ENEK YENİ CAMİİ

ENEK YENİ CAMİİ Daha iyi iletişim

Yeni Cami İman Hatibi Muhammed Kahraman
01/12/2023

Yeni Cami İman Hatibi Muhammed Kahraman

25/08/2021

Alıntı...

Bir hanımefendi anlatıyor :
"Biraz fasulye ve biraz pilav alarak bakır bir tepsiye koydum. Üzerine patlıcan, salatalık ve bir kaç tane kayısı ekledim....Tam dışarı çıkacaktım ki babam sordu:
"- Nereye gidiyorsun kızım ? "
"Ninem bunları kimsesiz yaşlı adama götürmemi söyledi" diye cevap verdim.
Bunun üzerine babam:
"- Şöyle yap. Mutfaktan bir kaç tabak daha getir. Her bir şeyi ayrı tabağa koy ve tepsiyi güzelce düzenle. Yanlarına kaşık, bıçak ve bir bardak su da koy, öyle götür" dedi.
Dediklerinin hepsini yaptım ve elimdekileri dedeye götürdüm. Dönünce babama neden böyle yapmamı istediğini sordum. Babam :
"Yemek ikram etmek 'Mal' sadakasıdır. Bir şeyi düzgün vermek ise 'Gönül' sadakasıdır. Birincisi karnı doyurur; ikincisi ise kalbi doldurur.
Birincisi, kimsesiz dedeye, yardım isteyen dilenci hissini verir. İkincisi, yakın bir dost, iyi bir misafir olduğu hissini verir." diye cevap verdi ve devam etti :
"-Maldan vermek ile gönülden vermek arasında büyük bir fark vardır. Gönülden olanın hem Allah katında hem de insanlar yanında değeri daha büyüktür." Dedikten sonra biraz durdu. Sonra gözlerimin içine bakarak sözlerini şöyle tamamladı:
"- Bak yavrucuğum. Yapacağımız ikramlar, sevgi ve iyilikle birlikte olsun. Sakın aşağılayıcı ve küçük düşürücü olmasın".

Öğrencilerimizle Yaz Kur'an Kursunun Finalini güzel bir Etkinlikle bitirelim dedik... Rabbim evlatlarımızı ve cümlemizi ...
19/08/2021

Öğrencilerimizle Yaz Kur'an Kursunun Finalini güzel bir Etkinlikle bitirelim dedik... Rabbim evlatlarımızı ve cümlemizi Allah'a hayırlı bir Kul eylesin. Bir daha ki Yaz Kur'an Kursunda hayırlısıyla buluşmak ümidiyle...

Hocalar:
Mehmet Karaoğlu
Muhammed Kahraman

08/04/2021
✅Teravihlerin evde kılınması makul olmuştur..✳FETVA : Müşkil bir konuya verilen güçlü cevaptır..!▪︎Teravih Namazının evd...
08/04/2021

✅Teravihlerin evde kılınması makul olmuştur..
✳FETVA : Müşkil bir konuya verilen güçlü cevaptır..!
▪︎Teravih Namazının evde kılınması meselesi bu pandemi döneminde , belki hissiyat olarak bizi zorlasa da makuliyet olarak yerinde bir karar olmuştur.
👉Bazı nedenleri var :
1 Vakalar artmaya devam ediyor..
2 Teravih vakti , ülkemizde genel yasak uygulamasının başladığı saat olan 21.00 den sonraya denk düşüyor..
3 Teravihi bahane ederek birçok kişi iftar davetlerine gideceği ve virüs bulaşmalarını artıracağı kaçınılmaz bir durum olacağı zann-ı galip ile mümkündür.
4 Din muhalifi birçok kişi bu teravih meselesini istismar ederek , gündemi bulandıracak idi..
5 Teravih Namazı tabii ki cemaatle kalındığında daha rahat kılınıyor..Ama esasında bu namaz gece namazı kabilinden olup ferdi de kılınması mümkündür.Cami zorunlu değildir...
6 Bu dönemde Evlerimizi de ibadet mekanı haline getirmek güzel bir sonuç olacaktır..
7 Böyle kritik zamanlara yetkili kişilerin aldığı kararlar, toplumsal hayatımızda bizim bilmediğimiz sonuçlara sebebiyet verebilir.. Yetkililere güvenmek de gerekir..!
▶️Bir ayeti hatırlayalım : (Nisa 83)
" Kendilerine güven veya korku veren bir haber geldiğinde onu yayıyorlar. Hâlbuki onu Resûlullah’a ve aralarından yetki sahibi kimselere götürselerdi, içlerinden haberin mana ve maksadını çıkarabilenler şüphesiz onu anlarlardı. Size Allah’ın lütfu ve rahmeti olmasaydı, azınız müstesna, şeytana uyup giderdiniz."

Rabbim tez zamanda bu imtihandan hayırlısıyla yüz akıyla çıkmayı bizlere nasip etsin...
Enek Yeni Cami İmam Hatibi: Muhammed Kahraman

Hacı Mustafa AYOĞLU hakkın rahmetine kavuşmuştur. Cenazesi bugün öğle namazına müteakip köy mezarlığında defnedilecektir...
14/08/2019

Hacı Mustafa AYOĞLU hakkın rahmetine kavuşmuştur. Cenazesi bugün öğle namazına müteakip köy mezarlığında defnedilecektir. ALLAH rahmet eylesin.

Camimiz Yeni halılarına kavuştu Elhamdülillah... Bu güzel mekanda, gök kubbede gönüllerin gerçek huzuru bulması için; Ce...
03/08/2019

Camimiz Yeni halılarına kavuştu Elhamdülillah... Bu güzel mekanda, gök kubbede gönüllerin gerçek huzuru bulması için; Cemaatimizden günde 5 vakit Rabbimizin davetine icabetini bekliyoruz İnşeallah...
Enek Yeni Cami İmam Hatibi: Muhammed Kahraman

14/12/2018

TARİH : 14.12.2018 RAHMET VE MAĞFİRET KAPISI: TEVBE

Aziz Müminler!

Âdem (a.s.) ve eşi Havva validemiz, cennette bir hata işlemişlerdi. Derhal bu hatalarının farkına vararak pişman oldular. Yüce Rabbimiz, onlara hatadan dönme erdemini, tevbe nimetini lütfetti. Onlar da; “Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan mutlaka hüsrana uğrayanlardan oluruz” 1 diyerek pişmanlıklarını dile getirdiler, Allah’tan bağışlanma dilediler. Böylece insanlık tevbenin ilk örneğini Hz. Âdem ile eşinden öğrenmiş oldu.

Kıymetli Müslümanlar!

Hepimiz beşeriz. Hayatımız boyunca bize vesvese veren şeytanla ve bizi hatalara sevk etmeye çalışan nefsimizle mücadele ederiz. Bu mücadelede bazen kulluğumuzun gereğini yerine getirir, bazen de savrulmalar yaşar, gaflete ve hataya düşeriz. Hata ettiğimizde ise Allah’tan ümidimizi kesmez ve rahmet kapılarını tevbe anahtarıyla açarız.

Değerli Müminler!

Tevbe, Yüce Allah’ın kullarına lütfettiği kurtuluş ve arınma müjdesidir. Kulun Rabbini hatırlaması, aczini dile getirmesi ve Cenâb-ı Hak’tan af ve mağfiret dilemesidir. Merhametlilerin en merhametlisi olan Yüce Allah’a iltica etmesidir. Tevbe, adeta hayata yeniden başlamamız, tertemiz bir sayfa açmamız için Rabbimizin bizlere bir ikramıdır. Günaha düçar olan mümin için yolunu ve yönünü tayin eden en önemli kılavuzdur.

Aziz Müslümanlar!

Allah’ın, affetme ve bağışlama anlamı taşıyan nice isimleri vardır. O, Tevvâb’tır; tevbeleri çokça kabul edendir. Afüvv’dür; engin rahmetine sığınanları affedendir. Gafûr’dur; dileyeni ve dilediğini bağışlayandır. Settâr’dır; hata ve kusurları örtendir. Cenâb-ı Hak, kendisine yönelen ve samimiyetle tevbe edenleri asla boş çevirmez. Gönülden kendisine teslim olanları asla mahcup etmez. Merhametiyle kullarına lütufta bulunur. Nitekim Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurur: “Ancak tevbe edip de iman eden ve salih amel işleyenler başka. Allah işte onların kötülüklerini iyiliklere çevirir. Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”2

Muhterem Müslümanlar!

Tevbenin özü samimiyetle ve ihlasla yapılan bir yakarıştır. Yüce Rabbimiz “Ey iman edenler! Allah'a içtenlikle tevbe edin” 3 buyurmaktadır. Tevbenin özü ruhumuzun derinliklerinde hissettiğimiz pişmanlıktır. Resûl-i Ekrem (s.a.s), bir hadislerinde “Günahtan pişmanlık duymak, tevbedir”4 buyurarak bu gerçeği ifade etmiştir. Tevbenin özü hata ve günahlarımızın bir an önce farkına varıp Yüce Allah’a yönelmektir. Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurulmaktadır: “Allah katında makbul tevbe, ancak bilmeyerek günah işleyip sonra çok geçmeden tevbe edenlerin tevbesidir. İşte Allah bunların tevbelerini kabul buyurur. Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.”5 Tevbenin özü bir daha günahlara dönmeme, heva ve hevesin esiri olmama azmidir. Peygamber Efendimiz (s.a.s) tevbeyi “Bir daha dönmemek üzere günahı terk etmek”6 olarak nitelemiştir.

Kıymetli Müminler!

Tevbe kapısı ardına kadar açıktır. Son nefesimize kadar da açık kalacaktır. Öyleyse bize düşen, Allah’ın rahmet deryasından nasibimizi aramaktır. Samimiyetle, pişmanlıkla, kararlılıkla O’nun merhamet ve keremine sığınmaktır. Gündelik hayatın karmaşası içinde bitap düşen gönüllerimizi ve zihinlerimizi tevbeyle arındırmaktır. Hutbemi Peygamberimizin seyyidü’l-istiğfar duasıyla bitiriyorum: “Allahım! Sensin benim Rabbim, senden başka ilâh yok. Beni yarattın ben de senin kulunum. Ben gücüm yettiğince sana verdiğim sözün ve senin vaadin üzereyim. Yaptıklarımın şerrinden sana sığınırım. Üzerimdeki nimetini itiraf ediyorum. Ve günahımı da itiraf ediyorum. Beni, günahlarımı bağışla çünkü günahları senden başka affedecek hiç kimse yoktur.”7

29/11/2018

Cuma hutbesi

NEFİS: İYİ VE KÖTÜNÜN MÜCADELE ALANI

Muhterem Müslümanlar!

Varlık âleminin en nadide üyesi, vahye muhatap olan insanoğludur. Yeryüzünün en şerefli varlığı olmak, nimetin yanı sıra imtihanı da beraberinde getirir. İnsan kimi zaman korkuyla, açlıkla, canıyla ve evladıyla, kimi zaman da varlıkla, servetle, makam ve mevki ile imtihan olur. En büyük imtihanlardan birisi de insanın nefsiyle mücadelesidir.
Nefis; kulun içindeki olumsuz duyguların, meşru olmayan isteklerin, kötü huy ve fiillerin kaynağıdır. Kur’an-ı Kerim’de, Hz. Yusuf’un dilinden nefsin bu özelliği şöyle anlatılır: “Yine de ben nefsimi temize çıkarmıyorum. Çünkü nefis, Rabbimin acıyıp koruması dışında, daima kötülüğü emreder; şüphesiz Rabbim çok bağışlayan, pek esirgeyendir.”

Kıymetli Müminler!

Cenâb-ı Hak insanı en güzel şekilde yaratmış, onu selim bir akıl, sağlam bir irade ve engin bir gönül ile donatmıştır. Doğruyu yanlıştan ayırt etmesi için ona Kur’an’ı ve peygamberlerin örnekliğini bahşetmiştir. Verdiği nimetleri gereği gibi kullanmasını ve nefsinin sınır tanımayan istekleriyle mücadele etmesini emretmiştir. Tercihlerini doğrudan yana yapan, iradesine sahip olan, nefsine dur diyebilen, günahlarından arınıp kendini ıslah eden kişi, kurtuluşa erer. Nefsinin isteklerine boyun eğen, hevâsının esiri olan, aklını kullanarak arzularını kontrol edemeyen ise hüsrana uğrar. Yüce Rabbimiz, Kur’an-ı Kerim’de bu hususu bizlere şöyle hatırlatmaktadır: “Nefse ve onu şekillendirip düzenleyene; ona kötü ve iyi olma kabiliyeti verene yemin olsun ki, nefsini arındıran elbette kurtuluşa ermiştir. Onu arzularıyla baş başa bırakan da ziyana uğramıştır.”

Değerli Müslümanlar!

Nefis, iyiyle kötünün mücadele alanıdır. İnsanlık tarihi, nefsine uyup kendini ve yaşadığı toplumu felakete sürükleyen nice örneklerle doludur. Hz. Âdem’in çocuklarından biri olan Kâbil, hırsına, hasedine yani nefsine uymuş ve kardeşi Hâbil’i öldürmüştür. Hz. Yakub’un oğulları, nefislerinin esiri olmuş, kıskançlıkları yüzünden kardeşleri Hz. Yusuf’u kuyuya atmıştır. Firavunlar, Nemrutlar, Karunlar, Ebu Cehiller hep nefislerinin peşinden koşmuş, vahyin rehberliğine sırtlarını dönmüş, kimi tahtına, kimi gücüne, kimi servetine, kimi de benliğine güvenmiş, hem dünyada zelil hem de ahirette azaba düçar olmuşlardır.

Kıymetli Müslümanlar!

Mümin için asıl olan, nefsini lanetlemesi değil, onu terbiye etmesi ve güzel huylarla donatmasıdır. Allah’ın çizdiği sınırlara, ahlâka ve vicdana aykırı olan her türlü isteğine karşı, nefsini kontrol altında tutmasıdır. İyiliğin ve iyilerin tarafında, kötülüğün ve kötülerin karşısında yer almasıdır.

Aziz Müminler!

Resûl-i Ekrem (s.a.s), bir hadislerinde şöyle buyurur: “Akıllı kişi, nefsine hâkim olan ve ölümden sonrası için çalışandır. Zavallı kişi ise, nefsinin her türlü arzu ve isteklerine uyan ve buna rağmen hâlâ Allah’tan iyilik temenni edendir.” O halde, geçici dünyanın aldatıcı renklerine heves eden nefsimizin peşine düşmeyelim. Aklımızı, irademizi, sabrımızı daima canlı tutalım. Hayatın bir imtihan olduğunu, ölümün ve hesabın ansızın gelebileceğini hafızamızda canlı tutalım. Yüce Rabbimizin gizli-açık her halimizi gördüğü şuuruyla yaşayalım. Böylelikle küfrün karanlığından uzak, günahın yükünden arınmış, huzurlu ve kâmil bir mümin olalım. Hutbemi Sevgili Peygamberimizin şu duasıyla bitiriyorum: “Allah’ım! Nefsime takvayı ver. Nefsimi arındır; onu en iyi arındıracak olan sensin. Onu koruyan da onun sahibi de sensin. Allah’ım! Faydasız ilimden, huşu duymayan kalpten, doymak bilmeyen nefisten ve kabul edilmeyen duadan sana sığınırım.”

27/11/2018
Ve sonunda Yeni Camii yeni minaresine kavuştu. Yapan, yaptıran ve tüm emeği geçenlerden Allah razı olsun.
06/11/2018

Ve sonunda Yeni Camii yeni minaresine kavuştu. Yapan, yaptıran ve tüm emeği geçenlerden Allah razı olsun.

Camimizin yeni minaresinin inşaatı devam ediyor. Yapan ve yaptıranlardan Allah razı olsun.
07/06/2018

Camimizin yeni minaresinin inşaatı devam ediyor. Yapan ve yaptıranlardan Allah razı olsun.

Address

Enek Mahallesi
Altınozu
31750

Telephone

05387271831

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when ENEK YENİ CAMİİ posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share

Category