15/05/2026
İnancımıza, Yolumuza ve Kutsallarımıza Yönelen Saldırılara Karşı Sessiz Kalmayacağız
Dersim’in kadim inanç coğrafyasında, Raa Haq yolunun kutsal makamlarından biri olan Düzgün Bava Ziyaretgahı’na yönelik gerçekleştirilen saldırı, sıradan bir define arayıcılığı vakası olarak geçiştirilemez.
Bu toprakları, bu inancı, bu kutsalları bilen herkes bilir ki; gerçek define avcıları geldiklerinde birkaç işareti tahrip edip geri çekilmezler. Toprağı derin kuyularla deler, taşı taş üstünde bırakmaz, mekanı talan ederler. Burada yaşanan ise çok daha farklıdır. Bu, son on beş yıldır Dersim Kızılbaş Alevi Raa Haq yoluna yöneltilen sistematik müdahalelerin yeni bir halkasıdır.
B u dağlar Raa Haq yolunun kutsal makamlarıdır.
Bizler o zirvelere ayaklarımızın yarasıyla, lokmamızla, niyazımızla vardık.
Çerağlarımızı orada uyandırdık.
Pirlerimizin nefesini taşlara, sulara, dağlara emanet ettik.
Bu nedenle Düzgün Bava’ya uzanan el, bir taşa değil; bir inanca, bir hakikate, bir yol hafızasına uzanmıştır.
Bu saldırının zamanlaması da düşündürücüdür.
Tam da 4 Mayıs’ta, Dersim Tertelesi’nin kararının alındığı, bilerce yol evladının katledilmesine hükmedilen karanlık tarihin yıldönümünde, kimi çevrelerin o tarihsel zihniyetin karşısında değil, gölgesinde saf tuttuğunu ibretle izledik.
Pir Sultan’ın adını anmak başka, onun duruşunu taşımak başkadır.
Bugün kendisini Alevi kurumlarının temsilcisi olarak sunan bazı isimler, Pir Sultan’ın direncini değil; Hızır Paşa’nın teslimiyetçi zihniyetini yeniden üretmektedir.
Katliam hafızasının yıldönümünde, Dersim’de halkın vicdanı ile değil, iktidarın temsil çizgisiyle yan yana durmak; yalnız politik bir tercih değil, aynı zamanda tarihsel bir kırılmadır.
Yolun sofrasında hak lokması vardır.
İhanet sofralarında ise makam hırsı.
Bugün cem evlerini dolaşıp sahte birlik çağrıları yapanlar, yolun özünü boşaltarak inancı kurumsal vitrine dönüştürmek isteyenlerdir. Pirlerin yolunu sahiplenmek iddiasıyla yola değil devlete yaslanan anlayış, Aleviliğin tarihsel hakikatine yabancıdır.
Pir Bektaş Veli’nin dergahı (Ser Çeşmemiz) hala gerçek sahiplerinden koparılmışken buna karşı söz söylemeyip, aynı zihniyetle yeni ittifaklar kurmak; hem atalara hem de yola karşı ağır bir vebaldir.
Bugün aynı müdahaleci anlayışın Koçgiri’de, Coği Baba’ya yöneldiğini görüyoruz.
Bu tesadüf değildir.
Dün katliamlarla canlarımızı yok eden zihniyet, bugün farklı yöntemlerle yolumuzu boşaltmak istemektedir. Eskiden bedenlere yönelen saldırılar, bugün inanç merkezlerine, kutsal mekanlara, hafızaya ve kimliğe yönelmektedir.
Bu çok açık bir asimilasyon ve inanç tasfiyesi girişimidir.
Buradan açık çağrımızdır:
Türkiye’deki ve Avrupa’daki tüm Alevi kurumları bu konuda ortak bir tutum geliştirmelidir.
Çünkü mesele bir ziyaretgah meselesi değildir.
Mesele bir inancın geleceğidir.
Mesele çocuklarımıza nasıl bir yol bırakacağımızdır.
Eğer bugün sessiz kalınırsa, yarın çocuklarımız hak yolunun nefesini değil; tarikatların, cemaatlerin ve devlet eliyle biçimlendirilmiş sahte inanç yapıların gölgesini miras alacaktır.
Biz Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu olarak şunu açıkça ilan ediyoruz:
Raa Haq yolu sahipsiz değildir.
Düzgün Bava sahipsiz değildir.
Coği Baba sahipsiz değildir.
Bu yol pirlerin, anaların, dara duranların, hakikatten yana olanların yoludur.
Ve bu yol teslim alınmayacaktır.
Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu.
Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu Yol Erkan Kurulu.
Özgün tv