırarak onun arınmasına ve hakikate ulaşmasına aracı olması amacıyla uygulanan bir yöntemdir. Son yıllarda ülkemizde bedensel egzersiz ve psikolojik terapi faaliyetleri görünümünde yaygınlaşan yoga merkezlerinin önemli bir kısmı kendilerini bu dinlerden ayrıştırarak bağımsız yoga uygulayıcısı oldukları söylemiyle faaliyet göstermektedirler. Ancak yoganın dinî bir yönünün bulunmadığı ve zihinsel arınmayı amaçlayan alıştırmalar olduğu söylemi tam olarak gerçeği yansıtmamaktadır. Çünkü Hint dinlerinde yoga, dinî bir uygulama olarak varlığını sürdürmektedir.

Buna göre bir Müslüman’ın, başka bir dinin inanç ve ibadetlerine dayandığını bilerek yoga yapması caiz değildir. Zira bir Müslümanın İslâm’ın inanç esaslarını ve temel prensiplerini göz ardı etmesi, başka dinlere ve inançlara ait ibadet şekillerinden medet umması ve bunları benimsemesi düşünülemez.”

Diyanet İşleri Başkanlığı, bu tür inanç ve uygulamalara dikkat çekmek amacı ile 221 sayılı dergisini (2009 yılı) tamamen bu konuya ayırarak önemli bazı uyarılarda bulunmuştur.

(https://www2.diyanet.gov.tr/DiniYay%C4%B1nlarGenelMudurlugu/DergiDokumanlar/Aylik/2009/mayis_2009.pdf)

Modern çağın sekülerleşmiş ve bu sebeple maneviyatını kaybetmiş, hissizleşmiş, ruhsuzlaşmış ve mutluluğunu yitirmiş olan, arayışlar içinde olan insanlarına kaynağı vahye dayalı hak din olan, fıtratın ihtiyaçlarını gerçek olarak karşılayabilecek yegâne inanç ve yaşama biçimi olan İslam’ı sunmak yerine uzak doğu inançlarının allanıp pullanarak, yeni bir forma büründürülerek sunulması, farkında olarak ya da olmayarak İslam’ın insanlarla buluşmasının önüne bir tür set çekiyor.

Allah’ın dini olan İslam dışında hiçbir inanç, uygulama, ritüel, yoga, meditasyon insanların ruhsal ve bedensel ihtiyaçlarını karşılama gücüne sahip değildir. Rabbimiz bu konuda şöyle buyuruyor:

“Sen yüzünü hanîf olarak dine, Allah insanları hangi fıtrat üzere yaratmış ise ona çevir. Allah'ın yaratışında değişme yoktur. İşte dosdoğru din budur; fakat insanların çoğu bilmezler.” (Rum 30/30)

Bir başka âyette ise Rabbimiz, kalplerin Allah’ı anma dışında bir yolla huzur bulamayacağını açık bir biçimde ifade ediyor:

“Bilesiniz ki, kalpler ancak Allah'ı anmakla huzur bulur.” (Râʽd 13/28)

Bu tür inanç ve uygulamaların muhafazakâr çevrelerde yaygınlaşması kanaatimce şöyle bir sıkıntıyı da beraberinde getiriyor: İnsanlar dinde var olan zikir, şükür, sabır, takva, ihlas, tevekkül gibi kavramları hayatlarından yavaş yavaş çıkararak bunların yerine yoga, meditasyon, çakra, reiki gibi İslam’ın dışındaki çevrelerin kavramlarına bağlanmaya, hayatlarını bu kavramlar merkezinde şekillendirmeye, bu kavramların felsefesinin etkisine girmeye başlıyorlar.

Ruhun ve bedenin rahatlamasını namazda aramak yerine yoga ve meditasyonda aramaya başlıyor. Allah’ı zikrederken duymadığı hazzı meditasyon yaparken elde etmenin peşine düşüyor. İslam’ın ortaya koyduğu inanç, ibadet, ahlak ve yaşam biçimi bir zaman sonra bu tür faaliyetlerle uğraşanların bir kısmının gözünde anlamını yitiriyor, şekilsel bir hale geliyor, huzur ve mutluluk başka kaynaklarda aranıyor.

Şuurlu bir Müslümanın kıblesi kâbe, rotası Allah’ın rızasıdır. O, hayata Allah’ın bakılmasını istediği noktadan bakar. Onun hayatındaki örnek şahıs “yaşam koçları”, “bilinç altı temizleyicileri”, “meditasyoncular” değil Allah Resûlü (s.a.v.), ashab-ı kiram ve ilmi ile âmil âlimlerdir.

Şuurlu bir Müslümanın hayat pergelinin sabit ayağı Kur’an üzerine dayanmaktadır. O, bilinç altını tövbe ile temizler, hakkını yediği kimseler ile helalleşerek günah yüklerinden kurtulmayı arzular. Zorluklar karşısında sabır ve namazla Allah’tan yardım diler. Mutluluk ve hüznünü Rabbi ile paylaşır, dua eder. Onun irade eğitiminin temelinde oruç vardır. Toplumun fakir ve zayıf kesimi ile ilişkisini zekât, sadaka, infak gibi kavramlar üzerinden sürdürür.

Şuurlu Müslüman kâinat ile birlikte olma şuurunu, bütün kâinatın Allah’ı tesbih ve zikrettiği bilinci üzerine kurar. Allah’ın isimlerini (esmaü’l-hüsna) “iyi bir eş bulmak”, “maddi sıkıntılarını gidermek”, “insanları kendisine bağlamak” gibi dünyevi işlere alet etmez, bu isimleri Rabbini tanıtan birer ipucu gibi görür, öğrenir, bu isimlerin varlık âlemindeki tecellilerini inceler, Allah’a o isimler ile dua eder.

Rabbimiz, bizleri Kur’an ve sünnetin ortaya koyduğu kavramlara sahip çıkan, huzur ve mutluluğu İslam dışında başka inanç ve uygulamalarda aramayan, Namazı ruhun gıdası, zikri kalbin huzuru, orucu iradenin düzenleyicisi, zekâtı kardeşliğin köprüsü, haccı evrensel kardeşliğin sembolü olarak gören, İslam’ı bize dünya ve âhirette huzur ve saadetin kapılarını açan bir yaşam tarzı bilen şuurlu müminlerden eylesin.

Soner Duman 13 Şevval 1446 - 11 Nisan 2025 Cuma

İstikamette kalmak için;*İman*İbadet / Salih Amel*Güzel Ahlak*Bilgi*SamimiyetSahibi Olmalıyız
27/09/2024

İstikamette kalmak için;
*İman
*İbadet / Salih Amel
*Güzel Ahlak
*Bilgi
*Samimiyet
Sahibi Olmalıyız

22/07/2024
07/06/2024

Rabbimizin yıl içerisinde bize diğer günlere kıyasla daha farklı fırsatlar sunduğu zamanlar vardır. Ramazan ayı, Kadir Gecesi gibi. Zilhicce ayının ilk 10 günü de böyle fırsatların bize sunulduğu zamanlardan biri. Fecr Suresi'nin ikinci ayetinde yemin edilen 10 gece, Zilhicce'nin ilk 10 gecesidir.

Zilhicce ayı - ilk 10 günü - hakkında Efendimiz aleyhisselam şöyle buyuruyor:

"Başka günlerin hiçbirinde, -zilhiccenin ilk on gününü kastederek- şu günlerde işlenecek amel-i sâlihten, Allah katında, daha sevimli hiçbir amel yoktur."

-Allah uğrunda yapılacak cihad da mı üstün değildir, Yâ Resûlallah? dediler.

-"(Evet) Allah yolunda yapılacak cihad da. Ancak malını ve canını tehlikeye atarak cihada çıkan, şehit olup dönmeyen kimsenin cihâdı başka. (O, bundan üstündür), buyurdu."

☞Buhârî, Îdeyn 11. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Savm 61; Tirmizî, Savm 52; İbni Mâce, Sıyâm 39.

Hac ibadetinin yerine getirileceği günlerin içinde bulunduğu zilhicce ayının ilk on günü hakkında vârit olan bu hadîs–i şerîf, başta oruç olmak üzere bu günlerde yapılacak ibadetlerin, senenin diğer günlerinde yapılacak ibadetlerden üstün olduğunu müjdelemektedir. Bu on günün onuncu günü kurban bayramı günüdür (yevmü'n-nahr) . O gün oruç tutulmaz. Bu durumda hadiste söz konusu edilen fazilet, zilhiccenin ilk dokuz gününe yönelik olmaktadır.

Bugünlerde yapılacak ibadet ve iyiliklerin cihad ile kıyaslanması ve şehit olduğu için geri dönmeyen kimsenin cihadı hariç, diğer cihadlardan da faziletli olduğunun bildirilmesi bu günlerin önemini göstermeye yeter.

☞Prof. Dr. M. Yaşar Kandemir, Riyazüs Salihin, Erkam Yayınları

Gelin birlikte bu kıymetli günleri en güzel şekilde değerlendirelim 💫

30/09/2023

Merhum HACIVEYİSZADE MUSTAFA EFENDİ’NİN DUASI

Yastığım seccade olsun, uykum namaz kılsın, soluğum zikir çeksin Allah’ım. Ayağımdan başıma, doğduğumdan bu yaşıma bütün günahlarıma tövbe yâ Rabbi!

Öleceğime bütün kalbimle inanıyorum,
Azrail‘i karşıma güler yüzle çıkar yâ Rabbi!

Gözümün ışığını, beynimin dimağını, elimin, kolumun, ayaklarımın direncini, tüm vücudumun güç ve kuvvetini elimden alma yâ Rabbi!

Bakışım ibâdet, sükûtum tefekkür olsun. Konuşmam zikir yapsın. Göz açıp kapayıncaya kadar bizi nefsin elinde bırakma yâ Rabbi!

Her nefeste dilimi zikirden, kalbimi şükürden, beynimi fikirden ayırma yâ Rabbi!

Aileme kötülük yapmak isteyenlere mani ol Allah’ım.

Allah’ım, günahlarını affettiğin sıddıklardan eyle. Onların sohbetlerine, zikirlerine ilhak eyle yâ Rabbi!

Yeni doğmuş sübyan gibi karşına çıkarmayı nasip eyle! Bizleri salih kulların arasına katıver. Defterimin kapanmayacağı hayırlar yapmayı nasip et. Naim cennetinin vârislerinden eyle. Annemi ve babamı affet. Kabirde yüzümü kara çıkarma yâ Rabbi!

İçtiğimiz, bu dünyada ‘Zemzem’, öbür dünyada ‘Kevser’ olsun.

Geçtiğimiz, bu dünyada ‘doğru yol’, öbür dünyada ‘Sırat’ olsun.

Aldığımız, bu dünyada ‘güzel âhlâk örneği’, öbür dünyada ‘nurlu berat’ olsun.

Girdiğimiz, bu dünyada ‘Mekke-Medine’, öbür dünyada ‘Cennetü’l âlâ’ olsun.

Gördüğümüz, bu dünyada ‘Beytullah, Ravza-i Mutahhara, Mina, Arafat, Müzdelife, Uhud’ olsun, öbür dünyada ‘Cemalullah’ olsun.

Azığımız, hem bu dünyada hem öbür dünyada ‘takva, güzel amel, güzel ahlak” olsun

Sofralarımız, ‘ilim sofrası‘ olsun.

Dostlarımız, bu dünyada ‘Hak dostları, âlimler, dervişler’ öbür dünyada da ‘Peygamberler Ordusu’ olsun inşallah!

Lâ İlâhe İllâllah. Kalbimizi Karartma!

Lâ İlâhe İllâllah. Rızkımızı Daraltma!

Lâ İlâhe İllâllah. Bizi imansız bırakma!

Lâ İlâhe İllâllah. Kabirde bizi bunaltma!

Lâ İlâhe İllâllah. Kendi kapından başka kapı aratma.

Lâ İlâhe İllâllah. Kendine kul, Habibine ümmet olmaktan bizi bir an bile ayırma.

Lâ İlâhe İllâllah. Hesapsız sabır ver.

Lâ İlâhe İllâllah. Azapsız kabir ver bizlere Allah’ım.
Âmin.

Address

Gemlik

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Ebediyet Yolcusu posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Place Of Worship

Send a message to Ebediyet Yolcusu:

Share