HAYAT KİTABI KUR'AN

HAYAT KİTABI KUR'AN Kur'an-ı Kerim'in dışında hiç bir kaynağı dinin öğesi olarak görmeyen iman sahipleri var olsun. Hayat Kur'an-ı Kerim ile şekillenmiyorsa insana zuldür.

15/07/2023

İSLAM DİNİ SENDEN NE İSTER? (1)

✓ Din sana nasıl üreteceğini söylemez: Üretmeni ve paylaşmanı söyler!

✓ Din sana ne şekilde yöneteceğini söylemez: Adil yönetmeni söyler!

✓ Din sana kim gibi olacağını söylemez: Dosdoğru olman gerektiğini söyler!

✓ Din sana ne giyeceğini söylemez: Görünmemesi gereken yerlerini örtmeni söyler!

✓ Din sana dil öğretmez: Dilini güzel kullanmanı söyler!

✓ Din sana coğrafya, matematik, biyoloji, tıp vs. öğretmez: Tüm bunları öğrenecek kapasiten olduğunu söyler!

✓ Din sana herhangi bir ırka ait olunca mutlu olacağını söylemez: gerçek mutluluğun Allah'ı hatırdan çıkarmamak olduğunu söyler.

✓ Din sana Abdullah'ın oğlu Muhammed'in nasıl yaşadığını söylemez: Allah'ın elçisi Hz. Muhammed'in nasıl yaşadığını söyler!

✓ Din sana hangi kisvenin içinde Allah dostu, hangi kisvenin içinde şeytan dostu olduğunu söylemez: Kisveyle dostluğun alakası olmadığını söyler!

✓ Din sana eskilerin söylediklerinin toptan masal mı, hakikat mi olduğunu söylemez: Masalla hakikati ayırt edecek akıl sahibi olduğunu ve seçmen gerektiğini söyler!

✓ Din sana nasıl yıkanacağını, hangi marka sabun ve şampuan kullanacağını söylemez: Temiz olman gerektiğini söyler!

✓ Din sana Muhammed'in kılının kutsal olduğunu söylemez: Ona gelen vahyin kutsal olduğunu söyler!

✓ Din sana "din devleti" kurmanı söylemez: adalet devleti kurmanı söyler!

✓ Din senden ne kadar dindar olduğunu insanlara ispatlamanı istemez: Ne kadar insan olduğunu göstermeni ister!

✓ Din senden "dinci" olmanı istemez: dine uymanı ister!

✓ Din sana yüzde yüz güvenilecek "kitaplar" söylemez: Şüphe edilmeyen tek kitap (Kur'an) olduğunu söyler!

✓ Din senden havalanıp "uçak olmanı" istemez: uçacak aygıtlar yapmanı ister!

✓ Din senden "ötekilerin" cennete mi cehenneme mi gideceği hakkında fikir sahibi olmanı istemez: senin hangisine gideceğin hakkında kaygılanmanı ister!

✓ Din senden "şucu müslüman","bucu müslüman" olmanı istemez: Sadece müslüman olmanı ister!

✓ Din senden kaderci olmanı istemez: kaderinin senin çabana bağlı olduğunu söyler!

✓ Din senden kaderi/ölçüyü/yaradılışı/sünnetullahı/ değiştirmeni istemez: kadere/ölçüye/yaradılışına uyumlu ve razı olarak yaşamanı ister!

✓ Din senden sayı, çokluk, çoğunluk istemez: içerik, nitelik, içtenlik, samimiyet ister!

✓ Din senden tembellik istemez: gereğini yaptıktan sonra tevekkül ister!

✓ Din senden "gâvura" sövmeni istemez: "gâvurun" hakkını dahi teslim etmeni ister!

✓ Din senden tövbe almanı istemez: tövbe etmeni ister!

✓ Din senden "tesbih" çekmeni, boncuk çevirmeni istemez: tesbih etmeni ister!

✓ Din senden Allah'a sadece inanmanı istemez: aynı zamanda O'na güvenmeni ister!

✓ Din senden ruhbanlık istemez: ibadet ister, ahlak ister!

✓ Din senden işgal istemez: fetih ister!

✓ Din senden "fırka-i naciyeden" olmanı istemez: fırka-i hakikatten olmanı ister!

✓ Din senden ölülerden yardım istemeni istemez: ölülere yardım edip onları güzelce gömmeni ister!

✓ Din senden canını istemez: canını, malını cennet karşılığı satın almak ister!

✓ Din senden kelle keserek adam eksiltmeni istemez: gönül kazanarak yürek çoğaltmanı ister!

✓ Din senden zafer istemez: sefer ister!

✓ Din senden şehvetini öldürmeni istemez: sehvetine hükmetmeni ster!

✓ Din senden ırkını yüceltmeni veya ırkından nefret etmeni istemez: ırkını sevmeni, diğer ırkların da senin ırkın kadar değerli olduğunu bilmeni ister!

✓ Din senden günahsız olmanı istemez: günahına tövbe etmeni ister!

✓ Din senden mükemmel olmanı istemez: adam olmanı, insan olmanı ister!

✓ Din senden tarikat, mezheb, meşrep, klik istemez: İnsan olup İslam'a girmeni ister!.

✓ Din senden cübbeli, takkeli, kippalı adamların tezgâhlarından beğendiğin dini almanı istemez: Allah'ın dinine teslim olmanı ister!

✓ Din senden çok bilmeni istemez: doğru bilmeni ister!

✓ Din senden mutlaka galip gelmeni, zaferler kazanmanı istemez: dosdoğru ve yiğitçe savaşmanı ister!

12/06/2023

İNSANOĞLUNUN "BÜYÜK" KEŞİFLERİ!

📌İnsanoğlu daha çok üretmek için sabanı; ürettiğini yığmak, tekel oluşturmak için ambarı keşfetmiştir.

📌İnsanoğlu önce tarlayı, işbirliğini, imeceyi; sonra fabrikalar kurup emek sömürmeyi keşfetmiştir.

📌İnsanoğlu önce parayı; sonra "parayı bulmayı" keşfetmiştir.

📌İnsanoğlu hayatı daha iyi okuyup kavramak için kitabı;
tek tip insan yetiştirmek için okulu keşfetmiştir.

📌İnsanoğlu önce birlik olmayı; sonra ideolojik olmayı keşfetmiştir.

📌İnsanoğlu önce sadece insanlıkta eşit olmayı; sonra sadece renkte, kanda, kavimde, soyda, cinsiyette eşit olmayı keşfetmiştir.

📌İnsanoğlu efendi olabilmek için köleliği; köle olabilmek için efendileri keşfetmiştir.

📌İnsanoğlu iki ayak üzerinde durmak için omurgasını; eğilerek, bükülerek, sürünerek, diz çökerek yaşamak için "omurgadan" kurtulmayı keşfetmiştir.

📌İnsanoğlu önce Tanrı'yı; sonra Tanrılar yaratmayı, sonra Tanrı olmayı keşfetmiştir.

📌İnsanoğlu önce dini; sonra din ticaretini keşfetmiştir.

📌İnsanoğlu önce mağdur olmayı; sonra mağdur etmeyi keşfetmiştir.

📌İnsanoğlu önce zühd ve takvayı; sonra tembelliği, münzeviliği, çileciliği keşfetmiştir.

📌İnsanoğlu önce insan ve irade özgürlüğünü; sonra vahşi hayvan özgürlüğünü keşfetmiştir.

📌İnsanoğlu önce abdallığı; sonra aptallığı keşfetmiştir.

📌İnsanoğlu önce şehirler kurmayı; sonra şehirlere üst üste beton mezarlar (binalar) yapıp, insanları diri diri gömmeyi keşfetmiştir.

📌İnsanoğlu önce felsefeyi; sonra safsatayı keşfetmiştir.

📌İnsanoğlu önce kardeşliği; sonra kardeş katlinden elde edilen hasılatı ve "sevabı" keşfetmiştir.

📌İnsanoğlu anlatamadıklarını anlatabilmek için yazıyı;
anlamlandıramadıklarını anlatabilmek için şiiri;
anlatamadıklarına anlatabilmek için sükûtu;
anlayamadıklarını taşlamak için cehaleti keşfetmiştir.

Ramazan Yaman

İSLAM, İNSANLAR DİN DEVLETİNE İHTİYAÇ DUYMASIN DİYE, ÇOBANA İHTİYAÇ DUYMASIN DİYE İNDİRİLMİŞTİR.Hayatınızın her yerine "...
04/06/2023

İSLAM, İNSANLAR DİN DEVLETİNE İHTİYAÇ DUYMASIN DİYE, ÇOBANA İHTİYAÇ DUYMASIN DİYE İNDİRİLMİŞTİR.

Hayatınızın her yerine "din" doldurursanız din ağırlaşır, hayat hantallaşır. Çekemezsiniz ve çekilmez olursunuz. Sizi din de çekemez!

Din (İslam) insana kolaylıktır, hafifliktir. Bütün emir ve yasakları insan olmayı kolaylaştırmak içindir. Çünkü insan olmanın sorumluluğu ağırdır.

Din ağır bir şey değildir, onu insan ağırlaştırır. İslam kolaylık dinidir. "Allah sizin için kolaylık diler, zorluk istemez" ayeti sadece dinin kolaylığını kast etmez; dinin kolaylaştırdığı hayatı da kast eder.

Hayatı din adına ağırlaştıran, çoğaltan, yaşanmaz ve çekilmez kılan, karmaşık kılan Allah değil, Allah adına hüküm veren, hüküm koyan din adamlarıdır.

Din adamının dini din adamının, Allah'ın dini Allah'ındır.
Allah'ın dini, din adamlarına gereksinim duyacak kadar karmaşık değildir. Din adamlarının karmaşık ve çekilmez hale getiremeyeceği kadar sade ve kolaydır. Din adamları dinin karmaşık olduğundan, zor olduğundan, "ani bir hareketle" dinden çıkılacağından, dinin çok "ince ayarları" olduğundan, bu ayarları ancak kendilerinin yaptığından söz ederler... İşte bu din Allah'ın "kolaylaştırdım" dediği din değildir. Kolaylıklar üzerine Allah adına bina edilmiş zorluklardır. Böyle ağır, karmaşık, gizemli, esrarlı, hayatın her yerini gasp eden, insana ve Allah'ın dinine alan bırakmayan; Allah'ın rahim ve rahman sıfatına yer bırakmayan, hatta Allah'a alan bırakmayan, insana Allah'ın verdiği doğal hareket biçimini ve hareket alanlarını denetlemeye kalkan, bu denetimi gerçekleştirebilmek için din devletleri kuran, sokaklara ahlak zabıtaları salan, Allah'ın af edip etmeyeceğine, ceza verip vermeyeceğine hiç bakmadan anında cezalandıran din ve din adamları Allah'ın lanetlediği dinler, Allah'ın lanetlediği kişilerdir..
Çünkü bu din Allah'ındır ve bu din kolaydır, hayat kolaylaşsın diye, dinciye, ruhbana, şarlatana, mollaya, şeyhe, gavsa, mehdiye, Ehli sünnete, mezhebe, diyanet işlerine, din işlerine, çobana, İran'a, Taliban'a, Vahhabi'ye, Araplığa, Farslığa, Türklüğe, Kürtlüğe, üstün kafataslarına gerek kalmasın diye indirilmiştir.

Bu din ahlak bekçileri peyda olmasın, din devletleri kurulmasın diye indirilmiştir.
Bu din kendini idare edebilen, irade edebilen, iradesini hiç kimseye ipotek etmeyecek kadar şerefli kılınmış insanlara indirilmiştir.

Ramazan Yaman

İSLAM DİNİ SENDEN NE İSTER?✓ Din sana nasıl üreteceğini söylemez: Üretmeni ve paylaşmanı söyler.✓ Din sana ne şekilde yö...
04/06/2023

İSLAM DİNİ SENDEN NE İSTER?

✓ Din sana nasıl üreteceğini söylemez: Üretmeni ve paylaşmanı söyler.

✓ Din sana ne şekilde yöneteceğini söylemez: Adil yönetmeni söyler.

✓ Din sana kim gibi olacağını söylemez: Dosdoğru olman gerektiğini söyler.

✓ Din sana ne giyeceğini söylemez: Görünmemesi gereken yerlerini örtmeni söyler.

✓ Din sana dil öğretmez: Dilini güzel kullanmanı söyler.

✓ Din sana coğrafya, matematik, biyoloji, tıp vs. öğretmez: Tüm bunları öğrenecek kapasiten olduğunu söyler.

✓ Din sana Abdullah'ın oğlu Muhammed'in nasıl yaşadığını söylemez: Allah'ın elçisi Hz. Muhammed'in nasıl yaşadığını söyler.

✓ Din sana hangi kisvenin içinde Allah dostu, hangi kisvenin içinde şeytan dostu olduğunu söylemez: Kisveyle dostluğun alakası olmadığını söyler.

✓ Din sana eskilerin söylediklerinin masal mı, hakikat mi olduğunu söylemez: Masalla hakikati ayırt edecek akıl sahibi olduğunu ve akletmen gerektiğini söyler.

✓ Din sana nasıl yıkanacağını, hangi marka sabun ve şampuan kullanacağını söylemez: Temiz olman gerektiğini söyler.

✓ Din sana Muhammed'in kılının kutsal olduğunu söylemez: Ona gelen vahyin kutsal olduğunu söyler.

✓ Din sana "din devleti" kurmanı söylemez: Adalet devleti kurmanı söyler.

✓ Din senden ne kadar dindar olduğunu insanlara ispatlamanı istemez: Ne kadar insan olduğunu göstermeni ister.

✓ Din senden "dinci" olmanı istemez: dine uymanı ister.

✓ Din sana yüzde yüz güvenilecek "kitaplar" söylemez: Şüphe edilmeyen tek kitap (Kur'an) olduğunu söyler.

✓ Din senden havalanıp "uçak olmanı" istemez: Uçacak aygıtlar yapmanı ister.

✓ Din senden "ötekilerin" cennete mi cehenneme mi gideceği hakkında fikir sahibi olmanı istemez: Senin hangisine gideceğin hakkında kaygılanmanı ister.

✓ Din senden "şucu müslüman","bucu müslüman" olmanı istemez: Sadece müslüman olmanı ister!

✓ Din senden kaderci olmanı istemez: Kaderinin senin çabana bağlı olduğunu söyler.

✓ Din senden kaderi/ölçüyü/yaradılışı/sünnetullahı değiştirmeni istemez: Kadere/ölçüye/yaradılışına uyumlu ve razı olarak yaşamanı ister.

✓ Din senden sayı, çokluk, çoğunluk istemez: içerik, nitelik, içtenlik, samimiyet ister.

✓ Din senden tembellik istemez: gereğini yaptıktan sonra tevekkül ister.

✓ Din senden "gâvura" sövmeni istemez: "Gâvurun" hakkını dahi teslim etmeni ister.

✓ Din senden "tesbih" çekmeni, boncuk çevirmeni istemez: Tesbih etmeni ister.

✓ Din senden Allah'a sadece inanmanı istemez: Aynı zamanda O'na güvenmeni ister.

✓ Din senden ruhbanlık istemez: ibadet ister, ahlak ister.

✓ Din senden "fırka-i naciyeden" olmanı istemez: Fırka-i hakikatten olmanı ister.

✓ Din senden ölülerden yardım istemeni istemez: Ölülere yardım edip onu güzelce gömmeni ister.

✓ Din senden kelle keserek adam eksiltmeni istemez: Gönül kazanarak yürek çoğaltmanı ister.

✓ Din senden zafer istemez: Sefer ister.

✓ Din senden şehvetini öldürmeni istemez: Şehvetine hükmetmeni ister.

✓ Din senden günahsız olmanı istemez: Günahı alışkanlık haline getirmemeni ister.

✓ Din senden mükemmel olmanı istemez: Adam olmanı, insan olmanı ister.

✓ Din senden tarikat, mezheb, meşrep, klik istemez: İnsan olup İslam'a girmeni ister.

✓ Din senden cübbeli, takkeli, kippalı adamların tezgâhlarından beğendiğin dini almanı istemez: Allah'ın dinine teslim olmanı ister.

✓ Din senden mutlaka galip gelmeni, zaferler kazanmanı istemez: İnsanca ve yiğitçe savaşmanı ister.

✓ Din senden ezber etmeni, terennüm etmeni, teleffuz etmeni, mushaf okumanı istemez: Kur'an'ı ve kâinat ayetlerini okumanı ister.

✓ Din senden velayet sahibi şii imamlara, mollalara; vekalet sahibi sünni kutuplara, gavslara, şeyhlere tapmanı istemez: Allah'a tapmanı ister.

✓ Din senden sürüye uymanı istemez: Hakikate uymanı ister.

✓ Din sana "Hz. Muhammed'in kullandığı eşyaları kullan, onun yaşadığı çağı, iklimi, kültürü çağına taşı, onu taklit et!" demez: Onu örnek almanı ister.

✓ Din sana nerde, ne zaman ve nasıl öleceğini söylemez: Mutlaka öleceğini söyler.

Ramazan Yaman

Cumhuriyetimizin kurucusu, büyük önder Gazi Başbuğ Mustafa Kemal Atatürk ve onunla birlikte bugünlerimiz için mücadele e...
28/10/2022

Cumhuriyetimizin kurucusu, büyük önder Gazi Başbuğ Mustafa Kemal Atatürk ve onunla birlikte bugünlerimiz için mücadele eden tüm şehit ve gazilerimizi Râhmet ve Şükranla yâd ediyorum.
Râbbim Râhmeti ile muamele eylesin inşAllah...

Cumhuriyetin geleceğini yarının sahipleri olan Türk Gençliğine emanet eden Gazi Başbuğ Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyeti Türk Milletine armağan etmiş ve bu hedef doğrultusunda ortalığa TÜRKLÜK değşeti saçmış eşsiz bir liderdir...

Bugün Türk Gençliğine düşen görev;
Gazi Başbuğ Mustafa Kemal Atatürk'ün ve kıymetli silah arkadaşlarının emanetlerinin sahibi olduğumuzu göstermek, hem de Gazi Atamızın aziz hatırasını en yoğun ve güzel biçimde yaşamak ve yaşatmak olmalıdır.

Bu bayramlar, birlik ve beraberliğimizi daha çok pekiştirdiğimiz, millet olarak tasada ve kıvançta bir olduğumuz günlerdir. Bu günde bizlere bu cennet vatanı, canları ve kanları pahasına emanet eden atalarımızın emanetlerini nasıl daha iyi koruyarak ve geliştirerek, yarınlara taşıyabileceğimizi, dosta ve düşmana ilan edeceğimiz kutlu gündür...

Bu nedenle Gazi Başbuğ Mustafa Kemal Atatürk'ü ve bizlere emanet ettiği bu büyük eseri sonsuza kadar yaşatma hususundaki kararlılığımızı, nedenleriyle birlikte çocuklarımıza anlatmalıyız. Anlatmalıyız ki, gelecek kuşaklar uyanık, kararlı ve bilinçli olabilsinler. Tarihi mirasımız olan Türklük davasını koruma ve kollama konusundaki ödevlerini yerine getirebilsinler.

Bu sebeple teslimiyetçi, adamsendeci, vurdumduymaz, hukukun gücüne değil de güçlünün hukukuna boyun eğen ve herşeye biât eden bir gençlik yerine, Cumhuriyet ve Cumhuriyetimizin kazanımlarını, Başbuğ Mustafa Kemal Atatürk'ün Türk Ülküsünü korumak adına mücadeleden kaçmayan, yorulmadan ve bıkmadan Türklük bilinciyle ile Cumhuriyet değerlerine sahip çıkan bir gençlik olmalıdır...

Bu duygu ve düşüncelerle tüm TÜRK MİLLETİNİN CUMHURİYET BAYRAMINI en içten dileklerimle kutluyor ve dünya durdukça bu bayramlarımızın büyük bir gururla ve içtenlikle kutlanmasını diliyorum...

29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kut'lu olsun...
NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE.
NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYEBİLENE...

30/09/2022

Kaderi/Ölçüyü yanlış anladık.

Biz “kısmetse gelir/olur” dedik.
Kur’an da alemlerin Rabbî, “İnsana sadece çalışmasının karşılığı vardır”(53:39) buyurdu.

Biz “alnında yazılan olur” dedik.
Kur’an da alemlerin Rabbî, “Biz her insanın kaderini/ölçüyü kendi çabasına bağlı kıldık”(17:13) buyurdu.

Sonra da, kendi beceriksizliğimize, akıldan yoksun tercihlerimize kader, kısmet, nasip diyerek ağladık...

İnsan, Rabbi katında anılmaya değer bir varlık olduğunda "insandır."

***İnsanın, üzerinden (o tarih sahnesine çıkıncaya kadar), tüm zamanlar içinden belirsiz ve uzun bir süre geçmemiş miydi (ki), henüz o (bu süre zarfında) anılmaya değer bir şey bile değildi?
İnsan suresi 1. Ayeti...***

15/09/2022

NEBİ VE RESÜL YERİNE PEYGAMBER KELİMESİNİ KULLANMANIN SAKINCALARI
Muhammed (a.s) ın kimliği, Nübüvvet makam ve mertebesi, Risâlet misyonu anlaşılmadan din hiçbir zaman anlaşılmayacaktır.

Muhammed:
Doğumundan kendisine vahiy indirilinceye kadar, kitap nedir, iman nedir bilmeyen, Ebu Zer, Ammar ve Ali gibi sıradan bir Mekke vatandaşıdır.
(Şura-52; Fussilet-6; Kehf-110)

Nebi-Nübüvvet:
Kendisine vahiy indirilmeye başlandıktan sonra vefat edinceye kadar gece-gündüz, yirmi dört saat, her an, bütün özel hallerinde ve sosyal hayatında Nübüvvet makam ve mertebesine sahiptir.
Nübüvvet makam ve mertebesi ondan asla ayrılmaz, her an onunla beraberdir.
Hatta âhirette bile Nübüvvet makam ve mertebesi devam eder.
(Nisa-69)
Resül-Risâlet:
Yüce Allah tarafından indirilen vahyin insanlara okunduğu yani tebliğ edildiği andır, misyondur.
Beşer Resül olan Muhammed (a.s) vefat ettikten sonra risâlet, vahiy yani kitap yani Kur'an olarak devam etmektedir.
(Nisa-100; Furkan-27; Ahzab-66)

Nübüvvet tarihsel olduğu için "Nebi'nin sesi..." (Ahzab-2) Nebi'nin Evleri..." (Ahzab-53) Nebi'nin hanımları..."
(Ahzab-6, 28, 30, 32) deyimleri âyetlerde yer alırken, Resül için asla böyle bir şey kullanılmaz.

Nebi ve Resül anlaşılmadan Kur'an tam olarak anlaşılamayacağı için Allah'ın isim ve sıfatları da anlaşılmayacaktır.

Dolayısıyla yüce Allah'da hakkıyla takdir edilmeyecektir.

Nebi ve Resul anlaşılmadan Kur'an'da yüzlerce âyette geçen "itaat, isyan, hakem, küfür, ittiba, tekzib (yalanlama), tasdik, tebliğ, hak, kerim, Aziz, Nur, üsve-i hasene (en güzel örnek) sırat-ı müstekim, hidayet, ihlas, emanet, hiyanet, mübin, nur, helal ve haram kılma, tasrif, tafsil, tebyin, tefsir gibi kavramlar da anlaşılmayacaktır.

Nebi'ye, "Kur'an'a ittiba edilmesi" emredilirken, (Ahzab- 1,2) Resül'e "Kur'an'ın tebliğ edilmesi" emredilmiştir.
(Mâide-67; 99; Nahl-35)
Nebi gönderilmeden değil, Resül gönderilmeden azab edilmez.
(İsra15; Kasas-59; Tâha-134)
İşte bütün bu etkenlerden sonra Kur'an'da bulunan Nebi ve Resul kelimelerinin yerine hiç bir zaman "peygamber" kelimesini kullanmamak gerekir.

Çünkü Nebi ile Resul ibareleri birbirinden farklı anlamları bulunan ve değişik bir sisteme bağlı olan kelimelerdir.

"Peygamber" kelimesi bu sistemi dağıtmakta ve tanınmaz hale getirmektedir.

Ben şahsen Kur'an'ı anlatan birisinin bu bağlam ve bütünlüğü korumadığını, bu sistemin önemini kavramadığını ve bu sisteme bağlı kalmadığına şahit olduğum zaman onu dinlemeyi abes olarak görüyorum.

Resul ile Nebi'nin arasında bulunan farkları bilmeyen Kur'an'ın manasını, sistemini, bağlam ve bütünlüğünü, amacını anlayamaz.

Mesela:
Nebi'nin sözleri koruma altına alınmadığından Nebi'ye itaat etmek mutlak değildir.

Ama görevi sadece vahyi tebliğ etmek olan Resül'e itaat müminler üzerine bir görevdir.

Resülü yalanlama, vahyi yalanlama, dolayısıyla vahyi gönderen Allah'ı yalanlama sayılır.

Vahye itaat eden Allah Resulü'ne itaat etmiş olur.
Resüle itaat etmek için, Resul ile aynı zaman ve zeminde yaşamaya gerek yoktur.

Kitab-a ve vahye iman eden aynı zamanda Resul'e iman ve itaat etmiş olur.
Çünkü Resul ile vahiy aynı şeydir, her ikisi vahyin kaynağı olan Allah'ı temsil ederler.

Onun için Kur'an'da Allah bir çok yerde "Kitab-ı yalanladılar, âyetlerimizi yalan saydılar, Resulümüzü yalanladılar, Resüllerime karşı geldiler, âyetlerimi ve Resüllerimi yalanladılar" buyurmaktadır.

"Resul, vahiy, Allah'ın âyetleri, Allah'ın kitabı, hidayet, sırat-ı müstakim" gibi kavramlar tamamen Allah'ı temsil ederler.
Resul yanılmaz, hata etmez, onda vahye karşı ihanet olmaz, ona itaat ile Kitab-a ve Allah'a itaat etme arasında hiçbir fark yoktur.

Resul sadece Allah'ın kitabını ve âyetlerini okuyan, duyuran ve tebliğ eden kişidir yani dini yönden resmi bir misyona sahiptir.

Halbuki Nebi'nin Allah'a karşı (insanlara karşı değil) hatalarını ve yanılgılarını anlatan bir çok ayet vardır.

Bu konunun üzerinde neden çok fazla duruyorum?
Bu konuyu anlamayan Kur'an'ı anlamaz, Elçinin misyonunu kavrayamaz,

Nebi'nin kim olduğunu bilemez, uydurma dinin ve rivayetlerin Nebi ile hiçbir bağlantısının olmadığını ve ona yapılmış iftira olduklarını idrak edemez.

Bu sefer ümmet uydurma dinin rivayetlerini Nebi'nin dilinden çıkmış gibi Kur'an'ın önüne geçirip hurafe ve yalanların bataklığında boğulup gidecektir.

Dolayısıyla bizi bağlayan ve sorumlu olduğumuz tek kaynak Allah Resulü'nün dilinde hayat bulan vahiy'dir, kitaptır, Allah'ın mesajı Kur'an'ı Mübin'dir.

"O (Resul) kendi HEVASINDAN konuşmaz (nutuk atmaz) onun bildirdikleri kendisine vahyedilenden başka bir şey değildir"
(Necm-2,3) ayetleri bu gerçeği ortaya koymaktadır.

Allah rızası için, lütfen "peygamber" kelimesini kullanmayalım.

Onu yerine "Allah'ın Resulü, Resülüllah ( Aleyhisselam) Nebi ( Aleyhisselam)
Muhammed ( Aleyhisselam) son vahyin sahibi, nebilerin sonuncusu kelimelerini kullanalım.

Biliyorum biraz zor olacak ama ataların dinine muhalefet ederek muhteşem bir yol ve Kur'ani bir sünnet bırakabiliriz.

Bence bu az bir şey değildir.

18/07/2022
02/05/2022

Ol deyince olduran,
Gönüllerimize iman nurunu dolduran.
Yüceler yücesi Mevlâm,
Kadir-î mutlak Râbbim,
Râhmet-î Râhman olan Tanrım,
Bizi sonsuz nimetiyle rızıklandıran Allah’ım…

Varsın!
Bütün kainat varlığının aynası,
Birsin!
Bütün mavcudat birliğinin ağidi.

Elimizden tut, dostlarının yüzüne baktığın gibi bize de rahmetinle teveccühte bulun...

*** *** *** ***
Dün, bugün ve yarın insan kalanların...

Çoğalma, güç tutkusu ve saltanat kibrine kurban gitmeyenlerin...

Paylaşan ve dayanışanların...

Adil ve ölçülü olup iyiliği çoğaltanların...

Allah ile aldatmayan ve o’na din öğretmeye kalkmayanların...

Ego, hırs, açgözlülük, yalan, talan, nefret ve şahsi kinlerini kurban edenlerin...

Kul hakkını bilerek kula kulluk etmeyi reddedenlerin...

Hakkı olandan fazlasına tâmaht etmeyip azığını paylaşanların...

Açları doyurup, çıplakları giydirenlerin...

Darda ve zorda kalmışlara kol/kanat gerenlerin...

Öksüzü ve yetimi sahiplenenlerin...

Ramazan bayramı kut'lu ve mübarek olsun...

25/04/2022

KUR'AN-I KERİM DE SADAKA VE HARCAMALAR...

"Sadakalar Allah'tan bir farz olarak sadece şunlar içindir:
📍Fakirler,
📍Düşkünler,
📍Sadakalarla ilgilenmeye memur edilenler,
📍Kalpleri yakınlaştırılıp ısındırılacak olanlar,
📍Özgürlüğünü yitirmiş olanlar, borçlular,
📍Allah yolundakiler, yolda kalmış kişi.
Allah Alîm'dir, Hakîm'dir." (Tevbe,9/60)

🗣Harcama konusunda tutumumuz ne olmalı?

"Ne eli sıkı ol ne de onu büsbütün aç. Yoksa hem dillere düşmüş hem de açıkta bırakılmış olarak oturur kalırsın."
(İsra,17/29)

🗣 Peki infak miktarını nasıl belirliyeyim?

" Ve sana neyi infak edeceklerini de soruyorlar. De ki: "Helal kazancınızın size ve bakmakla yükümlü olduklarınıza yeterli olanından artanını verin." Allah, ayetleri size işte böyle açıklar ki, derin derin düşünebilesiniz." (Bakara,2/219)

"Çardaklı, çardaksız bahçeleri, yemesi farklı hurmaları ve ekinleri, birbirine benzeyen ve benzemeyen zeytinleri ve narları var eden O’dur. Bunlar ürün verince ürünlerinden yiyin. HASAT GÜNÜNDE DE O’nun HAKKINI VERİN. Sakın saçıp savurmayın. O saçıp savuranları sevmez." (Enam,6/141)

🗣Peki harcamalar kimlere yapılmalı?

“Neyi harcayacaklarını soruyorlar. De ki: “Yaptığınız harcama;
📍Ana-baba,
📍En yakınlarınız,
📍Yetimler,
📍Çaresizler ve
Yolda kalmışlar için olsun.
”Hayır adına yaptığınız her şeyi bilen Allah’tır." (Bakara,2/215)

🗣Peki şeytan bizi İnfak ettiğimiz taktirde ne ile korkutur?

“Şeytan sizi yoksul düşmekle korkutur ve çirkin işler yapmanızı ister... (Bakara,2/268)

🗣Rabbimiz, kendi yolunda infak edenleri ne ile müjdeler?

“Mallarını Allah yolunda infak edenler, toprağa bir buğday tohumu ekmiş gibi olurlar. O tohum yedi başak bitirir. Her başağında yüz dane olur. Tercihini doğru yapana Allah, kat kat fazlasını verir. Allah’ın imkânları geniştir, O her şeyi bilir." (Bakara,2/261)
“Kim bir iyilikle gelirse ona, onun on katı verilir. Kim de bir kötülükle gelirse sadece bir katı ile cezalandırılır. Kimseye haksızlık yapılmaz.”(En’âm,6/160)

Aydınlatıcı kitabı bize rehber olarak gödererek bilmediklerimizi, bilmemiz gerektiği kadarı ile öğreten, Rabbimize sonsuz şükürler olsun...

Serdal Bayhan

BAYRAMIN KUT'LU OLSUN ÇOCUK...Cumhuriyetimizin kurucusu, Gazi, Başbuğ Mustafa Kemal Atatürk'ün, yarınlarımızın güvencesi...
22/04/2022

BAYRAMIN KUT'LU OLSUN ÇOCUK...

Cumhuriyetimizin kurucusu, Gazi, Başbuğ Mustafa Kemal Atatürk'ün, yarınlarımızın güvencesi çocuklarımıza hediye ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, bu alanda, hem dünyada bir ilki oluşturmakta, hem de geleceğin cumhuriyet nesillerine, atamızın verdiği önemi ifade etmektedir.

Cumhuriyetin geleceğini gençlere ve yarının sahipleri çocuklara emanet edecek kadar çocuklarımıza ve gençlerimize güvenini ifade eden Gazi Başbuğ Mustafa Kemal Atatürk, onlara bu günü bayram olarak armağan etmiştir.

Bugün bizlere düşen görev;
Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ve kıymetli silah arkadaşlarının emanetlerinin sahibi olduğumuzu göstermek, hem de Gazi Atamızın aziz hatırasını en yoğun ve güzel biçimde yâd etmek olmalıdır.

Bu bayramlar, birlik ve beraberliğimizi pekiştirdiğimiz, Türk Milleti olarak tasada ve kıvançta bir olduğumuz günlerdir. Bu günde bizlere bu cennet vatanı, canları ve kanları pahasına emanet eden atalarımızın emanetlerini nasıl daha iyi koruyarak ve geliştirerek, yarınlara taşıyabileceğimizi, dosta ve düşmana ilan edeceğimiz kutlu gündür...

Bu nedenle Gazi, Başbuğ Mustafa Kemal Atatürk'ü ve bizlere emanet ettiği bu büyük eseri sonsuza kadar yaşatma hususundaki kararlılığımızı, nedenleriyle birlikte çocuklarımıza anlatmalıyız. Anlatmalıyız ki, gelecek kuşaklar uyanık, kararlı ve bilinçli olabilsinler. Tarihi mirasımızı koruma ve kollama konusundaki ödevlerini yerine getirebilsinler.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız kut'lu olsun...

Lütfen kıymetli müslümanlar, Kuran-ı Kerim'in indirildiği ayda Kuran-ı Kerim'i anladığınız dilde okuyun.Oruç ile ilgili ...
02/04/2022

Lütfen kıymetli müslümanlar, Kuran-ı Kerim'in indirildiği ayda Kuran-ı Kerim'i anladığınız dilde okuyun.

Oruç ile ilgili bilmek istediğiniz her şeyin cevabı Allah'ın kitabı Kuran-ı Kerim'in 183,184,185,186 ve 187 ayetlerinde var.

Başka yerlerde din aramayın.

Bakara Suresi : 183 ve 184. Ayetler.
Ey iman edenler! Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de sayılı günlerde farz kılındı ki, takvâya ulaşasınız. Ancak, sizden kim hasta ve yolcu olursa, diğer zamanlarda aynı gün sayısı kadar oruç tutmalıdır. Bunun dışında çeşitli nedenlerle orucu çok zorlukla tutabilecek olanlar, bir fakiri doyuracak kadar fidye vermelidirler. Her kim, yapmakla sorumlu olduğundan daha fazla iyilik yaparsa, kendisine iyilik yapmış olur; eğer bilirseniz, oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.
Bakara Suresi 185.Ayet :
Kur'ân, insanlara bir rehber, bu rehberliğin apaçık delili ve doğruyu yanlıştan ayırt edici bir ölçü olarak Ramazan ayında indirilmiştir. Bundan dolayı, sizden kim bu aya ulaşırsa, bu ayda oruç tutsun. Ancak hasta veya seyahatte olan, başka günlerde aynı günler miktarınca oruç tutsun. Allah sizin için kolaylık diler, zorluk istemez. Bütün bunlar, sayıyı tamamlamanız ve size doğru yolu göstermesine karşılık, Allah'ı tazim etmeniz ve O'na şükretmeniz içindir.
Bakara Suresi : 186. Ayet.
Kullarım sana beni sorduklarında de ki ben çok yakınım; bana dua ettiğinde, dua edenin isteğine karşılık veririm. O halde, benim davetime uysunlar ve bana güvensinler ki doğru yolu bulabilsinler.
Bakara Suresi : 187. Ayet.
Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helâl kılındı. Onlar sizin için birer elbise, siz de onlar için birer elbisesiniz. Allah sizin kendinize kötülük ettiğinizi bildi ve tövbenizi kabul edip bağışladı. Artık Ramazan gecelerinde hanımlarınıza yaklaşın ve Allah'ın sizin için takdir ettiklerini isteyiniz. Sabahın beyaz ipliği siyah ipliğinden ayırt edilinceye kadar yiyiniz, içiniz, sonra akşama kadar orucu tamamlayınız. Mescitlerde itikafa çekilmiş olduğunuz zamanlarda kadınlarla birleşmeyiniz. Bunlar Allah'ın koyduğu sınırlardır. Sakın bu sınırlara yaklaşmayınız. İşte böylece Allah, âyetlerini insanlara açıklar. Umulur ki korunurlar.

Address

Karaköy Mahallesi
Denizli

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when HAYAT KİTABI KUR'AN posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Place Of Worship

Send a message to HAYAT KİTABI KUR'AN:

Share