Mekteb-i Derviş

Mekteb-i Derviş Ehli Sünnet vel Cemaat Çizgisinde; İslam Dini, Gönül Dünyamızı Aydınlatan Tasavvuf ve Tarikatlar Hakkında Yetkili Ağızdan Bilgiler. BİZ KİMİZ? Allah’a iman edin.

Biz özüyle sözüyle Müslüman Türk Milletinin evladı, Alparslanların. Osman Gazilerin,Fatihlerin,Yavuzların evladıyız.Sizden biriyiz. Ehl-i Sünnet ve'l-Cemâat'ten ayrılmamaya çalışan İtikatta İmam-ı Maturidi (r.a),amelde İmam-ı Azam Ebu Hanife(r.a)Hazretlerine, tasavvufda, tarikatda Eş Şeyh Es SeyyidGavs’ul Azam Abdulkadir Geylani (k.s) Hazretlerine bağlı kimliğe sahibiz.Bütün Ehl-i Sünnet tarikat P

irlerine ve mensuplarına saygı ve sevgisi olan,Kur'ân ve Sünnet'e sımsıkı bağlanmaya azmetmiş, elestbezminde verdiğimiz sözü unutmayan müslümanlarız. Sayımızın az veya çok olması önemli değil; önemli olan niyet ihlâs ve samimiyettir. Cenab-ı Mevlâ buyuruyor:"Nice az topluluk vardır ki çok olanlara galiptirler." (Bakara Suresi,249)
Âlemlere rahmet olarak gönderilmiş seçkin insan Rahmet Elçisi, Peygamber (s.a.v) Efendimiz buyuruyor:"Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız müddetçe katiyen sapıklığa düşmezsiniz; bunlar Allah’ın kitabı Kur’ân Kerim ve benim Sünnetim'dir." (Muvatta, Kader/3)
Kusurları günahları affedici Rabbimiz'dir. Duamız bizleri muvaffak etmesi, imandan sonra dalâlete düşürmemesidir. Bu anlayış doğrultusunda Kitâb, Sünnet, icmâ-i ümmet, kıyas-ı fukahâya ters düşen her türlü söz, fiil ve düşüncelerden uzağız. Duamız, Efendimiz(s.a.v) duası gibi olsun. O'na her hal ve durumda uymaya çalışalım.Zira ona uyanlar,onu sevenler kurtuluyor.
“Ey iman edenler! Allah’a ve Resulüne itaat edin.(Kur’an nasihatlarını) dinlediğiniz halde, Peygamberin emirlerinden yüz çevirmeyin.” (Enfal suresi, 20)
“Ey iman edenler! Peygambere itaat edin. İşlerinizi boşa çıkarmayın” (Muhammed suresi,33)
“(Resulüm) De ki: Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyunuz ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın.Allah son derece bağışlayıcı ve esirgeyicidir. De ki:Allah’a ve Resulüne itaat edin. Eğer yüz çevirirse bilsinlerki Allah kâfirleri sevmez.” (Âl-i İmrân suresi, 31-32)
“Kim, Allah’a ve Resulüne itaat ederse işte onlar,Allah’ın kendilerine lütuflarda bulunduğu peygamberler,sıddîklar, şehitler, Salih kişilerle beraberdir. Bunlarne güzel arkadaştır.” (Nisa suresi, 69)
“Peygamber size ne verdiyse onu alın, size ne yasakladıysa ondan da sakının.Allah’tan korkun. Çünkü Allah’ın azabı çetindir.” (Haşr suresi, 7)
"Ey Allah’ım, bana seni zikretmede sana şükretmede ve sana güzel ibadet etmede yardım et."(Ebu Davud/1522; Nesaî/1302; İbniHuzeyme/751; İbniHibban/2020; Ahmed, V/245)
"Dikkat ediniz; ancak Allah’ın zikriyle kalpler mutmain olur, rahat bulur/huzura erer." (er-Ra'd Suresi, 28)
“Bilesiniz ki, Allâhʼın dostlarına korku yoktur; onlar üzülmeyecekler de. Onlar, îman edip de takvâya ermiş olanlardır. Dünya hayatında da âhirette de onlara müjde vardır. Allâh’ın sözlerinde asla değişme yoktur. İşte bu, büyük kurtuluşun kendisidir.”(Yûnus, 62-64)
“Allah’ı unutan ve bu yüzden Allah’ın da kendilerine kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. İşte onlar fasık kimselerin ta kendileridir.”(el-Haşr, 19)
”Bilesiniz ki,Allah’ın dostlarına korku yoktur,Onlar üzülmeyecekler de.”(Yunus Suresi,62)
Çünkü Gavs-ul Âzam Pir Abdulkâdir-i Geylâni (k.s.) Hazretleri“Benim yolum kıyamete kadar devam edecektir” buyurmuştur.
ÖNCEKİ GÜNEŞLERİN HEPSİ BATTI VE GİTTİ
BİZİM GÜNEŞİMİZ BATMAYACAK EBEDİ! Ebubekir Tanrıkulu Hoca
Kadiriyye-i HalisiyyeHayriyye’nin
Hadimül Fukarası

23/04/2026

BUNCA AYRILIK HASRETLİK YETMEDİ Mİ YA BİLAL?
Ebubekir Tanrıkulu
Diy.İşl.Bşk.Emkl.Uzman
KARDEŞLERİM!
Hz. Bilâl (r.a),Şam'da bulunduğu hasret dolu yıllarda, bir gece rüyasında Resûlullah (sav) Efendimiz’i gördü. Sevgili Peygamberimiz (sav) kendisine adeta sitem ettiler; “Bunca ayrılık yetmedi mi, Ya Bilâl? (R.a) Hala kabrimi ziyaret etmeyecek misin?”
Zavallı yüreği, duracak hale geldi. Heyecan ve ter içinde uyandı. Hemen hazırlığa başladı. Şafak sökerken, ince, uzun ve garip deveciğiyle; mübarek Medine yollarına düştü. Biricik Efendisi’ne yaklaştıkça havayı kokluyor, taşları toprakları okşuyor ve gözyaşı döküyordu. Issız çölleri yara yara Medine’ye ulaştı.
O’na rastlayanlar, selam veriyorlardı. Sonra da yanındakilere diyorlardı ki;
- İşte Bilâl, Bilâl Habeşî,(r.a) işte Hazreti Peygamberin (sav) müezzini. O’nun gibi ezan okuyan, bu dünyaya gelmemiştir.
Fakat o, hiçbirini duymuyor, görmüyordu. Sanki çok kuvvetli bir mıknatıs, onu kendisine çekiyordu. Peygamber Efendimiz’in (sav) mübarek kabrine doğru ilerledi. Yüce makama erişirken Kur’ân-ı Kerim okudu.
SON DEFA EZAN OKUYORDU
En sonunda sevgilisinin kabrinin yanında bayılarak yıkıldı. Ayıldığı zaman, başucunda, sevgilisinin sevgili torunları Hasan ve Hüseyin Hazretleri; saçlarını okşuyorlardı. Sanki dünyalar onun oldu. Sarıldılar, kucaklaştılar, ağlaştılar; “Yavrularım! Ne kadar da dedeniz Hz. Resûlullah (sav) gibi kokuyorsunuz!” dedi.
Hz. Hasan (r.a) sordu: “Dedemiz seni de çok severdi. Acaba O’nun hatırı için, bir şey istesek yapar mısın?” Hz. Bilâl (r.a) çok şaşırdı; “Bu ne biçim söz? Bu kölenizden ne emredersiniz, yerine getiririm!”. “Senden, bir defa da olsa ezan dinlemek istiyoruz. Ricamız sadece buydu.” dedi.
Ertesi sabah Bilâl Habeşî (r.a), son ezanını Mescid-i Nebevî’de okudu. Yanık ve hasret dolu sesiyle; “Allahu Ekber! Allahu Ekber!” dediği zaman bütün Medine halkı ayağa kalktı. “Eşhedu en lâ ilâhe illallah! Eşhedü enne Muhammeden Resûlullah” deyince kadın-erkek, genç-ihtiyar, çoluk-çocuk, hatta yataklarındaki hastalar bile, sokaklara döküldüler. Mescid-i Nebevi’ye koştular. Halk o kadar coştu ki, Peygamber Efendimiz (sav) yaşıyor sandılar. O günden beri dünyada, bir daha böyle bir ezan okunmadı. Bilâl Habeşî (r.a) Hazretleri de başka ezan okumadı.Daha sonra Şam'a döndü.Ömrünün son günlerini orada geçirdi.Orada vefat etti.Onu Cennette Efendimizin(s.a.v)önünde yürüten.Allah'a ve Resulüne olan iman,sevgi ve sadakati.Peygamber aşkıyla yanmasıydı.
Onlar, böylesine Hz. Muhammed (sav) aşığı kimselerdi. Onu canlarından öte seviyor, aziz hatırasına sahip çıkıyor, hayatlarının her karesinde onun getirdiği prensipleri yaşıyorlardı.
Rabbim bizleri onların izinden ayırmasın.Onlar İslamla hayat bulmuş,Kur'anla rotasını düzeltmiş,Resulullah ile(sa.v)huzur ve kurtuluşa ermiş,daha dünyada iken Cennet müjdesi almış,şahsiyetli,saadetli örnek kişilerdi.Rabbim bizleri onlara layık eylesin.Amin.Ebubekir Tanrıkulu Hoca.

23/04/2026

BİR MÜSLÜMANIN UYMASI GEREKEN 1O ŞART.
Ebubekir Tanrıkulu
Diy.İşl.Bşk.Emekli Uzmanı.
KARDEŞLERİM!
İslam âlimleri buyurdular ki:
Bir kimse, şu on şeyi, kendine farz bilmedikçe, tam vera sahibi olamaz: ALLAH VE RESULULLAHIN Emirlerini yapıp yasak edilen şeylerden sakınmaya (takva); bu emirleri yerine getirmeye(vera) denir. Büyük âlim ve veli İmam-ı Rabbani(ks) hazretleri buyuruyor ki: "Dünyada felaketlerden, ahirette azaptan kurtulmak için iki şey gerekir. Emirlere sarılmak ve yasaklardan sakınmak! Bu ikisinden en büyüğü ikincisidir ki, buna vera ve takva denir. Vera ve takva üzere olmak, her şeyden daha lüzumludur."
1- Gıybet etmemeli... Gıybet, bir kimsenin gizli bir kusurunu, arkasından söylemektir. Gıybet etmek haramdır, gıybeti dinlemek, iki kat daha günahtır.
2-Müminlere suizan etmemeli, kötü bilmemeli... Suizan, Müslümanlar hakkında kötü zanda bulunmaktır, çok büyük günahtır.
3-Kimse ile alay etmemeli... İslâm âlimleri şu üç şeyden sakınılması gerektiğini buyurmuşlardır: a-Vakti boşa harcamak, b-insanlarla alay etmek nitekim alay etmek insanın kıymetini düşürür ve.
c-gıybet etmektir.
4-Harama bakmamalı... İmam-ı Rabbani hazretleri: Kalb, göze tâbidir. Gözler haramdan sakınmazsa, kalbi korumak güç olur. Abdullah-ı Ensari hazretleri de, gözüne sahip olmayan kalbini elinden kaçırmıştır, buyurur.
5-Doğru söylemeli… Dört şey, güzel hasletlerdendir; a-doğru söz, b-doğru iş,
c-samimi dostluk,
d-emanete riayet.
6-Kendini beğenmemek için, Allahü teâlânın, kendisine yaptığı ihsanları, nimetleri düşünmeli… Kendini beğenen kimse kibirli olur, günahlarını ve Allahü teâlânın azabını unutur, âlimlerin sohbetinden mahrum kalır ve İstişare etmez, danışmaz.
7-Rızkını helal yoldan kazanıp,Malını helal yere sarf etmeli, haram yerlere harcamamalı... Nitekim Para, mal, ya hayırlı veya hayırsız olur. Bu, parayı kazanmaya ve harcamaya bağlıdır. Paranın gittiği yerden, geldiği yer belli olur… Hayırlı mal, Allah yolunda harcanır. Hayırsız mal, Allahü teâlânın rızasının olmadığı yerlerde kullanılır.
8-Nefsi, keyfi için, mevki makam istemeyip, buraları, Allahü tealanın rızasını kazanmak ve insanlara hizmet yeri bilmeli... Zira makam ve mevkiyi, iyilik yapmak, Allahü tealanın rızasını kazanmak, Onun kullarına faydalı olmak, onlara hizmet etmek için istemelidir.
9-Beş vakit namazı, vaktinde kılmayı birinci vazife bilmeli... Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” buyurdu ki: (Kıyame günü kulun ilk hesabı,imandan sonra namazdan hesaba çekilecektir.(Buhari.Müslim)
Namazlarını, vakitleri gelince hemen kılanlardan Allahü teâlâ razı olur.) [Eşiat-ül-lemeat]
10-Ehl-i sünnet âlimlerinin bildirdiği iman ve işleri iyi öğrenip, kendini bunlara uydurmalı… Ehli sünnet âlimleri, dört mezhep âlimleridir. Dört mezhep, Hanefi, Şafii, Maliki ve Hanbeli mezhepleridir.
KARDEŞLERİM!
Dünyevi ve uhrevi kurtuluş ve saadetimiz,İslamı hayatımıza nakşedip,Allah'a ve Resulüne iteatten geçiyor.Ehl-i Sünnet vel Cemaat yolunda yürüyenler hidayet ve kurtuluşa eriyor.Rabbim rızasını kazananlardan EYLESİN.AMİN.Ebubekir Tanrıkulu Hoca.

13/04/2026
13/04/2026
Şununla: Talha Uğurluel – Az önce sıkı hayranlarından biri olarak teşekkür aldım! 🎉
08/04/2026

Şununla: Talha Uğurluel – Az önce sıkı hayranlarından biri olarak teşekkür aldım! 🎉

26/03/2026

TEVHİD EHLİ MÜSLÜMAN EY İNSANOĞLU KENDİNE GEL! Ebubekir Tanrıkulu.
Diy. İşl. Bşk. Emkl i Uzmanı.
KARDEŞLERİM!
İstisnalar hariç,günümüzün çoğu insanı kendinin neden yaratıldığını unuttu, zamanlarını gezmek, tozmak, eğlenmek,günaha batmaktan, yemek,içmek,sosyal medyada saatlerini harcamaktan alıkoyamaz hale geldi. İmtihanda olduğunu,hayırla şerle imtihan edildiğini,İlim, amel, kulluk için geldiğini unuttu maalesef. Oysa Rabbimiz Kur’an’ında buyuruyor ki: “Ben cinleri ve insanları ancak bana kulluk etsinler beni tanısınlar,Bana ibadet etsinler diye yarattım.” (Zâriyât Suresi,56). Kulluk gayemizi unuttuk, Hak din İslamdan,ibadet ve taatten uzaklaştık,heva ve hevesin peşinde şeytanı aleyhillanin tuzaklarında kaybolduk. Kalplerimiz dünyaya meyletti, nefislerine uydu,şeytanın vesvese ve yalanlarına kandı,âhireti unuttu. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: “Dünya, âhiretin tarlasıdır.” İnsan ne ekerse onu biçecektir.(K.Sitte Buhari,Müslim,Tirmizi,Ebi Davut,Nesei,Müsned)
İrili ufaklı her şeyin kayıt altına alındığı,görüntülü ve sesli, yazıldığı kitap ellerimize verilmeden hayatımıza yön vermeli, bu gaflet ve dalaletten,uyanıp kurtulmalıyız . “Kim zerre kadar hayır işlerse onu görür, kim de zerre kadar şer işlerse onu görür.” (Zilzâl Suresi, 7-8) ayetini unutma. O gün amel defterleri açıldığında ;İkra kitabek, al kitabını oku,herkes şaşkınlık içinde “Bu nasıl kitapmış ki küçük büyük hiçbir şeyi eksik bırakmadan saymış” diyecek.
Kardeşlerim!
Üç günlük dünyaya aldanmayalım; kimler geldi kimler geçti.şu gök kubbede hoş bir sada bırakalım.Dün geçti, yarın ne olacağı belli değil, meçhul, öyleyse bugünümüz var, onu da sosyal medyada, boş gezmelerde harcamayalım,kıymetini bilelim.Rabbimize karşı,dinimize karşı,ailemize,neslimize,devletimize karşı görevlerimizi unutmayalım. inşallah. Vakit en büyük nimettir, kaybedilirse geri gelmez. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: “İki nimet vardır ki insanların çoğu bunlar hususunda aldanmıştır: sağlık ve boş vakit.” (Buhârî).
Nasihatlerim kalbi nasihate açık olanlaradır. Lakin nasihate kapalı olanlar bu sözleri duysa da kalpleri mühürlü olduğu için fayda görmeyecektir. Rabbimiz buyurur: “Sen ancak zikre uyan ve görmeden Rahmân’dan korkan kimseyi uyarabilirsin.” (Yâsîn Suresi,11). Öyleyse kalbimizi yumuşatalım, dünyadan,şeytani,nefsi tuzaklardan,el çekip âhirete yönelmenin vaktidir. Gözümüzü ekranlara değil semaya, elimizi telefona değil Kur’an’a uzatalım.Ölüm var,diriliş var,hesap var,cennet var,cehennem var. Çünkü dönüş Allah’adır. Dünya fani, hesap baki. Gafleti bırak, tevbe et, ibadetle meşgul ol.Zikirle,fikirle,kullukla, Rabbini unutma ki O da seni unutturmasın.Sevsin.Kulum desin.Cennetiyle cemaliyle şereflendirsin. Vesselam.
Ebubekir Tanrıkulu Hoca.

15/03/2026
15/03/2026
15/03/2026
15/03/2026
15/03/2026

Address

Belören
Ankara

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Mekteb-i Derviş posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Place Of Worship

Send a message to Mekteb-i Derviş:

Share