Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu İnanç Kurulu

Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu İnanç Kurulu Alevitische Gemeinde Deutschland K.d.ö.R.

Sevgili Canlar,Madımak katliamı faillerinin Almanya’da adalet önünde hesap vermesi amacıyla başlattığımız imza kampanyas...
04/09/2026

Sevgili Canlar,

Madımak katliamı faillerinin Almanya’da adalet önünde hesap vermesi amacıyla başlattığımız imza kampanyasının formunu ekte bilgilerinize sunuyoruz.

Bu davanın başarıya ulaşması, sesimizin ne kadar gür ve kitlesel çıktığıyla doğrudan bağlantılıdır. Bu nedenle sizlerden ricamız, bu kampanyayı sadece kendi üyelerimizle sınırlı tutmamanızdır.

Adalet arayışımızı geniş kitlelere yaymak adına; iş yerlerinizdeki, mahallelerinizdeki ve sosyal çevrelerinizdeki insanlara ulaşmanız büyük önem taşıyor.

Özellikle içinde yaşadığımız Almanya toplumuna, Alman komşularımıza, çalışma arkadaşlarımıza ve dostlarımıza bu insanlık ayıbını anlatarak onların da desteğini ve imzalarını almalıyız. Unutmayalım ki insanlığa karşı işlenen suçlarda adalet arayışı evrenseldir ve bu mücadeleyi ancak hep birlikte büyüterek kazanabiliriz.

Göstereceğiniz hassasiyet, emek ve dayanışma için şimdiden çok teşekkür ederiz.

30/08/2026

BİR REJİMİN SUÇU, BİR İNANCIN SUÇU DEĞİLDİR!

Suriye’de yaşanan gelişmeler üzerinden Nusayri/Alevi toplumunun topluca suçlu ilan edilmesini, mezhepsel nefretin normalleştirilmesini ve sivillere yönelik şiddetin meşrulaştırılmasını kabul etmiyoruz.
Esad rejimi döneminde işlenen ağır insan hakları ihlallerinin hesabının sorulmasını savunuyoruz; ancak bir rejimin suçları ile o rejimle aynı inançsal kimliği taşıyan milyonlarca insanı birbirine eşitlemek adalet değil, kolektif cezalandırmadır. Esad ailesinin Nusayri kökenli olması, Suriye’deki bütün Nusayrilerin rejimin suçlarından sorumlu olduğu anlamına gelmez. Aynı ilkeyi tersinden de savunuyoruz: HTŞ’nin veya başka bir terör örgütünün eylemlerinden bütün Sünnileri sorumlu tutmak da yanlıştır. Ebu Mohammed El-Colani’nin DAİŞ, El Kaide, Nusra ve HTŞ geçmişi ile hısım olmakla birlikte, bu geçmiş üzerinden bütün Sünnileri suçlamak kabul edilemez. Ölçümüz toplumsal aidiyet değil, eylem ve sorumluluktur.

Sözde gazeteci Kemal Öztürk’ün, NTV’de katıldığı bir programda, İdlib, Afrin ve Halep’te yaşananlara ilişkin anlattığı hikâyelerin ardından “bu Nusayrilerin hepsini katletseler yeridir diyesiniz geliyor, ama bakın intikam almadılar” dediği kamuoyuna yansımıştır. Sözlerin ikinci kısmı bir “intikam alınmadığı” tespitine dayansa da, milyonlarca kişinin izlediği bir yayında bir inançsal kesimin tamamının öldürülmeye layık gösterilmesi başlı başına vahim bir dildir ve bu çerçevede gerek Alevi kurumları gerekse de insan hakları örgütleri, RTÜK üyeleri tarafından da nefret söylemi olarak değerlendirilip soruşturma talep edilmiştir. Biz de bu değerlendirmeye katılıyor, NTV yönetiminin konuya ilişkin kamuoyuna açık bir değerlendirme yapması ve yayın ilkeleri kapsamında inceleme başlatması gerektiğini vurguluyoruz. Ayrıca geçmişi sivil katliam ve savaş suçlarıyla dolu olan teröristlerin bu ekranlardan parlatılması veya masum gösterilmeye çalışılmasının önlenmesi için önlem almaya davet ediyoruz.

Mart 2025’te Suriye’nin kıyı bölgelerinde Alevi/Nusayri sivillere yönelik gerçekleşen ağır saldırılar, katliam ve kaçırılma vakaları uluslararası insan hakları kuruluşlarının gündemine girmiştir. Bu saldırıların bağımsız ve şeffaf biçimde soruşturulmasını, faillerin hesap vermesi talebine rağmen mevcut HTŞ . Dün Esad rejiminin işlediği suçlar nasıl kabul edilemezse, bugün Alevi/Nusayri sivillerin hedef alınması da aynı ölçüde kabul edilemezdir.

Mevcut selefist anlayış, sadece Alevi’lere değil, Şeyh Maksut’ta Kürt’lere, Şam’da Hristiyan kiliselerine ve Süveyda’da Dürzi’lere yönelik gerçekleştirilen katliam ve saldırıların bir numaralı sorumlusuyken, malum odaklar tarafından demokrasi havarisi olarak sunulması kabul edilemez bir durumdur.

Yapılması gereken oldukça açık ve nettir: NTV’den, Kemal Öztürk’ün sözlerine ilişkin kamuoyuna açık bir değerlendirme ve yayın ilkeleri kapsamında inceleme yapması,

Türkiye’deki canlarımız, savcılığa suç duyurusunda bulundular. Bu yasal süreç ile birlikte değinmemiz gereken diğer konu ise RTÜK’tür. RTÜK’ün, muhalif kanallar üzerinde yarattığı baskı terörünü sonlandırması ve havuz medyasının halkı kin ve düşmanlığa sevkeden yayınlara odaklanması gerekmektedir.

Bu adımlar atılmadığı zaman, boykot kampanyasının ivedilikle uygulanacağını kamuoyuna ilan ediyoruz!

Son olarak; Baas rejimi suçlarının mezhep üzerinden değil, bireysel/kurumsal sorumluluk temelinde soruşturulmasının yolu benimsenmelidir. Suçlunun adresi Rusya iken; masum sivilleri katletmek ve aynı zaman diliminde Rusya ile masaya oturmak ve diktatörün iadesini istememek nasıl bir tutarlılığın ürünüdür? Kabinesinde 18 Sünni, 2 Alevi ve 4 Hristiyan inancına mensup bakanlar bulunduran Baas rejiminin ağır savaş suçlarını; Lazkiye’deki, Dera’daki, Hama ve Humus’taki Alevi sivillerin üzerine yıkılmasını hangi mantıksal gerekçeye dayandırıyorsunuz?

Suçun mezhebi yoktur, sorumlusu vardır. Kolektif suçlama ve kolektif cezalandırma adalet değildir.

Aşk ile.
Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK)

AVRUPA ARAP ALEVILERI FEDERASYONUBasın açıklaması:​Nefret Söylemi ve Katliam Övgüsü Kabul Edilemez!​NTV kanalında 27. Ağ...
28/08/2026

AVRUPA ARAP ALEVILERI FEDERASYONU

Basın açıklaması:

​Nefret Söylemi ve Katliam Övgüsü Kabul Edilemez!

​NTV kanalında 27. Ağustos 2026 tarihinde yayınlanan "Yakın Plan" programında gazeteci/yorumcu Kemal Öztürk tarafından dile getirilen; Nusayri/Arap Alevi toplumunu hedef alan, nefret söylemi içeren ve toplu katliamları meşrulaştırmaya çalışan kışkırtıcı ifadeleri şiddetle kınıyoruz.

​Bir halkın, bir inanç grubunun kadın, çocuk, yaşlı demeden topluca katledilmesini temenni etmek veya bunu "yeridir" diyerek hedef göstermek; yalnızca açık bir nefret suçu değil, aynı zamanda insanlık onuruna, toplumsal barışa ve birlikte yaşama kültürüne indirilmiş ağır bir darbedir.

​Baas rejimi veya Alevi bir idarecinin varlığı bahane edilerek bütün bir Alevi toplumunun katline cevaz verilmesi; hiçbir akıl, mantık ve adalet ölçüsüyle açıklanamaz, hiçbir sağduyulu vicdana sığmaz.

Bir yönetimin ya da kişinin eylemleri üzerinden tüm bir inanç toplumunu kolektif olarak cezalandırılabilir görmek ve hedef göstermek insanlık dışıdır.

​Bu tür provokatif açıklamalar, toplumsal huzuru bozmakta ve yeni katliamlara açıkça davetiye çıkarmaktadır.

​En temel insan hakkı yaşam hakkıdır; hiçbir siyasi, ideolojik veya mezhepsel gerekçe katliamların ve nefret söyleminin mazereti olamaz.

​Yaygın yayın organlarında bu tür nefret söylemlerinin rahatça ifade bulması, yayıncılık ilkeleriyle bağdaşmadığı gibi hukuki açıdan da suç teşkil etmektedir.

​Avrupa Arap Alevileri Federasyonu olarak, söz konusu yayını gerçekleştiren NTV kanalını ve ilgili konuşmacıyı kınıyor; kamuoyunu kışkırtan ve nefret tohumları eken bu anlayışı hukuki, ulusal ve uluslararası mecralara taşıyacağımızı beyan ediyoruz.

​Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) başta olmak üzere tüm yetkili makamları ve yargı organlarını, halkı kin ve düşmanlığa tahrik eden bu nefret söylemine karşı derhal resmî işlem başlatmaya davet ediyoruz.

​Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

​Avrupa Arap Alevileri Federasyonu
Neuss, 28.08.2026

06/08/2026

AHA Haber MerkeziAlmanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) İnan...

06/08/2026
03/08/2026

Madımak Katliamı'nın firari sanıkları yargılansın!

Serçeşme’ne Sahip Çık!63. Ulusal, 37. Uluslararası Hace Bektaş Veli’yi Anma Törenleri, bu yıl 16-17-18 Ağustos tarihleri...
31/07/2026

Serçeşme’ne Sahip Çık!
63. Ulusal, 37. Uluslararası Hace Bektaş Veli’yi Anma Törenleri, bu yıl 16-17-18 Ağustos tarihlerinde gerçekleştirilecektir. Alevi toplumunun barış ve huzur içinde gerçekleştirdiği bu anma törenleri, bu yıl da iktidarın yönlendirme çabalarına maruz kalmaktadır.

Hazırlıklar öncesinde, kamu imkânlarının bütünüyle seferber edildiği ve Alevi kurumlarının markaja alındığı bir sürece tanıklık etmekteyiz. AKP-MHP iktidarının koordineli biçimde çalışarak dergâhta paralel bir program yürütme girişimi içinde olduğu görülmektedir. Geçen yıl bu girişim, Alevi toplumunun duyarlılığı sayesinde boşa çıkarılmış ve protesto edilmişti.

Halkın değerlerini kendi siyasetine alet etmeye çalışan iktidar odakları şunu iyi bilmelidir: kutsal mekânlarımız bu tür girişimlere kapalıdır. Bugüne kadar her şeyin açık ve şeffaf biçimde yürütülmesinden yana olduk. Ancak mevcut iktidar, Aleviliği bir tehdit olarak gören kirli bir siyasetle hareket etmektedir.

Tüm Alevi toplumuna çağrımızdır: kutsal mekânlarımıza sahip çıkalım, iktidarın siyasi hesaplarına alet olmasına izin vermeyelim.

Osmanlı’nın dergâh üzerine inşa ettirdiği cami ve yeni Cumhuriyet döneminde müzeye çevrilen dergah, Alevilerin ibadethanelerine erişimini engelleyen ve bu süreci sistematik biçimde yöneten bir devlet politikasının ürünüdür. Bu politikayı reddediyoruz ve tüm toplumumuzu bu konuda duyarlı olmaya davet ediyoruz.

Dergahlarımız Bizimdir!

Hünkârımızın huzurunda buluşmak dileğiyle.
Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu(AABK)

Adresse

Stolberger Straße 317, Colonge
Cologne
50933

Öffnungszeiten

Montag 09:00 - 17:00
Dienstag 09:00 - 17:00
Mittwoch 09:00 - 17:00
Donnerstag 09:00 - 17:00
Freitag 09:00 - 17:00

Telefon

+492219498560

Benachrichtigungen

Lassen Sie sich von uns eine E-Mail senden und seien Sie der erste der Neuigkeiten und Aktionen von Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu İnanç Kurulu erfährt. Ihre E-Mail-Adresse wird nicht für andere Zwecke verwendet und Sie können sich jederzeit abmelden.

Die Kultstätte Kontaktieren

Nachricht an Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu İnanç Kurulu senden:

Verknüpfungen

Teilen