24/01/2026
KISA KISA…
Ölçü İçinde Tutulan Âlem: Yukarısı, Aşağısı ve İnsan
Evren, gökyüzü ve dünya, sadece rastgele bir oluşum değil, ölçü ve denge ile yaratılmıştır. Yukarıda –270°C’lere yaklaşan bir soğuk, öldürücü radyasyon ve gök taşları bulunmasına rağmen dünya korunmuştur. Atmosfer, katmanlarıyla, ölçüsüyle ve koruyucu özelliğiyle hayatı mümkün kılar. Kur’an, bunu 1400 yıl önce “ölçü”, “denge” ve “korunmuş gök” kavramlarıyla ifade etmiştir:
“Gökleri ve yeri hak ile yaratan O’dur; geceyi gündüzün içine soktu, güneşi ve ayı bir ölçüye tabi kıldı.” (Zümer Suresi 5)
İşte insan, bu ölçüyle düzenlenmiş sistem içinde yaşadığını fark ettiğinde, artık tesadüf aramak yerine emanet ve sorumluluk bilincine ulaşır.
Doğaya baktığımızda, bitki örtüsünün döngüsü bize geçiciliği hatırlatır. Yağmurdan sonra yeşeren otlar bir süre sonra sararır, kurur ve rüzgârla savrulur. Kehf Suresi’nde şöyle buyurulur:
“Onlara dünya hayatının örneğini ver: Bir su gibidir. Biz onu gökten indiririz, onunla yeryüzünün bitkileri birbirine karışır; sonra o, rüzgârların savurduğu çer çöp haline gelir. Allah her şeye gücü yetendir.”
Bu doğa döngüsü, insan hayatının bir metaforudur: Gençlik, mal, makam ve güç bir süreliğine “yeşerir”, sonra solar. Yunus Suresi’nde de vurgulandığı gibi, dünya aldatıcıdır ve hiçbir şey insana kalıcı görünmemelidir. İnsan, bu farkındalığı kazandığında, geçici olana kapılmak yerine kalıcı değerlere yönelir: adalet, iyilik, dürüstlük ve Allah rızasını kazanacak davranışlar.
Ancak çoğu zaman insan, hırs ve aldanışla ölçüyü kaybeder. Mal, güç, makam ve gösterişin geçici olduğunu unutarak dünyaya kapılır. Tekâsür Suresi’nde insanın bu aldanışı şöyle ifade edilir:
“Çokluk yarışı sizi oyaladı; nihayet kabirleri ziyaret edinceye kadar.”
Hümeyze Suresi de malın kendini ebedî kılacağını sanmanın ne kadar yanıltıcı olduğunu hatırlatır. Kendini yeterli gören insan, taşkınlık ve hırs içinde ölçüyü kaybeder; bu durum hem bireysel hem de toplumsal dengeyi bozar.
İşte Kur’an, bu noktada mal ve paylaşma bilincini devreye sokar. Mal, Allah tarafından emanet olarak verilmiştir; sahiplik yanılsamadır. Bakara Suresi’nde:
“Göklerde ve yerde ne varsa Allah’ındır. Eğer nefsinizi koruyorsanız, kendinizi de hesaba çekin; Allah, her şeyden haberdardır.”
Sadaka ve infak, sadece başkalarını desteklemekle kalmaz; kalbi temizler, hırsı dizginler ve israfı önler. Furkân Suresi ise ölçülü bir hayatın idealini gösterir: ne cimri ne israf eden; dengeli bir yol tutanlar gerçek kazananlardır.
Ölçüyü kaybetmek, taşkınlık ve israf ise hem mal hem toplum hem de kalp üzerinde zararlıdır. A’râf ve İsra surelerinde belirtildiği gibi, ölçüsüzlük şeytanın etkisine benzer; taşkınlık insanı hem bireysel hem toplumsal felakete sürükler. Ölçüyü bilmek, taşkınlığa ve hırsın yarattığı dengesizliğe karşı bir korumadır.
Son olarak, tüm bu zincirin bir geri dönüşü ve hesabı vardır: Hesap günü. Zilzal Suresi’nde olduğu gibi, insanlar zerre kadar iyi veya kötü her davranışın karşılığını görecektir. Mal, güç ve makam, ölçülü kullanılmadığında birer kayba dönüşür; ama ölçü ve dengeyi gözeten, infak eden ve kalıcı değerlere yatırım yapan kişi kazanır:
“Kim zerre miktarı iyilik yaparsa onu görecektir; kim zerre miktarı kötülük yaparsa onu görecektir.” (Zilzal Suresi 7–8)
Özetle, bu altı kısımda görüyoruz ki:
Evren ve doğa ölçü ile korunmuştur.
Bitki döngüsü, hayatın geçiciliğini gösterir.
İnsan hırsı ve aldanışı ölçüyü kaybettirir.
Mal ve güç emanet bilinciyle kullanılmalıdır; infak kalbi temizler.
Ölçü ve denge, taşkınlık ve israfı önler.
Hesap günü, tüm ölçüler ve eylemler geri döner; kalıcı olan yalnızca Allah rızasıdır.
Bu zincir, insanın yukarıdan aşağıya, evrensel ölçüden bireysel davranışa kadar olan sorumluluğunu gösterir. Kur’an’ın rehberliği, sadece ahlaki ve toplumsal düzeni sağlamakla kalmaz, aynı zamanda insanın kalbini, dünyadaki hayatını ve ahiretteki karşılığını dengede tutar. Ölçüyü bilmek, geçiciliği fark etmek ve emanete sahip çıkmak, hem birey hem toplum hem de ruhsal hayat için gerçek kazançtır.
Aynı başlıktaki daha kapsamlı bilgiler için aşağıdaki web adresinde yer alan makaleyi inceleyebilirsiniz.
Gerçek olan Allah’ın lütfu, hata ise benim aczimdendir.
Selam ve esenlik, hakikati duyanların üzerine olsun.
aydinorhon.com