Tevbe Terapisi

Tevbe Terapisi Psikolojik ve kronik rahatsızlıklara, aile problemlerine “Tevbe ve Sadaka” ile çözüm sunuyorum.

18/06/2026

“Her insan için, önünden ve arkasından takip eden Melekler vardır; onu Allah’ın emriyle korurlar. Muhakkak ki Allah bir topluma verdiği nimeti, onlar, kendilerindeki iyi hali fenalığa çevirmedikçe bozmaz”

(Ra’d Suresi-11)

Bu sorunun en kısa cevabı. “Hakkıyla çalışmak”.Hz. Peygamber rızıkla ilgili bir Hadis-i Şeriflerinde, “Eğer siz Allah’a ...
17/06/2026

Bu sorunun en kısa cevabı. “Hakkıyla çalışmak”.

Hz. Peygamber rızıkla ilgili bir Hadis-i Şeriflerinde, “Eğer siz Allah’a hakkıyla tevekkül ederseniz, kuşları rızıklandırdığı gibi sizi de rızıklandırır.” der.

Allah C.C rızık için şöyle buyuruyor:
“Doğrusu, insan için kendi çalışmasından (gayretinin neticesinden) başka bir şey yoktur.” Necm Suresi 53-39.

Zenginlik isteyen ve rızkının bereketlenmesini dileyen bir Müslümanın yapması gerekenler veya bazı tavsiyeler şöyle sıralanıyor:
- Kendisine verilen imkanların, kendisindeki yeteneklerin, bedensel, zihinsel yetkinliklerin farkına varması.

- Kendisine uygun kazanç kapılarını bulup bunlara yoğunlaşması.

- Kazancına haram bulaştırmaması, başkasının hakkına göz dikmemesi, kimseye de kendi hakkını yedirmemesi, elindeki malın kıymetini bilerek ticari olarak hakkını vermesi.

- Ticaretine zarar verecek kişi, işlem ve uygulamalardan kaçınması.

- İsraf yapmaması, ihtiyaçlara göre hareket ederek, istek ve arzulara göre hareket etmemesi.

- İbadetlerini eksiksiz bir şekilde yerine getirerek sürekli Allah’tan koruma, merhamet ve gözetim talebinde bulunması.

- Kazandıklarından Allah’ın emrettiği şekilde ihtiyaç sahiplerine vermek, zekatını aksatmamak. Çünkü zekat malı artıran bir ibadet çeşididir.

- Zekat dışında bol bol sadaka vermek de yine malı artıran sevaplardandır.

- Kazandıklarına şükretmesi. Allah C.C Kur’an-ı Kerim’in İbrahim Suresi 7. Ayetinde “…Eğer nimetime şükrederseniz onu elbette ve elbette çoğaltırım…” diyor.

- Sabah uyanık olmak. Sabah uyuyor olmak rızkı engelleyen bir unsurdur.

- Akrabaları ziyaret etmek, onların maddi ve manevi ihtiyaçlarına yardımcı olmak.

- Misafir kabul etmek, özellikle fakir ve muhtaçlara destek olmak ve onları evine alarak bir yudum su da olsa ikramda bulunmak.

16/06/2026

“Başınıza gelen her musibet kendi yapıp ettikleriniz yüzündendir; kaldı ki Allah birçoğunu da bağışlar.”

(Şûrâ Suresi-30)

Seanslar neleri içeriyor?Seansların genel akışı şu aşamalardan oluşur:Problemin DinlenmesiDanışan yaşadığı zorlanmaları ...
16/06/2026

Seanslar neleri içeriyor?
Seansların genel akışı şu aşamalardan oluşur:

Problemin Dinlenmesi
Danışan yaşadığı zorlanmaları ayrıntılı şekilde paylaşır. Bu aşamada kişi kendini ifade eder ve süreç güvenli bir iletişim zemini üzerinde ilerler.

Manevi Değerlendirme
Anlatımlar, manevi bir perspektiften ele alınır. Günah, ihmal veya sorumluluk alanları olabileceği ihtimali birlikte değerlendirilir. Amaç, danışanın farkındalık geliştirmesine destek olmaktır.

Sığınma Duaları ve Manevi Çalışma
Okunan dualar ve dini metinler eşliğinde, kişinin içsel muhasebe süreci desteklenir. Bu aşama, danışanın kendi iç dünyasını gözden geçirmesine yardımcı olmayı amaçlar.

Tavsiye Çerçevesinin Oluşturulması
Danışanın durumuna uygun tevbe, dua, sadaka ve helalleşme önerileri sunulur. Bu öneriler gönüllülük esasına dayanır.

Her seansın amacı; kişinin manevi sorumluluk bilincini güçlendirmek ve içsel farkındalığını artırmasına destek olmaktır. Sunulan hizmet tıbbi veya psikoterapötik bir tedavi değildir.

Danışmanlık sürecimde çok ilginç vakalarla karşılaşıyorum. Her gece kusan danışanım da bu ilginç vakalardan biriydi. Has...
15/06/2026

Danışmanlık sürecimde çok ilginç vakalarla karşılaşıyorum. Her gece kusan danışanım da bu ilginç vakalardan biriydi.

Hasan bey 10 yılı aşkın bir suredir neredeyse her gece saat 2 civarında uyanıyor ve kusuyordu. Bu sebeple yatarken yanına leğen koyarak uyuyordu.

Bu problemini çözebilmek için doktorlara, psikologlara gitmişti. Her çaresiz dert sahibinin yaptığı gibi gibi en sonunda alternatif uygulamalara yönelmişti. Theta healing eğitimleri almış ve problemini çözebilmek için kendisine bilinçaltı çalışmaları yapmıştı. Fakat problemi hala devam etmekteydi.

Bazen farkında olmadan dilimizle, kendimize ve evladımıza zarar veriyoruz. Peygamber Efendimiz, “Belâya uğrama ve ondan emin olma kişinin diline bağlıdır.” buyuruyor.*

Miras paylaşımlarında zulmedenlerin ne kendilerinin ne de evlatlarının bu maldan hayır görmediğini tecrübe ediyoruz. Bu mal hem bedenlerini hem de ruhsal durumlarını mahvediyor. Çoğunlukla yıllar içinde bu mal eriyip gidiyor.

Bir de hakkını alamayıp zulme uğrayan taraf var ki, bazen bunların da zarar gördüklerine şahit oluyoruz. Mazlum olan taraf da “Zehir zıkkım olsun, evlatlarından çıksın, cehennemlerde yansınlar” gibi beddualarla dünya malı için haddi aşan beddualarda bulunuyorlar.

Adeta Allah’ın adaletinden şüphesi varmış ve ahirette hakkını alamayacakmış gibi haddi aşar derecede beddua edenlerin bu bedduaları kendilerine zarar veriyor maalesef.

Özellikle anne baba, kayınvalide ve kayınpedere , masum çocuklara yapılan bu tür bedduaların kişinin kendisine ve evlatlarına döndüğüne şahit oluyoruz.

“Tevbe İle Arınmak” kitabımdaki “Lanet ve Beddua Edenlerin Tevbesi” ve “Miras Paylaşımında Hırs Gösterenlerin ve Zulmedenlerin Tevbesi” tevbelerinin okunmasını tavsiye ederim.

*Camiussağir – 3218

www.tevbeterapisi.com

Nazar konusunun en çok tartışma yarattığı alan, musibetlerle kurulan ilişkidir. Çünkü pek çok anlatımda, insanın başına ...
14/06/2026

Nazar konusunun en çok tartışma yarattığı alan, musibetlerle kurulan ilişkidir. Çünkü pek çok anlatımda, insanın başına gelen sıkıntılar açıklanırken ilk sebep olarak nazar gösterilir; oysa günah, ihmal, kul hakkı, yanlış tercihler ve kişisel sorumluluklar çoğu zaman göz ardı edilir.

Bu yaklaşım, Kur’an’ın musibet anlayışıyla çelişir. Kur’an-ı Kerim, musibetleri tek bir sebebe indirgemez; imtihan, uyarı, arınma, zulüm, ihmal ve günah gibi birçok unsurla birlikte değerlendirir.

Şûrâ Suresi’nde geçen “Başınıza gelen musibetler, kendi ellerinizle yaptıklarınız sebebiyledir” ayeti bu dengeyi çok açık bir şekilde ortaya koyar. Bu ayet, her sıkıntının bir günah cezası olduğu anlamına gelmez; fakat insanı kendini sorgulamaya çağırır.

Nazar anlatısı, bu sorgulamayı perdeleyen bir rol üstlendiğinde sorunlu hâle gelir. Eğer her musibet sadece bir “bakış” ile açıklanırsa, birey sürecin dışına çıkar; iç muhasebe ertelenir, tövbe gecikir, kul hakkı görünmez olur.

Nazar, bir hakikat olmaktan çok, kişisel sorumluluğu geri plana iten bir kaçış aracına dönüşür. Oysa İslam’da musibet, kulun içsel dönüşümü için bir fırsattır.
Bu dönüşüm sabırla, tövbeyle, helalleşmekle ve yeniden yönelişle sağlanır. Nazar bu sürecin yerine geçemez. İnsanı “ben masumum, biri baktı” gibi edilgen bir pozisyona itmek, İslam’ın ahlâk anlayışıyla bağdaşmaz.

İslam, nazarın varlığını kabul eder ama onu merkeze yerleştirmez. Mümin, başına gelenleri sadece dış etkilerle açıklamaz; kendi dili, kalbi, niyeti ve eylemleriyle de yüzleşir.

Bu denge kaybolduğunda, herkes nazardan yakınır ama kimse kendi hâlinden şikayet etmez. Oysa asıl sorulması gereken soru şudur: “Bu olay bana neyi fark ettirmeli?”

Nazar varsa bile, bu ancak Allah’ın izniyle olur ve kulun kendi hâlini sorgulamasına engel değildir. Bu bakış, hem tevekkülü hem sorumluluğu güçlendirir.

Hacer Hanım’a, yaşadığı sıkıntıların kaynağının soyunun zekât vermemesi olduğu, “zekât kefareti” niyetiyle 400 bin TL sa...
13/06/2026

Hacer Hanım’a, yaşadığı sıkıntıların kaynağının soyunun zekât vermemesi olduğu, “zekât kefareti” niyetiyle 400 bin TL sadaka dağıtması gerektiği söylenmiş.

Dedeleri, köyde orta halli birer çiftçiymiş. Ailelerinin araba almaları için gönderdiği parayı “zekât kefareti” olarak vermek istemesi, haliyle eşinin tepkisine ve aile içi kavgalara sebep olmuş.

Bir günah veya kusurun ardından, o günahı telafi etmek amacıyla yerine getirilen ibadetler ya da maddi/manevi yükümlülüklere kefaret denir.

Yemin bozma, zıhar, hac ve cinayet gibi konuların kefaretleri Kur’an’da; Ramazan orucunu bozma ve düşüğe (kürtaj) sebep olma kefareti ise sünnette bildirilmiştir. Bu kefaretlerin şekli, cinsi ve miktarı; köle azadı, aralıksız oruç, fakir doyurma, giydirme ve sadaka verme gibi hükümlerle Kur’an ve sünnette açıkça belirtilmiştir.

Kişi, soyunun vermediği zekâttan sorumlu tutulamaz. Ancak, onların vermediği zekâtların, kullandığı faizlerin affı niyetiyle sadaka dağıtması güzel bir davranış olabilir.

Fakat buna “zekât kefareti” adını vermek ve “şu cinsten, şu kadar vermelisin” demek, dinde olmayanı dine katmak anlamına gelir ve bu, açıkça bidattir.

Bidat, dinin aslında yeri olmayan, sonradan uydurulmuş inanç, ibadet ve uygulamalardır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bu konuda şöyle buyurmuştur:

“Kim bizim bu işimize (dine) ondan olmayan bir şeyi sokarsa, o reddedilir.” (Buhârî, Sulh 5)

“Kefaret” kelimesinin bu tür durumlarda kullanılması, zamanla bu uygulamaların dinin bir emriymiş gibi algılanmasına sebep olabilir. Her günahın illa belli şartlarda yapılması gereken kefaretleri var düşüncesi oluşmaya başlar.

Allah’ın ve Resûlü’nün (s.a.v.) bildirmediği bir kefareti, bir hüküm olarak ortaya koymak, dinin sınırlarını aşmak olur.

Bu sebeple, bunun yerine “affı niyetiyle sadaka verilmesi” ifadesinin kullanılması ve “şu cins, şu miktar” gibi şartlar ileri sürülmemesi daha isabetli olur kanaatindeyim.

Bu hafta sonundan itibaren Kuzey ve Orta Almanya’ya yönelik bir tur programım olacak. Cami, dernek ve toplu buluşma dave...
12/06/2026

Bu hafta sonundan itibaren Kuzey ve Orta Almanya’ya yönelik bir tur programım olacak. Cami, dernek ve toplu buluşma davetlerine katılabilirim. Bulunduğunuz şehirde program organize etmek isterseniz iletişime geçebilirsiniz.

Program Takvimi:

13 Haziran Cumartesi - Bremen
15 Haziran Pazartesi - Hamburg
16 Haziran Salı - Hannover
17 Haziran Çarşamba - Berlin
20 Haziran Cumartesi - Kassel

İletişim: +49 177 261 55 66

M. Yılmaz Özbek

12/06/2026

Ey varlığı ve ilâhlığı şüphesiz, gerçek, değişmeyen ve inkârı imkânsız, hakkı ortaya çıkaran “HAKK” olan Allah’ım! Bize hakkı söylet, hakkı inşa ettir. Özü, sözü, ameli hak üzerine kurulu hayatı devam ettir. Âmin.

Allah’ım! Yalanlarım ile kullarını aldatmaktan, sözümden ve yeminimden dönmekten, doğruluk ve dürüstlükten ayrılmaktan, kullarının haklarını yemekten, hakkı gizlemekten;

Ben Senin Hakk ismine sığınarak tevbe ettim. Tevbe ettim. Tevbe ettim.

Estağfirullah Yâ Hakk. (33 defa)

11/06/2026

Başınıza gelen her musibet kendi yapıp ettikleriniz yüzündendir; kaldı ki Allah birçoğunu da bağışlar.

(Şûrâ Suresi 30. Ayet)

Adresse

Neuss

Benachrichtigungen

Lassen Sie sich von uns eine E-Mail senden und seien Sie der erste der Neuigkeiten und Aktionen von Tevbe Terapisi erfährt. Ihre E-Mail-Adresse wird nicht für andere Zwecke verwendet und Sie können sich jederzeit abmelden.

Teilen