23/04/2026
BUNCA AYRILIK HASRETLİK YETMEDİ Mİ YA BİLAL?
Ebubekir Tanrıkulu
Diy.İşl.Bşk.Emkl.Uzman
KARDEŞLERİM!
Hz. Bilâl (r.a),Şam'da bulunduğu hasret dolu yıllarda, bir gece rüyasında Resûlullah (sav) Efendimiz’i gördü. Sevgili Peygamberimiz (sav) kendisine adeta sitem ettiler; “Bunca ayrılık yetmedi mi, Ya Bilâl? (R.a) Hala kabrimi ziyaret etmeyecek misin?”
Zavallı yüreği, duracak hale geldi. Heyecan ve ter içinde uyandı. Hemen hazırlığa başladı. Şafak sökerken, ince, uzun ve garip deveciğiyle; mübarek Medine yollarına düştü. Biricik Efendisi’ne yaklaştıkça havayı kokluyor, taşları toprakları okşuyor ve gözyaşı döküyordu. Issız çölleri yara yara Medine’ye ulaştı.
O’na rastlayanlar, selam veriyorlardı. Sonra da yanındakilere diyorlardı ki;
- İşte Bilâl, Bilâl Habeşî,(r.a) işte Hazreti Peygamberin (sav) müezzini. O’nun gibi ezan okuyan, bu dünyaya gelmemiştir.
Fakat o, hiçbirini duymuyor, görmüyordu. Sanki çok kuvvetli bir mıknatıs, onu kendisine çekiyordu. Peygamber Efendimiz’in (sav) mübarek kabrine doğru ilerledi. Yüce makama erişirken Kur’ân-ı Kerim okudu.
SON DEFA EZAN OKUYORDU
En sonunda sevgilisinin kabrinin yanında bayılarak yıkıldı. Ayıldığı zaman, başucunda, sevgilisinin sevgili torunları Hasan ve Hüseyin Hazretleri; saçlarını okşuyorlardı. Sanki dünyalar onun oldu. Sarıldılar, kucaklaştılar, ağlaştılar; “Yavrularım! Ne kadar da dedeniz Hz. Resûlullah (sav) gibi kokuyorsunuz!” dedi.
Hz. Hasan (r.a) sordu: “Dedemiz seni de çok severdi. Acaba O’nun hatırı için, bir şey istesek yapar mısın?” Hz. Bilâl (r.a) çok şaşırdı; “Bu ne biçim söz? Bu kölenizden ne emredersiniz, yerine getiririm!”. “Senden, bir defa da olsa ezan dinlemek istiyoruz. Ricamız sadece buydu.” dedi.
Ertesi sabah Bilâl Habeşî (r.a), son ezanını Mescid-i Nebevî’de okudu. Yanık ve hasret dolu sesiyle; “Allahu Ekber! Allahu Ekber!” dediği zaman bütün Medine halkı ayağa kalktı. “Eşhedu en lâ ilâhe illallah! Eşhedü enne Muhammeden Resûlullah” deyince kadın-erkek, genç-ihtiyar, çoluk-çocuk, hatta yataklarındaki hastalar bile, sokaklara döküldüler. Mescid-i Nebevi’ye koştular. Halk o kadar coştu ki, Peygamber Efendimiz (sav) yaşıyor sandılar. O günden beri dünyada, bir daha böyle bir ezan okunmadı. Bilâl Habeşî (r.a) Hazretleri de başka ezan okumadı.Daha sonra Şam'a döndü.Ömrünün son günlerini orada geçirdi.Orada vefat etti.Onu Cennette Efendimizin(s.a.v)önünde yürüten.Allah'a ve Resulüne olan iman,sevgi ve sadakati.Peygamber aşkıyla yanmasıydı.
Onlar, böylesine Hz. Muhammed (sav) aşığı kimselerdi. Onu canlarından öte seviyor, aziz hatırasına sahip çıkıyor, hayatlarının her karesinde onun getirdiği prensipleri yaşıyorlardı.
Rabbim bizleri onların izinden ayırmasın.Onlar İslamla hayat bulmuş,Kur'anla rotasını düzeltmiş,Resulullah ile(sa.v)huzur ve kurtuluşa ermiş,daha dünyada iken Cennet müjdesi almış,şahsiyetli,saadetli örnek kişilerdi.Rabbim bizleri onlara layık eylesin.Amin.Ebubekir Tanrıkulu Hoca.