25/11/2025
İnsanın Hilâfet Sorumluluğu
Eşrefi Mahlûk Olân İnsan
Halife Olârak Yaratılân İnsanoğlu Cisim Olârak Şu Yeryüzünde Belki Bir Zerre Kadar Şu Alem"de Bir Nokta Mesabesinde Bile Değilken Ruhen Ve Manen Alemlerin Taşıyamayacağı Kadar Ağırlıkta Dünyalâra Sığmayacak Kadar Büyüklüktedir
Çünkü O Allâh’ın Ruhundan Ruh Üflediği Bir Mahlûktur
Çok Necis Ve Hakir Görünen Bedenden Hemen Atılân Bir Menidir Belki Başlângıcı Ancak Yaratan Tarafından Nice Şereflere Lâyık Görülmüş Allâh’ın Seçtiği Çok Özel Bir Konuma Ağır Bir Görev Ve Sorumluluğun Başına Getirilmiş Hilafet Gibi Bir Makama Tevdi Edilmiştir
Nice Hikmetleri Kendisinde Barındıran Adeta Bu Âlemin Özü Öz Deni Mevcudatın Hulâsası Ve Hayatın Ruhudur
O Kendine Akıl Denen Ulvi Bir Nimet Verilerek Hayvanlârdan Ayrılmış Nefis Denen Bir Düşmana Muhatap Kılınarak Ta Meleklerden Farklı Kılınmıştır
İmtihana Tabi Tutulârakda Hayvani Ve Nefsani Özelliğiyle Rabbani Yönünü Temsil Eden Ruhi Ve İnsani Özellikleri Arasında Akıl Ve İradesiyle Tercih Yapmaya Tabi Tutulmuştur
İşte İnsan Bu İki Zıt Kutup Arasında Gelip Gitmektedir
Allâh’ın Asıl Muradının Tecellisine Meleklerin İnsanın Hilâfetindeki Anlâyamadıklârı Hikmetlerin Vuku Bulmasına Sahne Olmuştur
Yüce Allâh Bu İki Yönünü Şöyle İfade Etmektedir Biz İnsanı En Güzel Biçimde Yarattık Sonra Onu Aşağılârın Aşağısı Kıldık
(Tin 4-59)
Evet İnsana Verilen Bu Güzellik Muhafaza Edilmedikçe Yaratılış Gayesi İstikametinde Hayata Yön Verilmedikçe İnsanın Aşağılârın Aşağısına Düşeceği Gerçek Bir Vakıadır
Bu Bağlâmda İnsan Aklını Kullânır İradesinin Hakkını Vererek Şeytan L.Â. Ve Nefsiyle Mücadele Ederek O Temiz Fıtratını Korur Yüce Yaradan’a Teslimiyetini Gösterir Allâh’a İbadet Ve İtaatle Ruhunu Besler Ve Büyütürse Meleklerden Üstün Duruma Çıkabilir Nefsinin Peşine Takılır İlgi Ve Alâkasını Dünyaya Döndürürse Hayvanlârdanda Aşağı Duruma Düşer
Zelil Ve Hakir Bir Hayat Sürerek Dünyasınıda Kayıp Eder Ahiretinide (Allâh Muhafaza)
Her Şey Ona Hizmet Ediyor Ya İnsan
İnsan Aslında Çok Cahil Çokda Zalimdir
Düşünceden Yoksun Ferasetten Mahrum Hakikatten Uzak Bir Şekilde Hayatını Sürdürmektedir Çoğu Zaman Yanında Yöresinde Ayan Beyan Cereyan Eden Hakikatleri Bir Türlü Görememekte Bile Bile Bataklıkta Çırpınmaktadır
Bir Düşünse İnsan Niye Yaratıldığını Başıboş Serserice Hayat Sürmenin Anlâmsızlığını Bir İğnenin Bile Abes Yere Yapılmadığını Yerde Sürünen Bir Böceğin Bile Gayesiz Olmadığını Uçsuz Bucaksız Şu Âlemde Görevi Olmayan Hiç Bir Şeye Rastlânılmayacağını Kendine Hizmet İçin Etrafında Pervane Gibi Dönen Şu Mahlûkatın Niye Döndüğünü Güneşin Üzerine Gülerek Doğduğunu Toprağın Bağrından Çeşit Çeşit Meyveleri Çıkarıp Sunduğunu Ağaçlârın Ellerini Bin Bir Türlü Meyveleri İkram Etmek İçin Uzattığını Yükünü Taşırken İtiraz Etmeyen Hayvanatı Hem Karada Hem Havada Hem Denizde Yürüten Uzaylârı Gezdiren Sahip Olduğu Akılı Kendini Takip Eden Koruyucu Melekleri Dağı Taşı Daha Nice Şeyleri Düşünse Bir Anlâyacak Allâh’ın Nimetlerini Saymaklâ Bitirilemeyeceğini Ve Anlâyacak Kendisinin Neden Gönderildiğini Şu Dünyaya
İnsanı Başıboş Zannetmek Ona Bu Dünyada Basit Bir Görev Biçmek Hayatı Anlâmsız Bilmekten Şu Dünyayı İnkâr Etmekten Dahada Vahimdir
Anlâyanlâr Ve İbret Alânlâr İçin Yüce Yaratan Buyuruyor Ki Ya Sizi Ancak Boş Yere Yarattığımızı Ve Gerçekten Bize Döndürülmeyeceğinizi Mi Sandınız
(Mü’minûn - 115)
Hilâfet Gibi Bir Görevle Onurlândırılân İnsana Her Şeyi Emrinin Altına Verildiğiyle İlgili Bir Ayeti Kerimede Yüce Allâh Şöyle Buyuruyor Allâh’ın Göklerde Olânlârıda Yerde Olânlârıda Buyruğunuz Altına Verdiğini Nimetleri Açık Ve Gizli Olârak Size Bolca İhsan Ettiğini Görmez Misiniz İnsanlârdan Allâh Katında Hiçbir Bilgisi Olmadan Doğruluk Rehberi Ve Aydınlâtıcı Bir Kitap Olmadan Tartışanlâr Vardır
(Lokman - 20)
Başka Bir Ayeti Kerimede İse Göklerde Olânlârı Yerde Olânlârı Hepsini Sizin Buyruğunuz Altına Vermiştir
Doğrusu Bunlârda Düşünenler İçin Dersler Vardır
(Casiye - 13) Buyuruyor
Şu Kâinatta Her Şey İnsana Hizmet Ediyor
Allâh Mahlûkatı İnsan İçin İnsanı İse Kendisi İçin Yaratmıştır Kâinata Sığmamış Zaman Ve Mekandan Münezzeh Olân Allâh Sevgisiyle İnsanın Kalbine Sığmıştır
Onu Kendine Kul Olârak Lâyık Görmüş Hilâfet Cübbesi Giydirmiştir
Her Şeyi Onun Emrinin Altına Vererek Vereceği Görevin Ağırlığını Hissettirmiştir Merhamet Ederek Kuranı Mübininde Görevini Hatırlâtmıştır
Taki Gaflette Olmasın Aklını Kullânıp Kendine Özüne Dönsün Nimetlerin Sarhoşluğuna Kapılıp İsyan Etmesin Başka Şeylerin Kulu Değil Hakkın Kulu Olsun Şerefliyken Şerefini Onurluyken Onurunu Kulken Kulluğunu Akıllıyken Aklını Farklıyken Farklılığını İzzetliyken İzzetini Kayıp Etmesin
İnsanın Yaratılış Gayesini Başıboş Olmadığını Bir Ayeti Kerimede İse Yüce Allâh Şöyle İfade Ediyor Cinleri Ve İnsanlârı Ancak Bana İbadet Etsinler Diye Yarattım
(Başka Bir Şey İçin Değil)
(Zariyat - 56)
İnsana Kâinatın Meyvesi Dedik Ya Bir Tohumda Saklıdır Ağacın Bütün Müfredatı Plân Ve Programı O Tohum Buluşunca Topraklâ Aslına Dönünce Tevazu İle Toprağa Karışınca Yani Nefsini Ve Benliğini Aradan Çıkarıp Özüyle Toprak Olunca Kocaman Çınarlâr Büyütür Üzerinde
Belki O Tohum Nice Güller Çiçekler Olur Meyveye Durur Anlâmsız Mıdır Küçüktür Diye O Tohum Ağaç Kökleriyle Bağlânır Toprağa Toprak Onu Besler İhtiyacı Olânı Verir
Yürür Tavizsiz Yılmadan Usanmadan Gövdeye Asıl Gayesine Ulâşır Dallâr Budaklârlâ Serpilir Yapraklârlâ Hazırlânır Asıl Gayeye Çiçeklerle Müjdeler Verir O Müjdenin Hemen Akabinde Meyveye Durur Vuslâta Kavuşur Kavuşturulur
O Kök Anlâmsız Mıdır O Yaprak Çiçek Gayesiz Midir...?
Ya İnsan İşte O Bazen Bir Tohumdur Dünyayı İmar Ve Islâh Etmek İçin Bazen Bir Meyvedir Allâh’a Kul Olârak
Evet Halife Olân İnsan İmar Ve Islâh Edicidir Bu Dünyada Yapıcıdır Onarıcıdır Birleştiricidir Sevendir Sevilendir Merhamettir Yardımdır Bazen Bir Istıraptır Karanlıkta Kalânlâr İçin Bazen Sevinçtir Sevinenlere Sevileceklere Bazen Tevazudur Görünüşte İnsana Aslında Allâh’a Bazen Ağlâmaktır Ağlâyanlâ Bazen Gülmektir Tebessümle Ümit Ederek Bazen Bir Müslümanın Çığlıklârıylâ Fırlâmaktır Dünyanın Her Yerinde İnleyen Bir Mazlum İçin Bazen Düşenin Eli İnleyenin İniltisi Sızlâyanın Sızısı Bazen Allâh Düşmanlârının Bozgunculârın Korkusudur
Paramparça Olmuş Müslümanlârın Ölmemiş Çıkmamış Canıdır
Bazen Dik Duran Dikleşmeyen Asaleti Kendinden Bilmediği Hilâfetiyle Bazen Başı Yerden Kalkmayan Allâh’ın En Yakınıdır
Hulâsa O Yıkan Değil Yapandır Çünkü O Allâh’ın Yeryüzündeki Halifesidir
Ancak Gel Gör Ki Günümüzde İnsanlâr İnsanlığından Uzaklâştılâr Özünü Kayıp Ettiler Kendilerine Yabancılâştılâr Adeta Karanlığa Gömülmüş Cahiliye Dönemini Aratmayacak Asrımızda İnsanın Bütün Kötülüklerin Müsebbibi Olduğuna Nasılda Şahit Oluyoruz
Zulüm Kıtalârda Kol Geziyor Bir Küçük Menfaatleri Uğruna Dünyayı Cehenneme Döndürende Yine İnsanoğlu Kardeş Kardeşin Gırtlâğına Sarılmış Sokaklârda Kan Gövdeyi Götürüyor Güçlü Olânlârın Hakklı İlân Edildiği Bir Dünyada Yaşıyoruz Nice Entrikalârlâ Dünyayı Yaşanılmaz Hale Getiren İnsanlık Bugün Can Çekişiyor
İslâm Adına Dahi Kan Dökülüyor Çoluk Çocuk Yaşlı Masum Demeden Önüne Geleni Öldürmeyi Yok Etmeyi Cihat Zannediyorlâr
Müslümanlâr Şeytanın L.Â. Ve Havarilerin Kurduğu Tuzaklârda İslâm Düşmanlârının Yazdığı Senaryoda Kendine Altın Tepside Sunulân Rolü Oynuyor
Bunlârı Kahvesini Yudumlâma Rahatlığıylâ Yapıyor Bunlârı Maalesef
Çünkü Müslümanca Nasıl Olunur Mümince Tavır Neyi Gerektirir Bir Türlü Anlâyamadık Bana Necilik Sıkışılınca İnsanlârın Hemencecik Kaçtığı Kapı Haline Geldi Vurdumduymazlık İliklerine İşledi Baş Belli Değil Ayak Belli Değil Tefrika Tohumlârı Boy Verdi Kök Saldı Her Tarafta Birlik Dirlik Bozuldu Düzen Alt Üst Oldu Şuur Kayıp Oldu Akıl İzan İflâs Etti Kısaca İnsan Halifeyken Köle Durumuna Düştü Kendine Hizmet Edene Dünyaya Ve Nefsine Hizmet Eder Duruma Geldi
Evet Bu Duruma Yeniden Bir Dur Demek Gerek Yani Yeni Bir Can Suyu Yeni Bir Can Gerek Allâh’ın Ruhundan Ruh Gerek Peygamberin (S.Â.V.) Hayatından Yeni Bir Nefes Gerek Misakımızı Hatırlâmak Biatimizi Yenilemek Gerek Sorumluluğumuza Yeniden Dönmek Hilâfet Yükünü Yeniden Yüklenmek Gerek
Yeryüzünün Halifesi İnsan
Hani Rabbin Meleklere Ben Yeryüzünde Bir Halife Var Edeceğim Demişti Melekler Orada Bozgunculuk Yapacak Kanlâr Akıtacak Birini Mi Var Edeceksin Oysa Biz Seni Devamlı Övüyoruz Ve Taktis Ediyoruz
Dediler Allâh Ben Şüphesiz Sizin Bilmediklerinizi Bilirim Dedi
(Bakara - 30)
Meleklerin İnsanın Hilâfetindeki Hikmetini Anlâyamamışlâr İbadet Ve İtaatse Onlâr Zaten Bunu Yapıyorlâr Ancak Yinede Belki İnsanlârdan Önce Var Olân Bozgunculuk Yapan Cinlerle Mukayese Yaparak Yada İnsanlârın Fesatçılık Çıkarıp Yeryüzünde Kan Dökecek Mahiyette Olâcaklârını Kavramış Olduklârından Olâcak Ki Kan Dökecek Birisini Mi Yaratacaksın Halife Olârak Diye Sormadan Edememişler Ancak Onlâra Bunu Sorduranda Yüce Allâhtır
Her İşini Hikmet Üzere Yapan Rabbimizin Bunda Kim Bilir Nice Hikmetleri Saklıdır
Evet Onun Bildiğini Biz Bilemeyiz Allâh’ın Kimsenin İbadetine İhtiyacıda Yoktur
Ancak Yapılân İbadet Ve İtaat Yapanın Onur Ve Şahsiyetini Yükseltir
Allâh’a Allâh Olduğu İçin Boyun Eğmeli Kul Olmanın Manası Budur Ona Teslim Olunduğunda Aslâ Onun Razı Olduğundan Şüphe Etmemeli
Zaten Bizim Bildiklerimizde Halık-i Zülcelâlin Bildirdiklerinden Başka Ne Ki
Sonra Ayetin Devamında
Ve Âdeme Bütün İsimleri Öğretti Sonra Eşyayı Meleklere Gösterdi Eğer Sözünüzde Samimi İseniz Bunlârın İsimlerini Bana Söyleyin Dedi
Cevap Verdiler Sen Münezzehsin Öğrettiğinden Başka Bizim Bir Bilgimiz Yoktur Şüphesiz Sen Hem Bilensin Hem Hakimsin Allâh Ey Adem Onlâra İsimlerini Söyle Dedi Âdem İsimlerini Söyleyince Allâh Ben Göklerde Ve Yerde Görünmeyeni Biliyorum Sizin Açıklâdığınızı Ve Gizlemekte Olduğunuzuda Bilirim Diye Size Söylememiş Miydim Dedi
Meleklere Âdeme Secde Edin Demiştik İblis L.Â. Müstesna Hepsi Secde Ettiler O İse Kaçındı Büyüklük Taslâdı Ve İnkar Edenlerden Oldu
(Bakara 31-34)
Evet İnsanın Eksik Ve Kusurlu Taraflârı Olmasına Rağmen Kabiliyeti Donanımı Eşyaya Müdahale Etme Ayrıcalığı Veriyor
Bu Ne Cinlerde Nede Meleklerde Bulunan Bir Özelliktir Yeter Ki Bu Müdahale Hakk"ın Emirlerine Karşı Olmasın
İşte Ayeti Kerimede İfade Buyurulduğu Gibi Hilâfet Görevinin İnsana Verilmesinin Görebildiğimiz Hikmeti Meleklerle İnsanlârın Arasında Yapılân Bu İmtihan Neticesinde Daha İyi Anlâşılıyor
İnsanlâr Öğretilen İsimleri Sayarken Melekler Sayamayıp Kabul Ediyorlâr Allâh’ın Alim-i Mutlâk Olduğunu Her Şeyin Hükmünün Ona Ait Olduğunu Burada İnsanlâr İmtihanı Kazanırken Sorumluluğuda Sırtlârına Alıyorlâr
Bir Ayeti Kerimede Bu Ağır Emaneti İnsanın Nasıl Kabul Ettiğini Bizlere Anlâtıyor Biz Emaneti Göklere Yere Ve Dağlâra Teklif Ettik Bunu Yüklenmekten Çekindiler (Sorumluluğundan) Korktulâr Onu İnsan Yüklendi Doğrusu İnsan Çok Zalim Çok Cahildir
(Ahzap - 72)
Allâh İnsana Nice Bilmediklerini Öğretmiştir
Bu Sayede İnsan Bu Özelliğiyle Allâh’ın Dinini Her Tarafa Duyurabilir Dünyayı Değiştire Bilir Devletler Muvazenesindede Dünyanın Her Yerine Hakk Ve Hakikatin Adını Duyurabilir İnsanlârın Hidayetine Vesile Olâbilir Yanlışlığı Hakksızlığı Hukuksuzluğu
Önleyebilir Düzen Nizam Ve İntizamın Temsilciliğini Böylece Fevkalâde Yerine Getirebilir
Bir Düşünelim Ne Kadar Ağır Bir Görev Ki Hiç Kimse Bu Sorumluluğu Almaya Yanaşmıyorlâr İnsan Kabul Ediyor İşte Asıl İmtihan Bundan Sonra Başlıyor Zira Secde Etmeyen İnsanın Yüceltilmesini Yükselmesini Kabul Etmeyen Kibir Ve Gururlâ Allâh’ın Dergâhından Kovulân İblis (Şeytan) L.Â. Kıyamete Kadar Bizi Bu Yoldan Alıkoymaya Çalışacak
Şeytan L.Â. Nefsani Yollârı Kullânarak İnsanı Aldatmaya Çalışır
Menfaatine Olduğunu Düşünüp Doğru Yolda Olduğunu Zanneden İnsan Bu Sefer Allâh’ın Verdiği Salâhiyeti Sınırsız Kullânabileceği Yanılgısına Düşer Bu Sefer Meleklerin Tereddüt Ettikleri Hep Bu Dünyada Islâh Ediciler Gibi Değilde Karıştırıcı Zulmedici Yıkıcı Rol Oynamaya Başlârlâr
Ancak Bunuda Aslâ Kabulde Etmezler Biz Islâh Edicileriz Derler
İnsan Bir Defa Nefsinin Ona Kötülüğü Emrettiğini Her Şeyi Yanlış Gösterdiğini Çok İyi Bilmeli Kendini Bilmeyen Rabbinide Bilemez Bu Sefer Hayal Dünyalârında Hiç Hakklârı Olmadığı Halde Kendilerini Padişah Ve Kral Zannetmeye Başlârlâr Böyle İnsanlâr Her Şeyin Asıl Sahibi Halikı Zülcelâl’i Unuturlâr Unuttuklârından Allâh’ta Onlâra Kendilerini Unutturur
Nice Zalimlikleri Yaparlâr Nefislerine Bile Bile Ateşe Koşuştururlâr
Cezaya Müstahak Olurlâr
Böylelerinin Durumu Tabiri Caizse Padişahın Koltuğunda Bir Günlüğüne Oturulmasına İzin Verilen Bir Hizmetlinin Kendini Bir An Padişah Zannedip Fesatçılârında Kulâğına Fısıldadığı Sen Çok Farklısın Yetkilerde Elinde Telkinleriyle Oraya Buraya Emirler Yağdırması Çok Disiplinli Olân Bu Sarayın Düzen Ve İntizamını Huzur Ve Sükûnetini Bozmasından İnsanın Bu Dünyada Kendini Unutması Haddini Bilemeyişi Daha Ahmakça Daha Cahilcedir
Bu Yolda Nelere Dikkat Etmeli
İnsan Yeryüzünde Hayatını Devam Ettirirken Her Hal Ve Hareketini Allâh İçin Yapacak Ondan Referans Almadığı Hiçbir İşe Girişmeyecek
Kanun Nizam Yönetmelik Diye Kılı Kırk Yaran Bir Müdürün Valinin Hassasiyetinden Daha Çok Hassasiyet Sahibi Olâcak
Daha Baştan Bir Şey Yapmadan Dur Bakalım Yapacağım Bu İş Kurana Sünnete Uygun Mu Değil Mi...?
Diye İnceden İnceye Araştıracak Uygunsa Yapacak Yoksa Aslâ Aslâ Deyip Mesuliyetinin Ağırlığını Düşünecek
Sevecekse Allâh İçin Sevecek Buğz Edeceksede Allâh İçin Buğz Edecek Vermesi Alması Oturması Kalkması Her Şeyi Allâh İçin Olâcak
Mahbubunda Matlubunda Allâh Olâcak Yaptığı Hiçbir İşi Hiçbir Görevi Asıl Yaratılış Gayesinin Önüne Geçirmeyecek Hayatının Orta Yerine Koyduğunda Kulluğunu Dünyevi Her İşinide Bu Ana Caddeye Çıkan Tali Yollâr Olârak Görecek
Keyfince Yaşamak İçin Olmayacak Yemesi Ve İçmesi İbadet Edebilme Güç Ve Kuvvetine Kavuşmak İçin Olâcak
İşte Böyle Bir İstikamette Yol Aldığımızda Bu Ağır Görev Ve Sorumluluğun Bilinciyle Hareket Etmiş Oluruz
Hilâfet Görevini Yerine Hakkıylâ Getirebilmek İçin Bir Diğer Önemli Unsur Sorumluluğu Hissedebilmektir Buda Doğal Olârak İnsani Melekelerin Hastalıksız Olmamasıylâ Alâkalıdır
Bu Melekeler Tam İşlevini Yapamadığında Kulluk Hususunda İslâmi Emirlere Karşı Pek Duyarlılıklâr Yaşanmaz O İnsanda Hassasiyetleri Körelmiş İmanlârı Zayıflâmış Kalpleri Kararmış Olânlâr Hiçbir Şeye Berrak Bir Şekilde Bakıp Doğru Değerlendirme İmkanı Elde Edemezler
(Bknz. Araf 179) Kendilerine Bahşedilen Bu Hayatın Karşılıksız Verildiğini Zannederek Aslında Alınmış Olân Bu Sorumluluğu Kabul Etmezler
Duyarsız Vurdumduymaz Tavırlârlâ Hayatı Huzurlu Ve Mutlu Bir Şekilde Yaşayacaklârını Zannederler Kalâbalıklâr İçerisinde Yalnızlıklâr Yaşarlâr Böyle İnsanlârı Allâh’ta Kendi Hallerine Bırakır Koruyuculârıda Olmaz Kollâyıcılârıda
Peygamberimiz Bir Hadisi Şerifte Buyuruyor Ki Hepiniz Çobansınız Ve Hepiniz Elinizin Altındakilerden Sorumlusunuz Yönetici Bir Çobandır Erkek Aile Halkının Çobanıdır Kadın Kocasının Evi Ve Çocuklârı İçin Çobandır Hepiniz Çobansınız Ve Çobanlık Yaptıklârınızdan Mesulsünüz
(Buhari Nikah - 91)
İnsanlârlâ İlişkilerimiz Sadece Dünyevi Şeylerle İlgili Değil Ahirete Dönük Olmalı
Madem Bu Dünyanın Yaratılış Gayesi Allâh’ın Emrini Hayatımıza Hakim Kılmak O Zaman Her Davranışlârımızda Ki Niyetlerimizde Buraya Endeksli Hale Getirmeliyiz Meselâ İnsanlârın Ahlâksızlıklârı En Büyük Derdimiz Olmalı Namaz Kılmayanı Namaza Başlâtmak Hedefimiz Olmalı İçki İçenin Acısını Yüreğimizde Hissetmeliyiz Allâh’ın Koyduğu Düzeni Bozan Onun Kanunlârını Umursamayan Bu Nedenle İnsanlârın Huzurunu Ve Mutluluğunu Baltalâyan Ahiretlerini Tehlikeye Sokan Hiçbir Bir Davranış Öyle Vurup Geçilecek Umursanmayacak Kadar Küçük Bir Şey Olârak Görülmemeli Unutmamalı Ki Herkes Bu Geminin İçerisinde Bu Gemi Batarsa Herkes Batar Komşuda Yanan Bir Yangını Görmemezlikten Gelmek Ne Kadar Ahmakça Bir Davranıştır Değil Mi...?
Peygamberimiz (S.Â.V.) Buyuruyorlâr Ki Kim Kötü Ve Çirkin Bir İş Görürse Onu Eliyle Düzeltsin Eğer Buna Gücü Yetmiyorsa Diliyle Düzeltsin Bunada Gücü Yetmiyorsa Kalbiyle Buğz Etsin Buda İmanın En Zayıf Noktasıdır
(Müslim İman - 78 - Ebu Davut Salât - 248)
Bana Değmeyen Yılân Bin Yıl Yaşasın Aslâ Bir Müslümanın Söyleye Bileceği Bir Söz Olâmaz
İnsan Her Şeyden Önce Sosyal Bir Varlıktır Yani İnsanın Yalnız Hayatını Sürdürmesi Mümkün Değildir
Her Halükarda Birbirleriyle İlişki İçerisinde Olmalârı Zaruridir...
İşte İslâm Aslında Bu İlişkilerin Bütünüdür
Hele Bu İlişkiler Müslümanlâr Arasında Daha Farklı Bir Boyuttadır
Bir Vücudun Uzuvlârının Yakınlığı Neyse Bir Binanın Tuğlâlârındaki Ahenk Kenetlenme Neyse Oda Odur Yeryüzünü İmar Ve İnşa Etmenin Allâh’ın Hükümlerini Hakim Kılmanın Anlâmıylâ Buluştuğu İşte Bu Noktadır
Bu Saydığımız Hasletler Birbirleriyle Bağlântılı Şeylerdir Biri Ötekinin Bazen İçine Girmiştir Öteki Berikini Tamamlâmıştır
Hele İhlâs Ki Yapılân Amellerin Neticesinin Yegâne Kriteridir
Şöyle Diyelim Yapılân Ameller Allâh’ın Huzurunda Arz Edilirken Bu Süzgeçten Geçer Onay Alırsa Kabul Edilir Almazsa Reddedilir Emek Ve Gayret Neticesinde Yaptıklârımızın Ve Ettiklerimizin Hasılât Terazisidir İhlâs
Peygamberimiz Buyuruyor Ki Ameller Niyetlere Göredir
(Müslim İmare - 155)
Çünkü Ameller Ancak Niyetlere Göre Muameleye Tabi Tutulur
Öyleyse Dünyalârı Dahi Güllük Gülistanlığa Çevirsen Gül Bahçesine Döndürsen Hakkın Hakikatin Gür Sesini Dünyanın En Ücra Köşelerine Duyursan Bunlârı Allâh İçin Yapmamışsan Yada Niyetlerinde Hafifte Olsa Bir Bulânıklık Varsa Aslâ Uhrevi Menfaat Elde Edemezsin
Bu Yolda En Önemli Bir Noktada Şu Allâh’ın Hükümlerini İlk Önce İnsanın Kendi Hayatına Hakim Kılmasıdır
Bu Hususta Yüce Allâh Uyarıyor Ey İman Edenler Yapmayacağınız Şeyleri Niçin Söylüyorsunuz
(Saf - 2)
Çünkü İnsan Kendini Aşabildiği Kadar Başkalârına Ulâşır
Nefsine Söz Geçiremeyen Bir İnsan Nasıl Olurda Yeryüzünün Hilâfetine Lâyık Olâbilir Orayı İmar Ve İnşa Edebilir
Hem Böyle Bir İnsanın İddia Ettiği Davasında Samimi Olmasıda Mümkün Değildir
Bu Düzeni Bizzat Kendi Bozan Kargaşa Çıkaran Sonra Başkalârını Kanun Ve Nizama Davet Eden Bir Padişahın Durumuna Benzer
İnsan Sözüyle Özü Bir Olmalı Kalbinin Kabul Ettiği Hakikat Mutlâka Azalârda Kendini Göstermeli Çünkü Her Davranış Kalbin Onayını Almadan Aslâ Gerçekleşmez Eğer Kalp Kabul Etmediği Halde Bir Şey İfade Edilmişsede Yaşanmışsada Buda Taklidi Bir Davranış Olur
Niyeti Farklı Yöne Dönük Bir Davranıştır
Birde Bu Ulvi Görevi Yerine Getirirken Suret-i Hakk"tan Görünen Nefisin Ve Şeytanın L.Â. Tuzaklârına Düşmemeli Zira Yüce Allâh Şüphesiz Şeytan L. Size Düşmandır Sizde Ona Düşman Olun (Fatır - 6) Buyururken Peygamberimizde Nefisle Mücadelenin Önemini Belirtmek İçin Hakiki Mücahit Nefsine Karşı Cihat Açan Kimsedir
(Tirmizi - Cihat - 2) Diye Bizleri Uyarmıştır
Diyelim Bir İnsan Namazını Kılmıyor Yada Onu Geçirdiğinde Istırap Duymuyorsa Zekat Vermiyor Cihat Görüntüsünde Malını Mülkünü Dağıtıyorsa Buradada Niyette Problem Olâcağı Muhakkaktır Yada Dünyayı Düşünürken Orayı Islâh Etmeye Çalışırken Kendi Ailesini Unutmuşsa Evine Allâh’ın Dinini Hakim Kılmak Adına Hiçbir Şey Yapmamışsa Buradada Niyette Bir Problemin Olâcağı Muhakkaktır
Bir Başka Nokta Sabır Ve Tevekküldür
Yüce Allâh Kuran-ı Mübin’inde Yoksa Siz Allâh İçinizden Cihat Edenleri Belli Etmeden Sabredenleri Ortaya Çıkarmadan Cennete Gireceğinizi Mi Sandınız (Ali İmran - 142) Başka Ayette Sen En Sevdiğini Doğru Yolâ Eriştiremezsin Ama Allâh Dilediğini Doğru Yolâ Eriştirir Doğru Yolâ Girecekleri En İyi O Bilir
(Kasas - 56)
Bizler Allâh’ın Memurlârıyız Merhameti Sonsuz Olân Allâh Bir Kuluna Aslâ Taşıyamayacağı Yükü Yüklememiştir O Nedenle Yüce Yaradan Yaptığımız İşin Neticesine Değil O Amelin Bizdeki Niyetine Bakar
O Meselede İnsanın İradesinin Hakkını Verip Vermediğine Bakar, Biz Birer Vesileyiz Allâh’ın Kanunlârının Yeryüzünde Hakim Hale Gelmesinde Sonuç Allâh’ın Elindedir O Dilemese Sebepler Aciz Kalır O Dilemese Kalplerde İman Güneşi Doğmaz Elimizden Geleni Yapıp Tam Bir Teslimiyetle Ona Bağlânmalıyız Sabır Belki Acıdır Ancak Sonucu Selâmettir Sabrın Tersi Teslimiyetsizlik Ve Haşa Allâh’a Güvensizliktir
Böyle Sorgulâr Bir Sabırsızlık İnsanın İmanını Dahi Tehlikeye Sokabilir (Allâh Muhafaza)
Allâh Bizleri Sorumluluk Bilinciyle Yaşayan Kullârından Eylesin (Âmin)
* Not - Hilâfet Kelimesi Kuranda Arkasından Gelen Geride Kalân Yerine Geçen Sonradan Gelen Ve Yönetici Anlâmında Kullânılmaktadır
Bu Anlâmda İslâmda Halife Yüce Allâh’ın Hükümlerini İnsanlâr Üzerinde Yeryüzünde Uygulâyan Kimsenin Sıfatıdır