10/06/2026
Yeryüzünde sefere çıktığınız zaman kâfirlerin (inkârcıların) size kötülük etmelerinden çekinirseniz (endişe ederseniz), namazı kısaltmanızda size bir günah/sorumluluk yoktur. Şüphesiz kâfirler, sizin apaçık düşmanınızdır. Sen de içlerinde bulunup onlara namaz kıldırdığın zaman, onlardan bir kısmı seninle beraber namaza dursunlar, silahlarını yanlarına alsınlar. Böylece namazı kılıp secde ettiklerinde diğerleri arkanızda olsunlar. Sonra henüz namazını kılmamış olan diğer grup gelip seninle beraber namazlarını kılsınlar ve onlar da ihtiyat tedbirlerini ve silahlarını alsınlar. O kâfirler arzu ederler ki siz silahlarınızdan ve eşyanızdan gafil olsanız da üstünüze birden baskın yapsalar. Eğer size yağmurdan bir eziyet olur yahut hasta bulunursanız silahlarınızı bırakmanızda size günah yoktur. Yine de tedbirinizi alın. Şüphesiz Allah, kâfirler için alçaltıcı bir azap hazırlamıştır. Namazı bitirince de ayakta, otururken ve yan yatarken daima Allah’ı anın. Güvenliğe kavuşunca da namazı dosdoğru kılın. Çünkü namaz müminler üzerine vakitleri belli bir farzdır. (Nisâ Suresi 101-103)